etiler poyrazoğlu otomotiv
22 Eylül 2018 Cumartesi

SEVİNÇ-ÜZÜNTÜDE DENGE

Mustafa Örki

28-06-2018

“Sonra bu kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan bazıları kendilerine haksızlık ettiler. Bazıları orta yolu tuttular. Kimileri de hayır işlerinde yarış ettiler, öne geçtiler. İşte bu en büyük fazilettir” Fâtır/35,32

Bu âyetten anlaşılıyor ki ilâhi kelamın vârisleri ümmet-i Muhammed’dir.O’nun vefatından sonra vahye ilişkin sorumluluk ümmetine miras kalmıştır. Bu âyete göre “İyiliği emreden,hayra çağıran, kötülükten men eden bir ümmet olun” 3,104. Bu sorumlulk belli bir kesime değil ümmetin tamamınadır. Her bir mümin gücü nisbetince iyilikler işleyecek, kötü olana engel olacaktır.

Bu vazife heyecanlı bir iştir. Ama âyetten anlaşıldığı gibi insanların bir bölümü kendini yazık edici, bazıları ortada kalmışlar öne geçenler övülmektedir. Coşku içinde olmak her zaman mümkün değil, hayatın içinde sıkıntılar var. Sabır niçin var? Direnmek niçin hatırlatılıyor?

O zaman ne yapalım? Her vakit coşkulu olmamasak bile yapmamız gerekenleri yapmalıyız. Zevk almadan vazifemiz olduğunu bilerek islâmi yaşamak durumundayız. Bu konuda Hz.Muhammed (sav) bizim için örnektir. Hiçret,Uhut, Hendek, Hudeybiye ve benzeri bir çok zaman o üzülmüştür. Vefatı esnasında kızı Fâtıma’ya (r,a) “Üzülme kızım baban bundan sonra acı çekemeyecek” ifadesi onun neler yaşadığını anlatmaktadır. Bunun yanında Bedir, Mekke’nin Fethi ve benzeri durumlarda sevinciyaşamıştır.

Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra Hz. Peygamber komşu devlet hükümdarlarına İslâm’a davet mektupları gönderirken Habeş Hükümdarı Necâşî’ye yolladığı mektubunda onu İslâm’a davet ettiği gibi ayrıca ülkesinde bulunan müslümanları artık Medine’ye göndermesini istedi. Necâşî’nin müslümanlara tahsis ettiği gemiyle Ca‘fer de Arabistan’a döndü ve yanındaki Habeş muhacirleriyle doğruca Hayber’de bulunan Hz. Peygamber’in yanına gitti. Hayber’in fethinden hemen sonra Ca‘fer’i karşısında gören Resûlullah, “Hangisine sevineceğimi bilmiyorum. Hayber’in fethine mi, yoksa Ca‘fer’in gelişine mi?” diyerek onu kucaklayıp alnından öptü ve elde edilen ganimetten on altı arkadaşıyla birlikte ona pay ayırdı. Ayrıca Medine’ye dönüşlerinde Ca‘fer’e Mescid-i Nebevî’nin yanıbaşında bir yer ayırarak onu buraya yerleştirdi. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi ilgili madde)

Dünya ve âhiret insan için üzülme-sevinme, yorgunluk halleri olacaktır. Asıl yurdumuz olan âhirete hazırlandığımıza göre dünya yorgunluğu-sevinci geçicidir. Bilmeliyiz ki; Peygamberler bizim yaşadıkalrımızın fazlasını yaşamışlardır. Ama onlar azimlerinden bir şey kaybetmemişlerdir. Biz de öyle olmalıyız, bu konuda yalnız bir kesim değil tüm müslümanlar kendileri çapında sorumludurlar.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SEVİNÇ-ÜZÜNTÜDE DENGE
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları