etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

SECİMİN SONUÇLARINI ONLAR BİZDEN FAZLA MERAK EDİYORDU 

Ufuk GÖKMEN

28-06-2018

Türkiye Cumhuriyeti, yeni yönetim modeline, sistemi öneren partilere onay vererek girmiş oldu.

Sonuçlar Türk Milletini ilgilendirdiği kadar yakın çevremizdeki ülkeleri ve oralarda siyasi emelleri olan egemen güçleri de ilgilendiriyordu.

Çevremizdeki ülkeler derken ben başta İran'ı kast ediyorum.

Irak ve Suriye, yabancı silahlı güçler tarafından işgal altında olan iki komşumuzdur. Onların bu durumda söz söyleme hakkı yoktur.

Dış güçler, silahlı unsurları devreye sokmayı son tercih olarak kullanırlar. Bu iki komşumuzda silahlar çoktan devreye girdi.

İran'ın ortadoğudaki son halka olduğunu geçmiş yazılarımda belirtmiştim. Belki de Irak ve Suriye'de yapılan iç müdahale ve askeri operasyonlar İran'a yapılacak müdahalenin birer basamağıydı.

Neden hedefte İran var?

Sorunun cevabı için İran'ın Ortadoğu siyasetinde ve petrol ticaretindeki duruşunu incelemek gereklidir;

İran, OPEC ülkelerinin belirlediği fiyatlara bağlı kalmayıp Euro veya altın karşılığında petrol satışı yapmakta ve petrol kartellerinin alternatifi olabilmektedir.

Suudi Arabistan ile Basra Körfezi üzerinde yaşadığı çekişme Yemen'de desteklediği Husi militanları nedeniyle sıcak çatışmaya dönüşmüştür.

BAE, Katar ve Bahreyn üzerinden finansal, ekonomik hamleleri devam etmektedir.

Irak hükümetlerini etkilemeyi başaran İran, İbadi döneminde nüfuz gücünü tam olarak hissettirmektedir.

Haşdi Şabi militanları doğrudan İran'dan aldığı destekle Irak hükümetini güçlendirmekte ve İran'ın siyasi varlığı yanında silahlı varlığını da somutlaştırmaktadır.

Suriye'de, Esad hükümetiyle eskiden beri var olan dayanışması ABD ve Rusya'ya rağmen İran'ı en etkili konumda tutmayı sağlamıştır. Çünkü bizzat İran sayesinde varlığını sürdüren Hizbullah, Esad'ın arkasındaki en etkili silahlı desteği sağlamıştır.

Lübnan, her ne kadar anayasası gereği Hristiyan cumhurbaşkanı, Sünni başbakan ile yönetilse de meclis ve hükümet tamamen Hizbullah'ın elindedir. Hizbullah'ın son yıllarda meclisteki etkinliği artarak devam etmektedir.

Lübnan'daki İran destekli Hizbullah varlığı, aynı zamanda İsrail'e yönelik silahlı tehdidin somut halidir. 2006 yılındaki 33 gün savaşında İsrail'in ağır yenilgisi halen hafızalarda durmaktadır.

Daha dünyanın pek çok alanında İran, ABD/İsrail ortak gücüne tehdid olarak varlığını sürdürmektedir.

Buna ilave olarak, bu günün Suudi Arabistan ve Mısır'ını ABD/İsrail cephesinde görebiliriz.

İran'ı içeride zora sokacak protestolar şimdiden başladı.

Önceden beri saydığım nedenlerle çatışmanın kaçınılmaz olduğu ortadadır.

İran'ın desteklediği silahlı örgütler bertaraf edilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmalar pek çok şekilde kendini gösterebilir.

En kuvvetli ihtimal, son yıllarda zaten halihazırda var olan vekalet savaşlarının çok daha kapsamlı bir saldırıya dönüşmesidir.

Bu ihtimal gerçeğe dönüştüğünde Sünni cihatçı gruplar ve PYD/PKK kullanılacaktır. İran'da uyuyan PJAK/PKK hücreleri harekete geçecektir.

Suudi Arabistan Yemen'de, Mısır Libya'da ve İsrail Lübnan'da askeri operasyonlar yürütebilir.

Trump yönetimindeki ABD, belki de başından beri bu hareketler için fırsat kollamaktadır. ABD Kore ile barış sürecini Ortadoğu'da elini rahatlatmak için başlatmış olmalıdır.

Rusya, Suriye topraklarında İran ile ortak hareket ediyor görünse de Putin-Netanyahu yakınlığı herkesin malumudur.

İran, her ne kadar Çin ile yakın dursa da, bütün desteğini Avrupa'dan beklemektedir. AB ülkelerinin ve İngiltere'nin lokal olaylardaki tavırları bu desteğin geleceğini işaret etmektedir.

Bütün bu karmaşık beklentilerin ortasında duran Türkiye'nin konumu İran'ın geleceğini belirleyecektir.

Türkiye'nin seçimi muhtemel olayların tarafındaki ülkelerde merakla beklenmiştir.

ABD, AB, Rusya, İran ve Breksit sürecindeki İngilizler, ellerinde dolu çantalarıyla Türk Devletinin yollarına düşecek ve herkes kendi tarafına çekmeye çalışacaktır.

İzleyelim bakalım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SECİMİN SONUÇLARINI ONLAR BİZDEN FAZLA MERAK EDİYORDU 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları