etiler poyrazoğlu otomotiv

SORULARA CEVAPLAR  YÖRÜK VE YÖRÜKLÜK (3):

Önder Göçgün

23-07-2018

(Geçen yazıdan devam)

Geçen yazılarmızda, "Yörük, yörüyen (yürüyen) kelimesinden türemiş Türkçe bir isimdir. Buna göre yörük, bir yerde sabit durmayan, yani aynı coğrafyada sürekli kalmayan “göçebe” insandır.

Türkmen kelimesi de ilkin Kaşgarlı Mahmud’un 11. Yüzyıl’da kaleme almış olduğu ünlü eseri Divan ü Lugat’it-Türk’de geçer. Yörük kelimesi ise, “Anadolu’da 16. Yüzyıl’dan itibaren kullanılmaya başlamıştır" demiştik. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim:

Yörüklerin izledikleri yol otlaklardır. Yaylaya çıkış zamanında birçok noktada bazen bir gün, bazen bir hafta veya daha fazla durabilir. Bu; havaya, suya ve otlağa bağlıdır. Havanın şiddetli yağmurlu oluşu onun göçünü engelleyebilir. Konakladığı yerde otlağın bol oluşu onun gideceği yere daha geç gitmesi için bir sebep teşkil edebilir.

Uzun süre kışlakta kalmış, yürümemiş veya az yürümüş hayvanların birdenbire uzun süre yürütülmesi onların ayaklarında yaralara yol açabilir. Bu da Yörük’ü durduran sebeplerden biri olabilir. Yörük göçünde konaklanılan yerlere ‘konalga’ denilir. Bu konalgalar, yol boyunca karşılaşılan topluluklar, farklı bölgelerde kışlamış veya yazlamış grupların bir araya gelmesini ve kültürlenmelerini sağlar.

Yörük, bağımsızlığına düşkündür. Geniş bozkırlar, dağlar, yaylalar, derin ve otlu vadiler onun yaşama alanlarıdır. Yörüğün hayatı hayvanını beslemeye dayanır. Kentler, toprağa bağlılık ona uygun gelmez.

Bunun için uzun yüzyıllar göçebe hayattan yerleşik hayata geçmek istememişlerdir. Osmanlı Devleti; Yörük/Türkmenleri hem kontrol altına almak, hem de vergilendirmek amacıyla yerleşik hayata geçmeye zorlamış, bunun için birçok direnişlerle, hatta savaşlarla karşılaşmıştır.

(Devam edecek)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SORULARA CEVAPLAR  YÖRÜK VE YÖRÜKLÜK (3):
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları