poyrazoğlu otomotiv etiler
19 Aralık 2018 Çarşamba

ÖZGÜRLÜK EVİ

Mustafa Örki

18-10-2018

“Ve bu Beyt-i Atiki/özgürlük evini ziyaret etsinler” hac/22,29

Hac ibadeti için ihrama giren mümin belli ibadetleri yerine getirmeyi söz vermiştir. Bu süre içinde bazı şeyler helal olduğu halde kendisine yasaklar. Hac kısaca “Tefeslerini “Arafat, Müzdelife ve Mina vakfeleri yapsınlar. Sonrasında cemarat yani şeytan taşlama önce ve sonra ziyaret tavafı ve say yapıp tıraş olarak tamamlamış olurlar.

Beyt-i atik özgürlük evi, saygın ve muteber anlamına gelir. Kâbe bizim için sadece hac için değil günde beş kez yöneldiğimiz kıblemizdir. Tüm ibadetlerin içinde tahrime vardır, namaza durduğumuzda sağa-sola dönmeyiz yanımızda olan ile konuşmayız. Zekât kendi malımızdan olan bölümü yiyemeyiz, oruçlu iken imsâk iftar arası yeme-içme ve cinsi münasebetten uzak dururuz.

İslâm hürriyeti esas alır zorlamaz, iman veya inkar eden serbesttir rabbimiz kullarını bilgilendirir tercihini kullarını bırakır. İrademizi biz ancak ibadetlerle güclendirebiliriz. Rabbimiz bu konuda zayıf olan kullarını bir kolaylık sağlamıştır. Bu ibadetlerin zorluk açısından uzun sure olanı hac ibadetidir. Hac ibadeti islamın özü ve özetidir, bu ibadet tıraş olup ihramdan çıkmakla asıl başlar. Hacca gidilir ama hac bitmez denir ki doğrudur. Ne zamana kadar sürer bir başka hac yapıncaya veya ölünceye kadar devam eder.

Asıl üzerinde durmak istediğimiz konu bizim özgür olup olmadığımız meselesidir. İbadet etmek-çalışmak ölüm gelinceye kadar devam eder. Bu süre içinde her zaman istekli olmak gerekir ama realite öyle değil. Bizim gibi bilgisi-düşüncesi inancı yetersiz müminler için o düzeyde bir hayatımız olmuyor.

Peki, ne yapacağız? Ben özgürmüyüm özüm gür mü? Diye sorarak işe başlayabiliriz. En iyisi arzu ve istekli oluşumuzdur. Bu mümkün değilse hasta olduğumuzda isteklerimizin azaldığında zoraki hayatta kalmak için yiyip-içtiğimiz gibi ibadet ve çalışma hayatımızı sürdürmeliyiz. Ve şu soru önemli ben bana hâkim miyim? İçimden ve dışarıdan gelen vesvese ayartıcı arzular mı bana sahip olmuş? Onlar mı bana yönetiyor?

İnsana düşen ya Allah’a dayanacak-güvenecek ve O’na tabi olacak veya adını ne koyarsak koyalım bir başka şeye. İlah tek ama insan oğlu Allah’ı gereği gibi tanıyamaz ise sahyelerini bulur ve onu ilah edinir. Bu heva veya hevesi olur fark etmez, zulumat çoktur.

İbadetlerin ve çalışmaların mutlaka bir kabı dış görünümü olur olacaktır. Ama asıl olan içidir, ibadetler bir araçtır asla gaye değildir. Hedef Allah rızası olmalıdır, “Hedef ve gayeler yüce olursa uğrunda ruh değil bedenler yorulur” el-Mütenebbi doğru söylemiş.

Bugün müslümanların gönlü yorgun niye ulvi bir gayesi yok. Var ama tayin etmemiş, işte islâm bize bu yolu ve imkânı veriyor. Niçin kullanmayalım?

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ÖZGÜRLÜK EVİ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları