etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

YAŞLANMAK VE MUTLU KALABİLMEK

Mustafa Örki

22-03-2018

“Sizi de Allah yarattı, sonra canınızı alacak. İçinizden kimileri ömrün en düşkün çağına kadar ulaştırılır. Hatta öyle ki, bilirken hiçbir şey bilmez olur: (ama) unutmayın ki Allah her şeyi bilir, sınırsız bir kudret sahibidir.” Nahl/ 16,70

Ben kendi adıma yaşadım ve gördüm, tattım-baktım, sevindim-üzüldüm kısaca hayat ne ise kendimce gördüm. Önce şunu bilmeliyiz bu dünya fani yani gelip geçici ebedi olan ahret. Biz dengeli bir hayatı esas alıyoruz ve tüm bu anlayışın karşılığını önce burada sonrada öbür dünyada göreceğiz hem de eksiksiz.

"Şimdi o toplumlar geçmişte kaldı: onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız." 2,134

Bizden öncekiler gibi bizde yaşayacağız ne kazandıysak kazandık. Her insanın veya topluluğun kazandığı kendinedir.

Hayat felsefemiz ne olmalı? Nasıl bakmalıyız? Önce var olanları görmeli ve saymalıyız.

Yaşadıklarımız bizimle beraber gitmemeli, iz olarak kalmalı ve yazıya geçirilmeli, sözlü kültür siliniyor.

Bugünlerde okuduğum Ertuğrul Mat Bey iki ciltlik “Demokrasi yolunda karınca misali” adlı kitabı. Hatıraları kaleme almış, bir dönemi ve kendi hayatından önemli kesitler sunmuş. Avukat iş adamı gazeteci ve 14. dönem Bursa Milletvekili siyasi biri.

Ertuğrul Mat Bey 2. kitabın başında “Ben şanslı bir insanım” der. Beni de etkileyen bu cümle oldu. Sonrasında gelen satırlarda beraberliğimiz var. Nasıl mı? Şöyle

Ertuğrul Bey“Annemle babamla gurur duyarım” der. Evet, bende öyleyim rahmetle vefat eden büyüklerimizi anıyorum. Benim ilk hocam anamdır, babam Alzheimer/hafıza kaybı hastası idi. En son benim adımı unuttu “Oğlum tek umudum sensin derdi” Onlar benim hoca olmamı istediler ve okuttular.

Ertuğrul Bey eşi vefat etmiş onun arkasından ona methiyeler yazmış. "Birbirini seven iki kişiden birinin ölmesi boşanmak değil, önden gidip beklemesidir" demiş. Eşi Fatoş Hanım için: “Bana yaşamamın tadını tattıran” kadın diye tanıtır, sonra aşkın meyvesi olan çocukları ve torunlarını sayar, gelinlerini-damatlarını dile getirir.

Hamd olsun aynı şeyler bizim içinde geçerli. Eşim akıllı-fedakâr ve çocuklarımız annesi torunlarımız var. Damatlarım ve gelinimiz bizimde var.

Biz ailecek akraba eş dost birbirimizi sevgi-saygı gösterir, hal hatır sorarız, ufak dünya menfaatleri için dargınlık küskünlük sürdürmeyiz. Ertuğrul Bey dostlarının bir kısmının ismini zikreder ahde vefa gösterir.

Ertuğrul Bey yaşça bizden büyük ama bizde aşığı değiliz, ana yaşı en az 64. fark etmez yaşadığımız kadar yaşayacağız. En güzel yerlerden ve etkilendiğim bir tespiti var. Dostlarından, bazı isimlerden bahsediyor, Bakan, Milletvekili v,s. Bu dostlar neye yarar? Bizimde dostlarımız var dimi? Evet, dostumuz olmalı ve onlar bize destek olmalı ve bazı şeyleri öğretmesi lazımdır der. Neler öğrenmiş?

“Ömrümün son yıllarında bana öfkenin yerine sükûneti, böbürlenmenin yerine tevazuu, hayatın zorlukları yerine yaşamın sevincini; dertlenmenin yerine dertleşmeyi yaşımızı aldırış etmeden yarınlarımızı merak etmeyi, öğrendikçe şükran duymayı, hayatımızın muhasebesini yaparak ölümden korkmamayı” öğretmişler.

Bu kitaplar okunmalı derim. Her okuduğumuzu beğeneceğiz diye bir şey yok. Beğendiklerimizi almak akıllıca bir davranış olsa gerek. Ben öyle inanıyorum, hayatın her alanında her şey var. Hayatın içini doldurmak lazım, dolu-dolu yaşmaya çalışmak lazım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YAŞLANMAK VE MUTLU KALABİLMEK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları