poyrazoğlu otomotiv

SİYAH PERDE ...

Ömür Eke

12-06-2018

Türkiye harman yeri. Meydanlar ise tiyatro sahnesi. Türkiye dört bir yanında kurulan, oyuncusu sürekli değişen sahne dekoru gibi. Kiminin seyircisi az, kiminin fazla. Bu dekor, bayrak filama, pankart, afiş, promter, kamera, sinevizyon, perde, reklam panoları, seyirci ve aralarına sızmış figzranla donatılmış. Ertesi güne görüntü kirliliği bıraksa da, maddi, manevi vatandaşı sarssa da.. Bu dev dekora kiminde, forslu, forssuz siyahından arabalar, eskort korumalar ve dahası eşlik ederken, kimi dekorunu daha sade ve daha az gösterişlisinden seçmiş. Ama oyun aynı, yorum ve oyuncular farklı. Kimi İnteraktif, kimi pasif, kimi nitelikte kimi sayısal nicelikte.. Falan filan...

Seçim var anacığım!!! Yine sancılandığım dönem..

Ben böyle zamanlarda atağımı paniklerim. Pardon galiba tam tersi..

Mazo-sado bir eziyet içinde her medya toparlaması, algı topaçlaması, yayının önünde ızdıraplı günlere demirlerim. Hiç kafamın almadığından başlar, kafamın yattığına kadar, Allah ne verdiyse, ağzı olanın konuştuğu her yaratıklanmış programın, zatı muhteremin iki dudağına kilitlenirim. Bildiğimden şaşmak, yolumdan çıkmak, gördüğümden yanılmak değil amacım. Yolum tek "tam demokrasi, tam bağımsızlık, hukukun ve adaletin üstünlüğü, cumhuriyetin ilkeleri, BARIŞ, yurtta, cihanda ve dahası bildiğim tek düsturum. Amma... Bu adamlar ne söyler bir dinlerim buna merak mı denir? Bir umut mu, bir kurtuluş mu ,yoksa hayatımda ki mizah eksikliği mi nedir bilemem. Gülme ihtiyacı da diyebilirsiniz, inanmak, güvenmek de.. Cennet vatana aşk da... Kaygı, korku, yokluk, kıtlık, bilinmezlik, savaş, açlık ve esaret genlerimize işlemiş bir panik haliyse, her türlü komplo teorilerine komple kaptırdıysak idrakımızı, sağ duyumuzu, akıl ve mantığımızı, cehennemimiz yakamızda, yakınımızda da...

Sandık fobisi geliştirmem doğaldır. Ben her sandık karşısında soğuk soğuk terlerim.

Bana sandığı ve siyah perde yolunu gösterip, elime bir zarf ve oy pusulası tutuşturduklarında, aynı zamanda da omzuma dünyanın yükünü bindirirler. Omzum düşük, karnım çıkık, elim ter içinde siyah perdenin önünde durur şöyle bir nefes alırım kesik kesik, oy pusulası ağır bir kılıç, zarfta en ağırından bir kalkandır. Dünyayı, ülkemi kurtarma görevi artık elimdedir.

Okuması yazması olan bir insan olmama rağmen uzun uzun oy pusulasına bakarım, mührü basacağım ismin, partinin amblemiyle uzun uzun keşişirim, hele o mühre uzanıp, elime aldığım anda bir titreme kaplar içimi, ardından ter, hayır menapoz teri değil, ecel teri desem, çoluğumun, çocuğumun, doğmuş doğmamış torun torbamın, geleceğimizin sorumluluğunun ter basması bu.. Kolay mı bir ülkenin geri dönüşümsüz bilmem kaç yıllık hatta asırlık geleceğine şekil veriyorsun.. Tekrar bildiğim ve inandığım, aklımın aldığı partinin, bilmediğim partilerin, şekillerine uzun uzun bakar ve mührümü el ayarı göz kararı ölçe biçe basarım. Başım hafif döner, hafiften sendelerim. Bana düşen görev bitmiştir. Sonrası düzgün katlama, zarfı yalama ve başım dik siyah perdeden çıkıp, zarfı son yolculuğuna, son macerasına(!) yolcu etmedir. Atarken zarfı dudağım kıpırdanır, her vatandaş gibi,"Vatana, millete..."

Her seçim benim paniğimi ataklamış, paranoyamı artırmış, tansiyonuma tavan yaptırmıştır. Siyah perde ile VİCDAN odamla başbaşa kalmak, klostrofobik ataklarıma, obsesif kompulsif takıntılarıma, bilimum kaygılarıma yeni bozukluk katmıştır.. Ne diyelim, vatandaş olmak ta zor işmiş, umarım vatandaşlığın sadece siyah perde ile başbaşa kalmak ve meydanları dolduran suskun, çaresiz kalabalık olmaktan öte bir şey olduğunu bir gün anlarız.

Herkese kolay gelsin ve iyi bayramlar...

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SİYAH PERDE ...
Ömür Eke - Diğer Yazıları
Bütün Ömür Eke Yazıları