etiler poyrazoğlu otomotiv

OKUYUCULARIMLA HASBIHAL… SON 54 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYORUZ!

Ramazan Canural

27-02-2018

Haber ürkütücü…

“Son 54 yılın en kurak yılını yaşıyoruz”

Meteorolojik veriler böyle bildiriyor.

Bunun bir benzeri 1964 de yaşanmış demek ki. Daha biz bile çocuk muşuz.

Geçenlerde ilçemizde bulunan Yapraklı Barajının su seviyesi henüz 30 milyon metreküpü dahi bulmamıştı. Tam dolu olsa 144 milyon metreküp olması gerekiyor. Şimdi bakın, beşte birinden biraz fazla bir doluluk var. İnşallah önümüzdeki 1-2 ayda bol yağış olur da barajlarımız biraz daha dolar.

BENİM İŞİM HER DURUMDA ZOR…

Hikayeyi bilirsiniz…

Adamın iki damadı varmış. Birisi çiftçilik yapıyor, öteki toprak testi imal ederek geçimini sağlıyormuş. Bir gün büyük kızı gelmiş, şöyle sızlanmış: “Babacığım bu yıl çok kurak geçecek gibi. Eğer öyle olursa, biz mahsul kaldıramayız. Anamız ağlar.”

Bir başka gün küçük kızı gelmiş suratı bir karış. “Baba demiş şu havadaki kara bulutlara bak. Biraz sonra yağış şiddetli olacakmış. Bir sürü toprak testi yapıp güneşe koymuştuk. Onları kurutamazsak sermayemizin yarısını kaybedeceğiz. Yani anamız ağlayacak”

Bunun üzerine adamcağız başlamış ağlamaya. “Neden ağlıyorsun baba”, demiş küçük kızı.

“Annenizin durumuna ağlıyorum” demiş, babası. “Yağmur yağsa da, yağmasa da zavallı hep ağlayacak”

İşte benim işim de buradaki annenin durumu gibi. Çok yağmur yağsa, ilçemizin üçte ikisi henüz asfaltla kaplanamamış olduğundan, her tarafta derin su birikintileri ve çukurlar oluşacak. Vatandaşlarımız haklı olarak hep belediyeyi arayarak “bu çukurları ortadan kaldırın”, diye şikayette bulunacaklar. Ama çukurlar da o kadar çok olacak ki “kaldır, kaldır” bitmeyecek.

Yağmur yağmasa bu sefer kuraklık olacak. Bu da hem mahsullere zarar verecek hem de, yazın içme suyu sıkıntısı baş gösterirse olan yine belediyeye olacak.

Yani dostlar, benim işim her durumda zor.

BAZEN KENDİMİ ÇOK YALNIZ HİSSEDİYORUM

Hani insanda olur ya… Bazen kendini çok yalnız hissedersin. Herkes seni eleştirir. Kimse seni anlamaz. En yakınındaki insana, eşine bile derdini anlatamazsın…

İşte bende de bu durum, bu günlerde sık sık olur hale geldi.

O zaman Cahit Sıtkı’nın şu şiirini hatırlıyorum:

“Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne halden anlayan bulunur…

Ahh aklımdan ölümüm geçer.

Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur…

Ve gönül Tanrısına derki:

Pervam yok verdiğin elemden;

Her mihnet kabulüm, yeter ki…

Gün eksilmesin penceremden!..

Tam bu karamsar duygular içindeyken, internette bir yazı gözüme ilişiyor.

Oku babam, oku. Defalarca…

Buradaki özellikler tam da beni mi tarif ediyor, ne…

Oh be, iyiymiş yahu!..

Demek ki ben kaliteli bir adammışım, çok şükür!

İşte o yazı:

“HİÇ DİKKAT ETTİNİZ Mİ?

Kaliteli insanlar çoğunlukla yalnızdır.

Neden mi?

Çünkü:

Çizgisi sabittir, yaranmak uğruna çizgisinden sapmaz.

Yalaka değildir.

Yapmacık değildir.

Kişiliği sabittir, kişiden kişiye şekillenmez.

Nettir.

Dürüsttür.

Yüreklidir.

Karakteri sabittir, karşısındakine göre değişiklik göstermez.

Dili ile içi birdir.

Herkese aynı değildir.

Kimsenin oyuncağı olmaz.

Menfaate göre samimiyet kurmaz.”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - OKUYUCULARIMLA HASBIHAL… SON 54 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYORUZ!
Ramazan Canural - Diğer Yazıları
Bütün Ramazan Canural Yazıları