etiler poyrazoğlu otomotiv
26 Ağustos 2019 Pazartesi

YOLLARIN GÜZELİ

Mustafa Örki

24-01-2019

“ Şüphesiz ki Allah’ın yolu tek doğru yoldur/yegâne rehberlik Allah’ın rehberliğidir. Biz Âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk” En’am/ 6,71

Bakkal dükkânına girip selamünaleyküm rakı var mı? Diye soran bir insanın bu durumunu neresinden bakıp nasıl anlayacağız? Selam veriyor ama istediği rakının haram olduğunu bu topraklardaki insanlar bilir. Nasıl anlayacağız ve anlatacağız. İslami anlamada bir yanlışlığımız var. Umumi manzara iç açıcı değil, ne yapalım? Bilgilerimizi yenilemeliyiz derim.

Günde en az kırk defa Fatiha da “Bizi dosdoğru yola ilet” diyoruz Allah’tan hidayet istiyoruz. İki rekât farz olan sabah namazında tekrarlıyoruz. Peki neden? Çünkü ni’met verilenlerin yolu da yol gazaba ve sapkınların yolu da neticede yol. Fakat asıl olan doğru yol gerekli. Bu işi Allah peygamberlerine bırakmamış. “O doğru yola yönelenlerin hidayetini artırır” 47,17

Gazaba ve sapıtanlar onlar kendilerince doğru yol üzere gittiklerini kabul ediyorlardı. Ataları öyle idi, onlar akıllı insanlardı. Geçmişte olanlar günümüz de aynen devam edecektir. Sapma yoldan çıkma ihtimali mümkündür de onun için.

Bir hadis de peygamber sav “ileride bir fitne olacak. O fitne içinde kişi mümin olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayabilecek. Ancak Allah’ın ilimle kalbini dirilttiği kimseler hariç.” Riyazüs-Salihin, Terc. Emre, Mehmed, İstanbul 1974, s. 99 87. hadis; Sunenu İbn-i Mace, II, 1305, 1310 (3954, 3961)

Bu mevzuda ilim sahiplerinden biri şu tespitte bulunmuş. Problemlerimizden biri anlama kavramadır, Müslümanlar bir usul hatası yaptıkları belli. Neden mi “Müslüman aklının, Kur’an’a ve hayata yabancılaştığını gösteriyordu. Bu bir anlama problemiydi ve ümmetin en büyük sorunu da buydu. Eğer “akıl” hastalanmışsa, nasıl sağlıklı bir eylem/amel üretilebilirdi? Eğer bilinç arızalıysa, “şimdi” ve “burada” nasıl sıhhatli değerlendirebilirdi?

İyi ama bilinç durup dururken hastalanmazdı ki! Bilinci hasta eden sağlıksız ve sahih olmayan bilgiydi. Fakat sağlıklı bilgi tek başına sağlıklı bir bilinç oluşturmaya yetmezdi. Bunun İçin

“sağlam ve derin anlayış” anlamına gelen “Tefakkuh” lâzım-şart idi. Hani, tıpkı Tevbe 122’de buyrulduğu gibi: “Müminlerin toptan sefere çıkması doğru olmaz; onların arasında her gruptan birilerinin sefere katılmayıp dinde derin bir anlayış kazanmak için ilmi çalışma yapmaları gerekmez mi?” her zaman devrin kavrayışa ihtiyaç var. Bu ayetten ilim sahipleri tefekkuh derinlemesine bilginin ihtiyaç olduğu bir gerçek. Ama aynı zamanda bu bilgi konusunda araştırma, sorgulama yapma hakkı ve vazifesi her bir Müslüman da gerekmez mi? Niye her zaman yanlış anlama mümkündür de ondan hatırlayalım

Şeytan’ı “umutsuz vak’a” (İblis’in karşılığı) haline getiren, Allah’ı yanlış anlamasıydı. Şeytanın itirazında bakışındaki yanlış anlamanın, daha doğrusu anlayamamanın bir ürünü değil mi? “ ben ondan üstünüm; çünkü beni ateşten yarattın, onu ise topraktan yarattın” A’raf/7,12.Yanlış anladınızsa, nasıl yaptığınızın ne önemi var?

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YOLLARIN GÜZELİ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları