poyrazoğlu otomotiv etiler
13 Temmuz 2020 Pazartesi

ORUÇ BİR TEVHİD EYLEMİDİR

Mustafa Örki

15-05-2020

Bu ayda oruç tutmakla çok şey kazanıyoruz. Kazandıklarımızdan biri de tevhidi anlamaktır. Tevhid kısa bir cümlecik söz yumağı gibi ama tüm hayatı içine alıyor, sözden öze doğru bir yolculuk yapmak mümkün. Ne kazanabiliriz? Şuur diyebilirim.

Tüm ibadetler tevhid eylemidir, tevhid birlemek Allah’tan başkasını Allah gibi değerli görmemektir. Ramazan ayında oruç tutanlar zengin-fakir, kadın-erkek bir oluyorlar. Tüm mesele görmek ve anlamaktan geçiyor. Nasıl mı şöyle oruç aç ve susuz kalmak insana pek de cazip gelmiyor. Sanki Mekke, Kâbe gibi, yeşillikler içinde bir yer değil. Kâbe Allah’ın evi ama siyah taşlardan yapılmış üstelik büyük değil.

İlk insanın hayatının başladığı yer dışarıdan bakıldığında göze kulağa hoş gelmiyor. Hâlbuki bu topraklar biz insanlar için önemli neden? Tüm Nebiler, Kitaplar savaşlar, yer altı-üstü zenginlik kaynakları burada. Bu ziraata elverişli olmayan topraklara gönül gözü ile bakmak durumundayız, ne diyor ne demek istiyor diye. Sahip olmak mı yoksa anlamak mı gerekir? Ciddi ve önemli bir soru, anlamak gerekiyor neden mi?

Çünkü burası vahyin merkezidir, çevresi mübarek kılınmış Mekke’dir “Şehirlerin Anası’dır” En’am,92 farklı kültürlerin buluşma noktasıdır. Âdem As ile başlayan hayatta yapılan“ilk Evdir” Ali İmran,96 ve bu yer “Ekinsiz vadidir” İbrahim,37 bize ne söylüyor? Veya bir başka deyişle çöle inen nur ve çöldeki insan hayatı ne kastediliyor?

İlk dikkat çekici ve sürekli yöneldiğimiz kıble Kâbe üzerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Müslümanlar günde beş defa yönelirler ve Hac ibadeti için Mekke’ye gideriz. Bu iki ibadette sadelik esastır. Namaz içinde mevki-makam biter her bir müslüman aynı saftadırlar.

Hac için ise ihram sade ve basit bir örtü esastır, Kâbe gibi. İnsanın insanlaşması sıradan biri gibi olmaktan geçer hatırlayalım: dışarıdan Medine’ye gelenler Mescide girerler farklı bir duruş-elbise içinde olmayan Hz. Muhammed’i tanıyamazlar ve “Muhammed kim derler” O sıradan biri değildir ama sıradan biri gibi yaşar. Aslında her ölünün cenaze namazı kılınırken“er kişi niyetine“denmesi de boşuna değildir.

Kâbe aslında tevhidin sembolüdür, birliğe çağırır, insanlar kardeştirler, kardeşler bölüşür. Bu mekân bize çağrıda bulunur davranışlarımızın iyi olmasını hatırlatır. Çünkü bu beytin sahibi Allah’tır, O bize iyilik yapmıştır, iyi merhametli olmamızı hatırlatır. Ve en önemlisi “Din günün sahibi” olduğunu haber verir.

Vahye üst olmuş bu toprakların insanın hayatı çöl hayatı en dikkat çekicidir. Yerleşim yerlerinde yaşayanlar bile yolculuk yaparlar veya çölün havasını hissederler, teneffüs ederler. Çölde yaşayanlar göçebedirler, basit ve sade bir hayat yaşarlar. Lazım olan ne varsa en basit olmalı ve kolay taşınmalıdır. Geçim hayvan sahibi ve göçebe bir hayattır, çölün şartlarına uyum sağlamak durumundadırlar. Metanetli dayanıklı bir yapıları ve cesur olmaları gerekir. Hicaz Mekke ve Medine böyle bir yerdir.

İçinde yaşadığımız dünya bizi dünya maddi olanlara sahip olmayı öneriyor. Evet, biz dünyalık olanlara sahip olalım ama bunlar bizi esir etmemeli. Sevgimiz ölçülü olmalıdır, Kâbe gibi süssüz sade ve basit olmalı şaşa ve gösterişli olmamalı. Huzurumuz var mı? Bu sorunun cevabı müspet değilse kendimizi hesaba çekmeliyiz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ORUÇ BİR TEVHİD EYLEMİDİR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları