etiler poyrazoğlu otomotiv

SORULARA CEVAPLAR (2)

Önder Göçgün

01-07-2019

Soru: Çok merak ettiğim "Altın Oran" hakkında bilgi vermeniz ricasıyla saygılarımı sunarım..

Cevap: Bundan önceki yazımızda "Altın Oran" konusunda:

"İnsan için, saçların en alt kısmı ile çene arasındaki yüz kısmının, ölçümler sonunda bütün vücut uzunluğunun onda biri kadar olduğu görülmektedir. İnsanın yana açılan kollarının sağ ve sol parmak uçları arasındaki genişlik, o kişinin yüksekliğine, yani boyuna eşittir. Böylece insanın ayak tabanı ile baş yüksekliği tam bir kareyi oluşturur ve dolayısıyla ideal Altın Oran'ı meydana getirir. Bu ölçüler, resim sanatında ve mimarlıkta da kullanılmıştır."

demiştik. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim:

Leonardo Da Vinci, Mikelanj gibi büyük ressamların, heykeltıraşların, Vitruvius ve benzeri mimarların eserlerini büyük hayranlık uyandırarak mükemmel ve ölümsüz kılan ölçü sisteminde bu Altın Oran esas alınmıştır.

Söz gelimi, Da Vinci'nin "Son Yemek" tablosunda yer alan Hz. İsa'nın oturduğu masanın boyutlarında, havarilerin yerleşim düzeninde, duvar ve pencerelerle birlikte iç mekânın perspektifi, yani derinlikli şekilde uzaktan görünüşü sağlayan çizimlerinde; Mikelanj'ın, Hz. İsa'yı çarmıha gerildikten sonra annesi Hz. Meryem'in kucağında gösteren "Pieta" ile "Davut" ve özellikle "Musa" heykeli gibi emsalsiz güzellikteki büyük kompozisyonların hepsinde Altın Oran kullanılmıştır. Bunlardaki vücut boyutlarının ölçülerinde görülen mükemmellik, sanatçıların taş işçiliğindeki ustalıklarıyla birleşince, sonuçta, bütün dünyada büyük hayranlık uyandıran bu şaheserler ortaya çıkmıştır.

Leonardo Da Vinci, Vitruvius'un mimarlık anlayışından hareketle, tahminen 1492 yılında çizdiği "Vitruvius Adam" eskizinde (taslak çiziminde), insan vücudunun son derece düzenli oranlarını ortaya çıkarmıştır. Burada, bacakları ve kolları iki yana doğru açık bulunan çıplak bir erkek figürü ile bunun etrafında, iç içe geçmiş bir daire ve kare çizgileri yer almaktadır.

Bütünüyle Altın Oran'ın kullanıldığı bu geometrik şekillerle birlikte, bunların tam ortasında bulunan erkek figürü insan ile tabiatın, dış dünyanın bütünleştiği; daha da ötesi, insanın ve dünyanın, sonsuz evrenin birer parçası olduğu gerçeği anlatılıp, vurgulanmak istenmiştir. Tahminler çerçevesinde, Da Vinci'ye göre buradaki kare, insanın maddi; daire de ruhi varlığının sembolü, simgesi olmaktadır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SORULARA CEVAPLAR (2)
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları