etiler poyrazoğlu otomotiv

ÖNCE İNSAN (MI?)

Tarık Barbaros Pilevne

06-07-2017

Samanyolu adlı galaksimizde milyarlarca yıldız var. Bu, yalnızca bizim galaksimizde milyarlarca güneş sistemi olabilir anlamına geliyor. Kendi güneş sistemimizin küçük bir gezegeni olan Dünyamız, dört milyar yıl önce gaz halinde doğuyor. İki milyar yıl sonra kızıl bir ergimiş maddeye dönüşüyor. Canlı yaşamın evrimsel yolculuğu metan gazının anorganik karbon bileşimlerini toplamasıyla başlıyor. Aminoasitler yaşamın temel taşı elemanlar olarak sahneye çıkıyor. Klorofil üreten tek hücreli canlılar diğerleri ile beslenerek enerjiyi devinime dönüştürüyor ve hareketleniyor.

Günümüzden 550 milyon yıl önce başlayan Paleozoik çağda, Kambriyen dönemde tribolitler, daha sonra kafadan bacaklılar, eklembacaklılar ve 300 milyon yıl önceki karbon çağında da eğrelti otları ve atkuyrukları gibi bitkiler gelişiyor.

200 milyon yıl önce Mesozoik başlıyor. Trias, Jura ve Tebeşir Çağlarını kapsayan bu dönemde, balıklar ve sürüngenler, dinozorlar ve dişli kuşlar ortaya çıkıyor. (Jurassic Park filminde izlediğiniz canlılar bunlar)

50 milyon yıl önce başlayan Senozoik dönemin son bir milyon yılında insan soyunu da içinde barındıran primatların tarihsel macerası başlıyor. İnsansı yaratık dördüncü zamanın başlangıcında “Hominien” olarak Avustralya da görülüyor.

Kronolojik gelişim şöyle sürüyor;

İnsan soyunun ataları, maymunsu insan görünümünde 800 bin yıl önce Afrika savanalarında ortaya çıkıyor. “Homoerectus” adı verilen bu ilkel insanlar, taş baltalar kullanıp iki sözcüklü cümlelerle anlaşabiliyor. Beyin hacmi günümüz insan beyninin yarısı kadar olan bu canlılar, birinci buzul çağından sonra, Asya ve Afrika’ya göçerek yayılıyorlar. Toplu yaşayıp toplu avlanabilmelerine rağmen gelişimlerini sürdüremiyorlar.

“Pitekantrophus Erektus”, 450 bin yıl önceki 2. buzul devrinde (Uzak yontma taş çağı) yaşıyor, “Cava Adamı” olarak da biliniyor ve ayakları üzerine dikiliyor.

500 – 200 bin yıl önce “Naenderthal Adam” yaşıyor. 3. Buzul devrini atlatıyor. “Homofaber” (alet yapan insan) olarak tanımlanıyor. Genetik yapılanması farklı, onlar bizim kuzenlerimiz. Orta yontma taş çağında, insan soyu ile karışarak tarih sahnesinden çekiliyorlar.

100 bin yıl önce ise “Homo Sapiens” / Kromanyon / Akıllı İnsan ortaya çıkıp, insan soyunun atalığını üstleniyor.

10 bin yıl önceki Cilalı Taş Çağı ile birlikte ilk köy yaşamı başlıyor.

Hayvanlar evcilleştirilip tarım yapılıyor.

6000 yıl önce ırmak boylarında yaşam gelişiyor.

Mısır, Mezopotamya ve Ege kıyılarındaki uygarlıkların temeli atılıyor.

4000 yıl önce Sümerlerin yazıyı keşfi ile insanlık tarihi başlıyor.

Bilim, insanlığın özgeçmişini böyle anlatıyor…

Bu süreci farklı yorumlamak, yaradılışı Âdem ve Havva atalarımıza dayandırmak da mümkün…

Din ile bilimin tarihsel çelişkisini ve ilişkisini bu sütunlarda tartışmak anlamsız. İnsanın, evrenin ve dünyanın merkezi olma, onları sahiplenme iddiasını konu ediyorum ben! Gerçekten öyle mi? Zaman ve mekânın sonsuz boyutlarında bir toz zerresi bile değiliz bence! Dünyanın yaşı dört milyar yıl olduğuna göre, dört bin yıl neyi ifade eder? Rakamsal olarak milyonda biri; bir insan ömrüne indirgerseniz çok daha azını…

Kendisini her şeyin eksenine oturtan, çevresine doğaya ve diğer varlıklara saygısız davranan bencil ve çıkarcı görüşün popülist bir yansıması bence; Önce İnsan…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ÖNCE İNSAN (MI?)
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları