poyrazoğlu otomotiv etiler

VAHİY NEREMİZE HEDEF ALIR?

Mustafa Örki

29-11-2018

Kur’an, Allah’ın kendi yarattığı insan şöyle anlatır:” İnsan nefsine ve ona kabiliyetler verene, yine ona hem kötülüğü hen de kötülükten sakınmayı ilham edene andolsun ki nefsini/kendini (iman ve salih amellerle) arandıran kimse kurtuluşa erer. Nefsini kirletip günahlara boğan ise hüsrana uğrar” 91,8.9

Vahiy dili Arapça, Hz. Muhammed As aracılığı ile insanlara hitabıdır. 610 ile 630 arasında vuku bulan bu hitabın amacı-gayesi, insanın cehaleti-geleneği-hevası içinde kaybolmuş vicdanını tekrar diriltmektir. Bu bağlamda Kur’an, kendini hikmet, furkan, nur, tezkire olarak niteler. Kur’an açısından ‘din’ iman, ibadet ve ahlak (siayaset-iktisat-hukuk) olmak üzere hayatın bir tarz-tutum-tavır-hal olarak yaşanmasıdır.

İslam (Kur’an-Hz. Muhammed), Arapların yaşantılarını kendi vazetmiş olduğu yaşam tarzı doğrultusunda ciddi düzeyde değiştirmiştir. Ama zamanla bu anlayış değiştirilmiştir. Vicdanı uyandırmaya gelen Kitap, vicdanı iptal etmekte bir araç işlevi görmüştür.

Vicdan: kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güç.

Basiret idrak, zeka, ilim, tecrübe, kalp ile görme, doğru ve ölçülü bakış, uzağı görme, kavrayış, feraset. Başımızdaki göze basar, kalp gözüne de basîret denir. (Rağıb el-ısfahânî, el-Müfredat, 49). Buna göre basîret; kalp gözüyle görüş, işin iç yüzüne nüfuz etmek bir şeyin içini -dışını, önünü- sonunu, aslını ve hakikatini bilmektir. Bu nedenle basîret-i kalp, kalp uyanıklığı; basîretsiz,gafil, basîreti bağlanmak gaflette bulunmak anlamına gelir.

Basîret ilâhî bir nur ve hakkın batıldan ayırt edilmesine yarayan bir bilgidir. Kalplerinde bu özellik bulunmayan kimseler hakkında Allah Teâlâ "Onların kalpleri vardır ama onunla gerçekleri anlayamazlar" (el-A'raf, 7/179) buyurmuştur. Basîret Kur'an-ı Kerîm'de tekil şekliyle iki yerde geçer:

a- "Ey Muhammed! De ki, benim yolum budur. Ben ve bana uyanlar basiretle insanları Allah'a çağırırız." (Yusuf,12/108). Burada basiret açık delil, kesin bilgi manasında kullanılmıştır.

O gün vicdanı temiz olanı etkiliyen islâm, kalplerde yer bulmuş ve canlı diri hayata dönüşmüştür. Bu dâvetin karşısında olanlar da ekilenmişlerdir. Peygambere sihirbaz veya mecnun derken vahye eskilerin masalları diyerek itibarsızlaştırmak istemişlerdir.

Sonrası ne olmuştur? İyi ve kötü niyet devreye girmiş zihinler bulanmış. Zaman zaman canlı ve diri bir islâmi anlayış yeniden vijdanlarda-kalplerde yer bulmuş.

Yeniden bir canlanmaya ihtiyaç var. Ne yapacağız asli kaynaklarımızı döneceğiz ve şartlar bizi bunu zorluyor. Örnek insanlarımızın sayısını ve kalitesini artırmak zorundayız. Şu tesbiti katılmamak mümkün değil “Vicdanı uyandırmaya gelen Kitap, vicdanı iptal etmekte bir araç hâline gelmiştir”

Fatih Çollak Hoca Kuranı düzgün okumak sonra güzel okumak,anlamak ve yaşamak asıldır der. Ses yarışmalarına kurban edilmemesi gerekir. Önceleri yüzünden okumayı yasaklamak ne kadar kötü ise anlaşılıp yaşanmasına engel olmak ta o kadar kötüdür.

Hasenatımız salih amellere dönüşmesi için kuranın kulağa değil kalplere hitabı gerekiyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - VAHİY NEREMİZE HEDEF ALIR?
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları