etiler poyrazoğlu otomotiv
29 Şubat 2020 Cumartesi

ŞU  YILBAŞI  DEDİKLERİ

Atilla Sezener

23-12-2019

Üzerinde çok konuşulan çok yazılan şu yılbaşını bir de ben yazayım. Yıllar, aylar, haftalar, günler, saatler, dakikalar ve kısaca zaman meselesinin tümü sonradan insanların uydurdukları ve bir kesimin kabul ettiği kavramlardır. Peki bunlarda dinlerin rolü yok mu?. Elbette var, ama tümünü dinlere ihale edemeyiz. O zaman çelişkilerden uzak oluruz.

Örneğin yılbaşı hindisini düşünün. Ne Hz. Musa, ne Hz. İsa ne de Hz. Muhammet hayatlarında hindi görmediler ve yemediler. Bugün yılbaşlarında pek çok yerde hindi yeniyor.

NOTUMUZ. Hindi, Kristof Kolomb’la Amerika’dan patates, domates, tütün, kakao v.s ile birlikte Avrupa’ya ilk kez getirildi.

Yılbaşı Hz. İsa’nın doğum günü değildir. Noel, Navidad, Christmas yani İsa’nın doğduğu gün kilise tarafından 25 Aralık olarak kabul edilmiştir. Burada da birlik yoktur. Mesela Ermeniler bu günü 6 Ocak olarak kabul ederler.

İsa’nın çarmıha gerilişinden üç gün sonra dirilerek göğe çıktığını ileri sürerler ama, göğe çıkma olayını Paskalya olarak İlkbahar’da kutlarlar. Size apaçık bir şey söyleyeyim. Akıllı iseniz dinleri ve inançları asla sorgulamayın. Ben öyle yapıyorum.

Bazıları “yılbaşı neden kışın ortasında kutlanıyor” diyor Güzel kardeşim, aynı yılbaşı Güney yarım kürede yazın ortasında kutlanıyor. Ne olur, cici kafanı biraz çalıştır.

Yeri gelmişken ilave edeyim. Halen bizim de kullandığımız Hırıstiyan takvimi Güneş’e göre, İslamların kullandığı takvim Ay’a göre kurgulanmıştır. Fark buradadır.

Bunlar niçin böyle oluyor derseniz, sebebinin şu olduğunu kabul etmek zorundasınız. “Aynı zamanda Hıristiyan da olan Batı dünyası, Sanayi Devrimi’ni ( ve Rönesans’ı ve 1789 Devrimi’ni ve daha bir çok şeyi yapmış olarak) gemisiyle, uçağıyla, topuyla , tankıyla, sterliniyle, dolarıyla dünyaya egemen olmayı başardığı için sonuç buralara geliyor”

Kızmak, küçümsemek, bağırıp çağırmak hiçbir şeyi değiştirmez. Strese girmenin alemi yok. Bunları kabul etmek ve uygulamanın hiçbir dinle imanla ilgisi yoktur. Asla günah da değildir. Şu şekilciliği bir türlü atamıyoruz vesselam.

Bu işler biraz da yutturmacadır. Hz. İsa Filistin’de ( Kudüs’ün güneyindeki Beytüllahim’de ) doğdu. Orada ne çam ormanı var ve ne de peygamberler bu ormanlarda gezindiler..Fakat yılbaşı çamını buraya monte ederseniz, sadece kendinizi kandırmış olursunuz.

Noel Baba dediğimiz “(Agios Nikolaos kırmızı elbiselere bürünüp (zavallı hayatında pantolon nedir bilmemiş ve giymemişti) sandal yerine çizmeleri çekip Santa Klaus olmuş! Demre’de belki eşeğe binip gezen adam, şimdi ren geyiklerinin çektikleri bir kızakta evden eve, bacadan bacaya koşturuyor.” Ne Hz. İsa’nın ve de Noel Baba’nın karla , çamla ve ren geyiğiyle ne ilgisi olabilir ki?

Lütfen yakalayın artık bu masalları.

Allah’ın her günü mukaddestir. Hiçbir günün bir başkasından farklı özelliği yoktur. Siz yaşama şansını iyi kullanın ve Allah’ın verdiği her nimeti her olanağı en iyi şekilde kullanın..Gerisi boştur, gerisi hikayedir, bunu asla unutmayın.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ŞU  YILBAŞI  DEDİKLERİ
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları