poyrazoğlu otomotiv etiler

RAMAZAN 

Mustafa Örki

15-05-2019

“Ey iman edenler oruç size ve sizden öncekilere farz kılındı, olur ki, sakınırsınız” Bakara/2,183

İnsanoğlunu harekete geçirecek olan güç dindir. Din insanın beklentilerini cevap veren kurallardır. Allah c.c insanın zihnine-aklına duygularına/kalbine hitap ediyor. İnsan bu bilginin doğru olduğuna karar verdiği anda bu bilgi duygu olarak kalbine iner ve hareket başlar.

Din iman tanıma sevme ve güvenmedir. İbadetler namaz-zekât, oruç ve hac mümini ahlaklı, dürüst, merhamet ve adaletli olmayı götürür. Seçimi iradeyi bağışlayan Allah kulunu burada ve yarın nasıl bir âkibet beklediğini de haber verir. İslâm en gerekli olanları kolay hâle getirilmiştir. Kelime-i tevhit veya şahadet sonrası namaz ferdin şahsiyetini oluşturur, zekât sosyal yönümüzü ilgilendirir. Oruç ise insanın içine doğru yaptığı bir yolculuktur.

Bir ramazan ayında başlayan son vahiy insanın sahipsiz olmadığını gösterir. Hayat zor ve çetrefilli, yolumuzu aydınlatan olmalı, çektiklerimizin bir anlamı olmalı. Yoksa bu hayatın çok fazla bir değeri yok. Bin bir emek çalış sonra bırak git, zaman ise kısa, beni buraya kim ve neden getirdi? Gibi soruların cevapları askıda kalır. Din yoksa insana ya azgınlaşma kan dökme ve ifsat etme veyahut pasif bir hayat tarzını yaşama kalır.

Son nebi ve vahiy bir lütuftur, ikramdır. Bu gerçeği bilen kabullenen insana şükür yakışır. Bir ay boyunca yenilenme imkânına sahibiz. Sonra dinlenmiş ve canlanmış olarak yeniden hayata sarılacağız.

Oruç gibi bir imkân karşısında sevinçle buyur Allah’ım emrindeyim diyenlerimizin yanında görmedik-duymadık haberimiz yoktur gibi davrananlarımız da olacaktır. Takva kelimesi sakınmak korunmak duyarlı olmak ve sorumluluk şeklinde anlam ifade eder.

Ramazan ayını seviyorum sanki tohumun topraktan yeniden çıkışı, baharın tüm canlılığı gibi geliyor. Camiler şenlenecek kadın-erkek, genç yaşlı cemaatte bir artış olacak, zekât-sadaka verenler alanlar ziyadeleşecek vs.

Tüm mesele sayı ve kaliteyi artırabilmekten geçiyor. Aslında hayat bizi buna zorluyor, şişmanlığın çok yemenin hastalık hâline dönüştüğü bir dünya var. Öbür tarafta ise açlıktan ölenler var. Çevrenin kirlendiği tehlike çanlarının çaldığı insanın bir bölümünün hırsın esaretinde kaldığı merhametsiz bir âlemde yeniden dirilişe ihtiyaç var.

İnsanın ve dünyanın nefes alması gerekiyor, bu dirilişi Müslümanlar yapabilir. Niye? Çünkü mutlak doğru bilgi sahibi onlar. Asrın idrakine yeniden bir kurtuluş reçetesi sunabiliriz. Ben oruç tutuyorum diyen her bir insan bilmeli ki, evimin önünü ben süpürüyorum, örnek olan benim bu minik adımlar sadece bir sözün eseridir demiş oluyor. O söz nedir? Allah kelamıdır demiş olur. Oruç tutmak basit ve sıradan bir olay değildir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - RAMAZAN 
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları