etiler poyrazoğlu otomotiv

POSTMODERN SOĞUKSAVAŞ 4

Ufuk GÖKMEN

12-04-2018

Yirminci yüzyılın ikinci yarısına damgasını vuran soğuk savaş hakkında üç yazı kaleme aldım.

Özetle; ABD ile SSCB arasında geçtiği söylenen soğuk savaşın aslen daha karmaşık bir güç çekişmesi olduğunu, komünist tehdidi göstererek bir arada tutulan batı ülkelerinin, kendi içlerinde başka bir tercihi yapmak zorunda bırakıldığını anlatmıştım.

Büyük savaşlar başlamadan önce Anglesakson güçler dünyaya hakimken Amerikalılar sessizce büyüdüler ve ikinci büyük savaşın ardından sahneye çıktılar. ABD gücünün büyük kısmı yine İngiliz ortaklarda ve Yahudi lobisindeydi.

Asıl bilek güreşinin bu iki grup arasinda ve çok gizli sürdürüldüğünden bahsetmiştim.

Final yazısında bu mücadelenin günümüzde hangi aşamada olduğunu anlatacağım.

Unutmadan, ABD'nin içinde Cumhuriyetçilerin İsrail, Demokratların İngiltere tarafında olduğunu belirtmeliyim.

Söz konusu ayrışma, İngiliz anne tarafından yetiştirilen Obama ile Yahudi damadıyla birlikte İsrail'e çok yakın duran Trump arasındaki politikaların farkından daha iyi anlaşılıyor.

Geriye dönersek; batı içindeki rekabetin anlamsızlığını ve yıpratıcı olduğunu düşünenler tarafından bir dizi adımlar atıldığını görebiliriz.

Petrol şirketleri, 1973'te Arap İsrail savaşlarının sonuncusu yapılınca OPEC'i kurdular ve fiyatları herkesi memnun edecek düzeyde ayarlamaya başladılar.

Seksenli yılların başlarında Ronald Reagen ile Margaret Thatcher ikilisi bu çekişmeye bir son verip ortak hareket etmek için çalıştılar.

Reagen kurşunlandı, Thatcher kendi partisince devrildi. Yani çekişmenin devam etmesinden fayda sağlayan güçlü bir lobi var.

J.F.Keneddy suikasti bu lobinin ilk büyük cinayetiydi.

Diğer taraftan İngiliz derin devleti konjonktüre göre masadan pay almak istediği zamanlarda ABD'deki Cumhuriyetçilere yakınlaşıyor. Tony Blair hukumetleri bu görevi en iyi şekilde yerine getirdiler.

Konjonktür değiştiğinde 2004 yılında olduğu gibi istifa ettirildiler.

Bahse konu istifa öncesinde İkinci Körfez Savaşı bitmiş, ABD ve İngiltere Irak'ı yarı yarıya paylaşmıştı. Birlikte olmaya ihtiyaç kalmayınca Bush terk edildi ve Demokratlar desteklendi.

İngiliz lobisi büyük çabalarla Obama'yı başkan yapınca her alanda İsrail çıkarlarına yönelik saldırılar yapılmıştı.

Arap Baharı, Müslüman Kardeşlerin yükselişi hep İngiliz desteği ve Obama'nın örtülü onayıyla olmuştu.

Sonraki yıllarda şaşkınlığı atan İsrail ve ABD'li Yahudi sermayesi, var gücüyle çalışıp durumu tersine çevirmeyi başarmıştı. Trump iktidara böyle geldi.

Akıllara; "Putin ve Rusya bu yakın dönemde hangi konumdaydı?" sorusu geliyor.

Blair-Bush yakınlaşması döneminde Rusya, karşılarına geçip, Almanya'yı da yanına alarak Avrasya stratejisine yöneldi, çok da başarılı olamadı.

Arap Baharı döneminde Putin-Netanyahu birlikteliği başladı.

Step Devi Rusya kendi başına bir süper güç değildir. Petrol fiyatlarını ve para piyasasını kontrol edemediği için bir partner ile yola çıkmak zorundadır.

Eski KGB ajanı Putin çok iyi bilmektedir ki; başka bir rakip güç ortaya çıkarsa Anglesakson ve Yahudi sermayesi ortak hareket edip rakiplerini tuş eder.

İşte bu gün Postmodern Soğuk Savaş, Suriye'de kendini gösteriyor ve çok kimse kimin hangi tarafta olduğunu anlayamıyor.

İran, İngiltere tarafından destekleniyor.

Rusya, Esat'ın arkasında durup üslerini garantiye almakla birlikte belli alanlarda İsrail'e göz yumuyor.

ABD, daha karmaşık durumda; İsrail adına İran'ın asimetrik gücü Hizbullah'a saldırmak isteyen Trump ile Obama'nın kurduğu sistem üzerinden Trump'ın bu amacına köstek olan Pentagon sürekli çelişkili hamleler yapıyor.

Kutuplaşma Amerikan tarihinde görülmemiş boyutlara ulaştı.

Francis Fukuyama'nın ifadesiyle; "Tarihte ilk defa en muhafazakar Demokrat, en liberal Cumhuriyetçiden daha liberal konumda."

Biz ne mi yapmalıyız?

Biz, dünyayı daha şeffaf daha objektif inceleyip seksenler öncesindeki gibi savrulmamalıyız.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - POSTMODERN SOĞUKSAVAŞ 4
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları