etiler poyrazoğlu otomotiv

TEOG VE EĞİTİM SİSTEMİ

Asil Türk

24-05-2017

Bir süre ara verdikten sonra, tekrar köşe yazıları ile aranıza dönmenin mutluluğunu yaşadığımı ifade ederek yazıma başlamak istiyorum. Köşe yazısı kaleme almak, insanı her açıdan geliştirdiği gibi, insanın arzu ve isteklerini daha geniş kitleler ile paylaşmasına olanak tanıması bakımından son derece güzel bir duygu. Bu nedenle öncelikle Deha yöneticileri ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunarım.

Babamın ve kayınpederimin öğretmen olması ve yıllarca eğitim sisteminin içinde hem kendimin hem de çocuklarımın olması nedeni ile sistem yerine sistemsizliğin iktidarlarca dayatıldığını gördüm, yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Bu hafta yapılan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınavına giren tüm öğrencilerimizin başarılı olmalarını diliyorum. Bu yazıyı kaleme alma nedenim de aslında TEOG sınavı olmuştur.

Ülkemizde yıllardır milli bir eğitim sistemi oluşturulamadı. Kişilere ve partilere göre sürekli sistem değişikliğine gidildi. İletişim çağında olduğumuz bu günlerde oturduğumuz yerden onlarca ülkenin milli eğitim sisteminin nasıl işlediğini görmek ve incelemek mümkün. Benim yaptığım araştırmada Türk Akademisyenlerimiz tarafından hazırlanan onlarca makaleye rastladım ve bu makalelerden çok yararlandım.

Hayatta çözüm için bazen tümevarım, bazen de tümdengelim yöntemi kullanılmaktadır. Eğitim için en iyi yolun tümdengelim olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de öncelikli olarak eğitim sisteminin sonuçlarından ne beklediğimizi ortaya koymamız gerekmektedir. Gerçek çalışma hayatının işçi, yardımcı eleman ve asıl elemanlardan oluştuğunu görüyoruz. Örneklemek gerekirse mühendis bir bina projesini hazırlar, teknikler binanın yapım aşamasını takip ederler, işçiler ise tuğla, demir, harç ve yapım işini halleder ve ortaya bir bina çıkar.

Biz, bir bina inşa edeceksek eğer bu üç çalışan ekibi en iyi şekilde yetiştirmek zorundayız. Eğitim sistemimizi de bu sonuca göre kurmalıyız. İnsanların tümü aynı vasıfta ve beceride değildir. Bu nedenle, bana göre eğitim sistemimizin ilk yıllarında farklılık olması çok gerekli değildir. Çocuklarımızın kişisel başarı ve becerilerinin ortaya çıkmaya başladığı yıllar olan 10-12 yaş aralığında öncelikle iki parçadan oluşan eğitim sistemi ile ayrım yapmak, çocuklarımızın başarı ve başarısızlıklarına göre diğer eğitim bölümüne geçiş olanağını sağlamak ve 15 yaşlarına geldiklerinde de eğitim sistemini üçe bölerek işçi, yardımcı eleman ve asıl eleman ayrışımını yapmak gerekmektedir. Bu eğitimin sonunda ise asıl eleman ve yardımcı eleman olacakların sınavsız yükseköğrenimlerine devam etmelerini sağlamak bu sistemin esasını oluşturmalıdır.

Bu sistemi yıllardır uygulayan Avrupa ülkelerinde, ikide bir eğitim sistemi değişmemekte ve istikrarlı bir şekilde milli eğitim müfredatı uygulanmaktadır. Eğitim sistemindeki bu istikrar öğrencilerin de geleceğe güvenle bakabilmelerini sağlamaktadır. Çocuklarımız ise eğitim sistemindeki sürekli yapılan değişiklikler nedeni ile tedirginlikle yaşamaktadır. TEOG ne olacak ? üniversiteye giriş sınavı kalkacak mı ? O olacak mı ? Bu olacak mı ? Nasıl olacak ? Soruları ile meşgul olmaktadırlar. Bu durum da hali ile ortalama başarıyı düşürmekte, istenmeyen okullar seçilmekte ve çocuklarımız mutsuz olmaktadır.

TEOG ve eğitim sistemi değişikleri ile insanları mutsuz ve huzursuz etmek yerine, dünya üzerinde yıllardır başarılı olan ve halen uygulanan eğitim modelleri üzerinde sıkı bir çalışma yaptıktan sonra, inanç kaygıları taşımaksızın oluşturulacak bir milli eğitim sisteminin kurulması umudu ile DOSTÇAKALIN…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - TEOG VE EĞİTİM SİSTEMİ
Asil Türk - Diğer Yazıları
Bütün Asil Türk Yazıları