etiler poyrazoğlu otomotiv
14 Aralık 2019 Cumartesi

SORULARA CEVAPLAR (2)

Önder Göçgün

08-10-2018

(Geçen yazıdan devam)

Bundan önceki yazımızda Hz. Mevlâna'nın, “Yine gel, yine gel, ne olursan ol, yine gel!" sözünü açıklamaya başlamış ve O'nun burada, "insanların hiç bir zaman ümitsizliğe kapılmamaları gerektiğinden hareketle; 'Allah’ın rahmet, yani merhamet, affetme, yarlıgama, bağışlama kapısının her zaman açık olduğu' gerçeğini dile getirmektedir." demiş idik. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim:

Hz. Mevlâna'nın burada, asıl vurgulamak istediği şudur: “İmanlı, yani Allah’a inanmış bir kimse olarak, günah ve kusurlarından dolayı bağışlanmak dileğiyle yüz kere tövbe etmiş olsan; ama, yüz kere de bu tövbenden dönerek günah işlemeye devam etmiş olsan bile, ümidini hiç kaybetme. Bize, bizim yolumuza gel ve böylece, artık bu defa kararlı bir şekilde tövbe ederek, doğruları, hayır ve güzellikleri bul!

Bunun da ötesinde, Allah’ı tanımayan, yani O’nun varlığını, birliğini reddeden bir kâfir, ateşe ve puta tapan Mecusî bir inançsız da olsan; hiç endişelenme, ümidini kaybetme! Sakin, sabırlı ve samimî bir şekilde iman getirerek, Allah’ın varlığını, birliğini kabul et. Böylece, bizim inanmışlar dünyamıza gir.

Çünkü O’nun affediciliği, bağışlaması çok büyüktür, sonsuzdur. Yeter ki sen, iman ederek, yalnız ve ancak O’na inan; O’nun yüce yoluna gir!” demek istiyor.

Burada yeri gelmişken, bazılarının; “Bu sözler, gerçekten Mevlâna’ya mı aittir? Bir başkasının, söz gelimi Ömer Hayyâm’ın veya Hâfız-ı Şirazî’nin (Şirazlı ünlü şair Hâfız’ın) olamaz mı?” şeklinde, zaman zaman bize de sordukları bir soruya açıklık getirelim:

Bir defa bu Rubâî, Hz. Mevlâna’nındır ve Ömer Hayyam’a ait değildir. Çünkü, gerçek “Hayyâm Rubâîleri” arasında yer almamaktadır.

Ayrıca, Şirazlı Hâfız’ın da değildir. Sebebine gelince; bu Rubâî, Hâfız’ın hiçbir Divan nüshasında yoktur.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SORULARA CEVAPLAR (2)
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları