etiler poyrazoğlu otomotiv
21 Ağustos 2019 Çarşamba

SORULARA CEVAPLAR / YÖRÜK VE YÖRÜKLÜK (1):

Önder Göçgün

09-07-2018

Soru: 38 yaşında, Denizlili bir yörük ailesinin çocuğuyum. Onun için kökenlerimi merak ediyorum. Sizden, yörüklük ve yörükler hakkında bilgi rica ediyorum. Saygı ile ellerinizden öperim. Serdar Yörükler

Cevap: Yörük, yörüyen (yürüyen) kelimesinden türemiş Türkçe bir isimdir. Buna göre yörük, bir yerde sabit durmayan, yani aynı coğrafyada sürekli kalmayan “göçebe” insandır. Bazen de suluk, yeşillik olan değişik yerlerde ve havası temiz, suyu bol dağlık kesimlerde mekân tutup, hayatını sürdüren “yarı göçebe”kimsedir. Onun için yörüklere; “göçgün”, “göçgüncü”, “göçerkonar”, “konargöçer” gibi isimler de verilmiştir.

Benim -babamın babası olan- dedem, Çanakkale ve İstiklâl Savaşı gazisi merhum Yörük Mehmet Efe, 1935 yılında Soyadı Kanunu çıktıktan sonra, ailemizin yörük geçmişine en uygun bulduğu “Göçgün” soyadını almıştır. Çünkü kendisinin babası olan Yörük Mustafa Efendi, büyükleriyle birlikte 1830’lu yıllarda Toroslar’ın uzantısı olan Çamlık dağlarından inerek Denizli’ye gelmiş ve -o zamanlar Karaman Köyü olan- bugünkü Karaman Mahallesi’ne yerleşmiştir. Oğlu Yörük Mehmet Efe evlenince, evini Kiremitçi Mahallesi’ne nakletmiş; babam merhum Salih Göçgün ile ağabeyi Mustafa Göçgün ve en küçük kardeşleri Ali Göçgün, bu mahallenin merkezinde bulunan Aynalıkavak karşısındaki kâgir evde doğmuşlardır.

Dar ve sabit mekân anlayışına bağlı olarak, bir yerde devamlı oturmak yörük mizacına aykırıdır; çünkü onu sıkar. Onun için yörük; baharı “yazlak”ta, yazı “yaylak”ta, güzü “güzlek”te, kışı da “kışlak”ta geçiren insandır. Yörüğün hayatı, koyun, keçi gibi çoğu küçükbaş olan hayvan yetiştiriciliğine bağlıdır. Geçimini de bunlardan elde ettiği deri, yün, et ve süt ürünleri ile sağlar.

(Devam edecek)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SORULARA CEVAPLAR / YÖRÜK VE YÖRÜKLÜK (1):
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları