etiler poyrazoğlu otomotiv

SURİYE'NİN GÜNEYİ; LÜBNAN 2

Ufuk GÖKMEN

08-02-2018

Bir önceki yazımda Suriye'deki gelişmeleri Lübnan'a bakarak daha iyi görebileceğimizi belirtmiştim.

Okurlar; "Lübnan'ın neden sürekli çatışmalarla anıldığı?" konusunu daha ayrıntılı yazmamı istediler.

Lübnan 500 yıl Osmanlı idaresinde kalmış, içinde pek çok müslüman ve hıristiyan meshebe mensup insanların yaşadığı bir devlettir.

Osmanlı yönetimi egemenliği altındaki bütün insanlara yaptığı gibi, oradaki mezheplere de inancını özgürce yaşama imkanı sunmuştur.

Bu gün Lübnan'da yönetim tarafından tanınan 18 ayrı tarikat mevcuttur.

Lübnan, Osmanlı sonrasında Fransız mandası altında yaşamış, bağımsız olsa da uzun yıllar Fransız kontrolünde kalmıştır.

Özellikle Akdeniz kıyısındaki başkent Beyrut, elli ve altmışlı yıllarda turizm merkezi olarak hatırlanır. Altmışların Türk Filmlerinde sosyetenin gözde tatil mekanı olarak gösterilir.

1970'lere gelindiğinde, İsrail'in komşusu ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün ev sahibi olarak Lübnan coğrafyası kana boyanmaya başlamıştır.

Çatışmaların tarafları Hıristiyan Maruniler, Sünni ve Şii Müslümanlardır. Müslümanlığın farklı bir yorumu olan Durziler de silaha sarılanlar arasındadır.

İsrail'e karşı Filistin Kurtuluş Örgütü'nün desteklenmesi konusunda Müslümanlarla Hristiyan gruplar cepheleşmiştir.

SSCB'nin etkisiyle Canbolat önderliğinde komünistlerin etrafında toplananlar çatışmalara başka cepheden katılmışlardır.

Suriye, baştan Hıristiyanları desteklemiş olsa da İsrail'e karşı Şiilerin ve Durzilerin arkasında durmuştur.

Özetle her türlü dış mihrakın etkilemeye çalıştığı Lübnan'daki silahlı örgütler, belli bir amaç için değil kendi varlığını garantilemek için kan dökmüşlerdir.

Bu özelliğinden dolayı Lübnan, Küçük Ortadoğu adını almıştır.

İsrail'in 1982 'deki işgali sonrasında FKÖ merkezini Tunus'a taşımış, fakat bu baskı orada Hizbullah'ın doğuşuna sebep olmuştur.

Hizbullah, Humeyni'nin imamlığını tanıyan İran destekli silahlı güç olarak bu güne gelmiştir.

Son yıllarda, Suriye'deki rejimin de ayakta kalmasını sağlayan güç Hizbullah'tır.

Sünni lider Refik Haririnin 2005'te suikast sonucu öldürülmüş olması, Lübnan'da Suriye'nin aleyhine etki yapmıştır. Olay sonrası hükümette Hizbullah etkili olsa da başbakanlığı kazanan oğul Saad Haririnin konumu dramatik haldedir.

Doğu Akdeniz kıyısında her taşı mücevher kıymetini taşıyan bahtsız güzel ülke son elli yılında; onun komşularına diş geçirmeye çalışanların sığınağı olmak zorunda kalmıştır.

Bütün bu bilgiler ışığında Suriye'nin güneyinde İsrail'in güvenli bölgeyi genişletme istemesinin farklı bir gerilim sebebi olacağını ve bu durumun ülkenin kuzeyini etkileyeceğini duyuruyorum.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SURİYE'NİN GÜNEYİ; LÜBNAN 2
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları