etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Kasım 2018 Pazartesi

TEZEKKÜR

Mustafa Örki

19-04-2018

“ O zikri biz indirdik. Ne olursa olsun onu koruyacak olan da biziz” 15,9

İç ve dış dünyadaki ayetlerden edinilen bilgileri zihne yerleştirmek ve kullanıma hazır halde tutmak gerekir. Bu tür bilgiye zikir denir onu kalbe, dile getirme hatırlama da zikirdir. (Ragib el-Isfahani)

Bu bilgiler yanlış da olabilir aklını kullananlar o yanlışları fark edebilirler. Ama işimizin garanti olması için Allahın kitabına müracaat etmeliyiz, uyum söz konusu ise müminin kalbinde-aklında tatminkârlık olur.

Peygamberler insanlara tezekküre çağırmışlardır. Kuranın bir adı “Zikir” olması bundandır. İbrahim (As) kavmine “Tezekkür etmez misiniz” 6,80 der. Niye çünkü fıtri bilgi ile vahiy uyum içindedir. Sözlerimi sizde var olan bilgi ile karşılaştırın demek istemiştir. Muhasebe yapmak için iyi bir fırsat!

Fıtrat yanlış söylemez niye o asıldır.”Kalplerin yatışması Allah’ın zikri ile olur” 13,28

Bu zikir tespihât ile karıştırmamak lazımdır. Tespihâti zikre indirgemek daralma olur ve yanlıştır.

Allahın kulu ve elçisi olanlar insanları nasıl harekete geçirdiklerini şimdi rahat anlayabiliriz. Onlar insanlarda var olan doğru bilgileri kullanmışlar kalpler seslenmişlerdir.

Hayat verene, davete icabet edenler fıtratına uyanlar “Ben Müslüman’ım” diyenin sözünden daha güzeli kimiz sözüdür” 41,30

Kur’anın ve fıtratın muhafızı Allah olduğuna göre neden insan bu davete icabet etmez? Onlar asıl olanın üzerine örtmeyi çalışanlardır. Onlar kendi arzularına göre yaşamak isterler. Allah’ın her şeyi vermesini ama emir vermemesini isteyenlerdir. Bunlar dinin doğruluğundan ziyade menfaatlerine göre hareket ederler. Kısaca tezekkür etmeyenler böyledir. İnsan akıllı bir varlıktır, düşünür iyi ve kötütyü ayırt eder bu gücü vardır. O zaman niçin iyi güzel olandan tarafa aklını kullanmaz? Yeteri kadar Allah biligisinden uzak olduğu için.

Vahiy eşittir zikidir ilk nesil yani sahabe vahyi sahip çıktılar yaşadılar ve onları harekete geçiren, yön veren itici güçtü. Elbette sıkıntıları deertleri oldu, ama yılmadılar ve “Ayağına yere vur” Sad/38,42 Burada ayağına yere vur bir deyim elinden geleni yap gayret et, hatta kalk demek şeklinde anlatmış ülemamız. Kısaca insana Allah’ın yardımı sebeplere bağlanmış.

Tembellik kaderimiz demek ve çalışmamak zikri/vahyi sahip çıkmak demek değildir.

“Kalk ve uyar” emrinden sonra peygamberimiz âdeta vefatına kadar bir ömür yatakta veya evde değil tam tersi dışarda olmuş çalışmıştır. Tezekkür etmek budur, Allah’ın sünneti budur.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TEZEKKÜR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları