etiler poyrazoğlu otomotiv

YAŞ ALTMIŞBEŞ, YOLUN NERESİ EDER…

Tarık Barbaros Pilevne

22-06-2017

Yaş 35, yolun yarısı idi. Günümüzde ise 65 yaş, yaşlılığın başlangıcı sayılıyor. Yani artık yaşlı bir adamım. Telefonla, sosyal medya ve diğer iletişim kanallarıyla arayıp, yeni yaşımı kutlayan yüzlerce yakınım, arkadaşım oldu. Sevindim, gönendim, yaşama arzusuyla doldum, sevgiyi ve saygıyı çoğalttım. Aslında yaş takıntım yok, zihnimiz ve bedenimiz yeni deneyimleri algılayabildiği sürece yaşlı sayılmayız. Fakat zamanın ruhunu hissetmemiz, ona saygı duymamız ve anlamlandırmamız gerek. Bu duygularla yaşımı, yaşamımı; kendimi anmaya, anlamaya çalıştım. Bunca yılı neden/nasıl yaşadım; geriye dönüp bakmaya yüzüm ve gücüm var mı? Yaşamımdaki ezikliklerim, yenilgilerim, hatalarım, mahcubiyetlerim nelerdi? Neyi, nasıl yapmaya çalıştım veya yapamadım, eksik veya yanlış olan neydi? Bunun yanında başarılarım, kazanımlarım, benim ben olmamdan kaynaklanan yararlarım neler oldu? Bu liste uzar gider elbet ve “yaşama dair” bir takım deyişlere ve söylemlere dayanır; amacım bu değil aslında. Şöyle bir muhasebe/sorgulama yapmalıyım belkide; Bunca yılı tüketirken zamanı iyi kullandım mı? Çevreme, başkalarına, kendime, bedenime saygılı olabildim mi? Olmak istediğim neydi, niye olamadım veya bu önemli miydi? Bu mudur? Bence ötesinde bir şeyler olmalı; “yalan söyledim başkasını üzmemek için/ama durup dururken de yalan söyledim” diyor Koca Şair. Ben bilerek ve isteyerek yalan söylemedim.

Kendimi sevdim, kendime kızdığım zamanlar oldu ama çabuk barıştım.

Ailemi ve akrabalarımı kendim seçmedim ama ben onları sevdim, onlar da beni sevdi.

İnsanları da sevdim ama ölçülü ve mesafeli durmayı başarabildim.

Başkalarını kıskandığım, hırslandığım zamanlar oldu ama fesatlanmadım.

Bir şeylere, kişilere kızdım, sinirlendim ama çabuk geçti.

Bazen kalabalıklar içinde yalnız hissetim kendimi, yalnızlıklarımda ise çoğalabildim. Duygu bahçeme indim, orada ki Ben’le söyleştim.

Ağız dolusu hiç gülmedim.

Mizahtan ve espriden hoşlanırım ama incitmeyeni, ince olanı tercih ederim.

Son zamanlarda duygusal oldum, gerçi eskiden de öyleydim ama ağlamıyordum.

Bazen egomun şiştiğini hissediyorum, basınç yapıyor; ölçülü olmak kaydıyla bunun kişiye itici bir güç verdiğini biliyorum.

Görünenin ötesinde insanların bir başka varlıkları olduğunu, kimseyi küçümsememek gerektiğini, “aba altında yiğit yatığını” deneyimlerimle öğrendim.

Kimseye kazık atmadım ve kimseden kötülük görmedim. Karşılaştığım çekememezlikleri ise ”Bana karşı değil, kendinden yana” anlayışı ile karşıladım.

Taraftar olmadım, slogan atmadım; hiç kimseyi ve hiçbir düşünceyi koşulsuz desteklemedim. “Bir gün sözlerim bilimle çelişirse, bilimi seçin!” diyen büyük insanı takdir ettim, ilkelerini ve düşüncelerini benimsedim.

Parayı pulu önemsemedim. Onu bir amaç değil araç olarak gördüm; zengin olmak, iyi evde oturmak, lüks arabaya binmek gibi şeyler hayallerimi hiç süslemedi. Bir holdingdeki on beş yılımı; vakıf, çevre, doğa, orman, kuş yuvası, fidan, atık kâğıt ve pil toplama gibi eylemler ve söylemlerle geçirdim.

“Hayat sunulmuş bir armağandır insana” / Ataol Behramoğlu; Bu armağana layık olmaya, bana ayrılan zamanı doğru kullanmaya; doğaya, insanlığa, kurda kuşa yararlı olmaya çalıştım. “Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle / Çünkü acılar da sevinçler gibi olgunlaştırır insanı” diyor aynı şiirinde yazar. Gurbeti, hayatın iniş çıkışlarını, telafisi imkânsız acıları, hayat yoldaşım yiğit bir kadınla omuzlaşarak aşabildik, ne mutlu!

Ülkemin tarihini, coğrafyasını öğrenmeye, insanıyla hemhal olmaya gayret ettim. Çalışma alanımda adil ve merhametli olmaya çalıştım. Eşek yükü odunla yakaladıkları biçare köylüye, Ormancılarım; “Şimdi değil, Şefin yanında ağla, o senden önce başlar zaten” derlermiş. Kulağıma gelen bu sözlere hiç kızmadım, aksine yüreğim ılıdı.

Başka uzak ülkelerdeki insanları da sevdim, seveceğim.

Sizleri de seviyorum, beni benimle paylaştığınız için teşekkür ediyorum.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - YAŞ ALTMIŞBEŞ, YOLUN NERESİ EDER…
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları