etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

RAMAZANI  NASIL İHYA EDELİM? 2

Mustafa Örki

21-05-2018

Dostumuzu ve düşmanımızı tanıyalım

“Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar” Bakara/2,257

Ramazan ayı sanki bahar mevsimi gibi rahmet olmuş, bir canlılık getiriyor. Camiler her zamankinden farklı. Cemaat sayısı artmış erkek-kadın ve çocuklarla şenleniyor. İftar-sahur, zekât- fitre, hayır poşetleri ile mali ibadetlerde bir artış var. Kadir gecesi ve bayram ile zirveye çıkıyor. Hocalar cami, TV Gazetelerde konu ile ilgili konuşuyor ve yazıyorlar. Kısaca sevindirici bir durum, Ramazan Umresine gidenler, yardımlar devlet STK ile uluslar arası bir yarışa dönüşüyor.

Ne oluyorsa Bayram namazından sonra oluyor. Sanki mevsim kış camiler boşalıyor, ortalık sessiz hüzün verici bir ortam. Bahar bitmiş göçmen kuşlar gitmiş gibi.

Ne oldu? Neden böyle oldu? Ne yapalım ki kazandığımız canlılığı yitirmeyelim. Bir yanlışlık mı yaptık? Suç kimde?

İnsanın kendisine yaptığını hiç kimse yapamıyor. Ağacı kesen baltanın sapı gene kendinden misali biz kötülüğü kendimiz yapıyoruz. Tabi islamın düşmanlarının katkısı yok mu elbette var. Onlardan biri Samuel Zwemer 1867-1952 Hollanda asıllı Amerikalı şarkiyatçı-misyoner derki: Müslümanları içini boşaltılmış bir din için tespit ettiği formül şudur.

Sizin dininiz mücevher yüklü çok kıymetli bir gemiye benziyor bu geminin yükü çok ağır. Geminin karşıya geçebilmesi için yükün bir kısmını denize atmamız gerekiyor. Mubah-müstehap ve sünnetlerden başlayarak. Vacip farza gelinceye kadar bu insanları geminin yükünü boşattırmalıyız. Gemi karşıya geçse de boş geçmeli der.

Kimin gemisine yük taşıdığımız artık bilelim. Gereksiz ve lüzumsuz tartışmalar fayda getirmiyor. Ama her söyleneni doğru kabul etme alışkanlığımızı bırakalım.

Elimizde kuran gibi aydınlatıcı bir kitap var. Bu kitabı pratiğini en iyi bilen bir rehberimiz Hz. Muhammed (As) sünneti var. Öğrenebiliriz ama akan kan ve gözyaşı, mazlum-mağdur bir coğrafyamız var. Peki, ne yapacağız

Adam meseleyi çözmüş: “Bir müslümanı dinini bırak dersen O’nun İslami bırakması asla mümkün değil. Peki, ne yaptırıyor? Dinin içini boşaltıyor hangi malzemeyle? Müslümanların ilim adamlarının sözleri ile bunu yaptırıyor. Gereksiz tartışmalarla, dikkatleri başka tarafa çekmekle. Oruçlu iken denize girmek orocu bozar mı? Bozmaz mı? Tartıştırıyor, zihinleri yoruyor.

Çare dün cahiliye toplumuna asrın en mutlu insanları yapan vahyi yeniden gündeme getirmeliyiz. Biz zengin bir kültüre mensubuz, cahiliyye döneminde oruç denilen ibadeti o toplum biliyor.

Ramazan ayı ve oruç ibadeti kulluk proğramımızın bir parçası, hayat yolculuğumuzun bir durağı. Bu yolculuk ramazan ayı ile başlayan ve biten bir seferden ibaret değil. Bu gerçeği bilelim ve ona göre davranalım.

İki şey yapılıyor,nafileler öne çekiliyor. Evvabin-Duha, tahiyyatü’l Mescid, üç ay oruç, birden fazla hac-umre , hatimler vs. Veya bunlar çokta önemli değildir anlayışı, dindarlık kalp temizliğidir gibi. Ramazan ayı eşittir oruç, bu ibadetin içinin dolması gerekir dimi? Evet kaç tane aç-susuz, bekar için ne yapıyoruz?

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - RAMAZANI  NASIL İHYA EDELİM? 2
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları