poyrazoğlu otomotiv etiler
13 Temmuz 2020 Pazartesi

Ramazan: Vahyin Kutlandığı Ay

Mustafa Örki

20-05-2020

“Ramazan ayı, bir aydır ki... Kur'an, bu ayda indirildi. Sizden kim, bu aya erişirse orucunu tutsun. ... Allah'ın size doğru yolu göstermesine karşılık onu ululamanız içindir, böylece de ona şükretmiş olabilirsiniz.” Bakara/185

Ramazan ayında niçin ve neden oruç ve benzeri ibadetleri yapıyoruz? Ne demeye geliyor tüm bunlar? Ciddi bir soru, biz hayatı ramazanlaştırabiliriz, en zayıf yerimizi güçlendirme, hayır diyebilme alıştırması bu ayda oluyor.

Bu işi bilenler demişler ki: Oruç bir kutlamadır neden? Çünkü Kuran Ramazan ayında inmeye başlamıştır. Melekler yemez–içmez. Oruç tutmak melekleşmek demektir. Kuran gökten yere uzatılmış kurtarıcı bir iptir(Hablullah) sımsıkı tutunun der Kuran. Hayat ne kadar dalgalı olursa olsun kendine yapışanları hep emniyette ve hep Rabbe yakın tutar.

Bir Müslüman’ın Kuran’a ilgisini beş aşamada ifade etmiş eskiler: okursun, ezberlersin, anlarsın, amel edersin ve bütün bunların neticesi olarak Kuran'ın yardımına nail olursun.Bir misal verelim: “ namazı kılın, zekâtı verin” Müzemmil/73,20

Bu sure ilk nazil olan sureler içindedir, zekât kelimesinin geçtiği ilk ayette budur. Kelime-i tevhid ile İslam’ın kapısından giren insan İslam binasını inşa etmeye başlamıştır. Namaz insanın kendisi ve Allah ile olan ilişkisini sağlar. İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır, kâinat içindekiler maunaet, yardımlaşma ile hayatlarını ve nesillerini sürdürebilir. Zekât toplumsal yapıyı sağlamlaştırmaktır. Farz olan zekât, vacip olanı fıtır sadakası mubah olan ise sadakadır. Hepsi arınmadır, İslam binasının temeli yan unsurları ile beraber insanı yüceltir.

İnsan melek değildir ama melekleşebilir hatta daha da yücelebilir, nasıl namaz, oruç ve zekât ile. Zekât müessesesi cahiliye döneminde bilinmekteydi ve insanlıkla yaşıttır. Müminlerin kurtuluşa ereceğini bildiren Mü’minun suresinin ilk ayetlerinde “arınmak için çalışanlar”, “liz zekâtı fâilun” ayetini her türlü arınma için faaliyet olarak anlamak mümkündür.

Fakirlik insanlık insanları derinden etkiler, sahip olduğumuz din sadece belirli bir guruba ait değildir. Tüm insanların mutluluğunu hedef alır, yardımlaşma ertelenemez ötelenemez. Surenin başında kurtuluşa erenlerin başında salâtlarında huşu içinde olanlar buyruluyor. Nasıl anlayacağız bu sure ve ayetleri. Esas duruş her şey Allah rızası için, mal kazanma da böyledir. Yani Müslüman zengin olmak için değil zekât ile arınmak, yardım ederek Allah’ın rızasını kazanmaya hedeflemelidir.

Bu ayın en belirleyicisi Kuran’ı Kerimdir, peygamberimizin sahabesini Kuran öğretmesi şeklini biliyoruz. Beş veya on ayet veriyor, ashap ezberliyor amele ait ise onu işliyor sonra bir başka ayet gurubunu öğreniyor. Zekât ayeti karşısında aynı anlayış geçerli, biz ne anlayacağız? Zekât verecek gücümüz varsa zaten vereceğiz, yoksa önce hayır zekât vermek için kazanmayı, çalışmayı esas almalıyız.

Müslümanlar olarak genelde bu ayda sadece lafzını okumayı hedefliyoruz, sevap kazandığımız bir gerçek. Ama ne zaman anlama ve yaşama devresini geçeceğiz? Asıl mesele bu.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Ramazan: Vahyin Kutlandığı Ay
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları