etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

ÖCALAN YAKALANDIKTAN SONRA 

Ufuk GÖKMEN

15-02-2018

Abdullah Öcalan bundan on sekiz yıl önce yakalandı.

PKK bu olayı uluslararası komplo olarak tanımlıyor ve 15 Şubat tarihinde sokak gösterileri yapmaları için vatandaşlara baskı yapıyor.

Ülke içinden belli bir kesim "Abdullah Öcalan ABD tarafından bize teslim edildi" diyerek, o dönemde yapılmış çalışmaları basite indiriyor.

Süreci şöyle bir hatırlayalım;

Doksanlı yılların ilk yarısında Irak'ta ortaya çıkan otorite boşluğundan faydalanan PKK, terörü alabildiğine tırmandırdı, büyük can kayıpları ve büyük acılar yaşattı.

Türk ordusu, ülke içinde göğüs göğüse mücadele vererek güvenliği sağlarken, otorite boşluğu olan K.Irak'a etkili sınır ötesi operasyonlar yapıp örgütü sindirdi.

Terör ile mücadele eden herkes özellikle sahada olanlar; "Olan biten bir Kürt sorunu değil, PKK terör örgütünün yok edilmesi sorunudur. " diyordu.

PKK Terör Örgütü, Öcalan ismi etrafında toplanmış cinayet şebekesiydi. Onların yansıttığı halkçı söylemlerin içinin boş olduğunu herkes biliyordu. Tek amacının kendi varlığını sürdürmekten ibaret olduğunu geçen zaman göstermekteydi.

Bu nedenle vatanseverlerin aklında; "Suriye'de bir eli yağda bir eli balda olan Apo yakalanmalıdır" düşüncesi hakimdi.

Abdullah Öcalan'ın ele geçirilmesi önemliydi, çünkü söylemleriyle halkın nezdinde karşılık bulamayan örgütler, yöneticisinin hamasi söylemlerinin peşinden giderlerdi.

Ve Türk halkı için bıçak kemiğe dayanmıştı, zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş Hatay'da, Öcalan'ı himaye eden Suriye'yi açıkça hedefe alarak; "Komşularımız bizim iyi niyetimizi yanlış yorumlamış... " dedi.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 1998 meclis açılışında; "Suriye'yi vurma hakkımızı saklı tutuyoruz" diyerek kararlılığımızı gösterdi.

Suriye alelacele Öcalan'ı ülkesinden çıkardı ve sığındığı bütün ülkelerde yapılan baskılar sonucu 15 Şubat 1999 günü terör örgütü elebaşı yakalandı.

Olaylar "Apo yakalanmalıdır" düşüncesinde olanları haklı gösterdi. PKK, Öcalan'ın varlığını kendi varlığıyla özdeş tutmaktaydı.

Öcalan, işlediği ağır suçlar kenarda tutulursa, kendisini dünyanın ekseni zanneden, bu anlayışla kurnazca görüşler üreten bir kişilikti. Bu düşünceyle, terör örgütünün içinde sivrilen kim varsa yok etti.

Yakalanınca ilk olarak TürkiyeCumhuriyeti Devletiyle anlaşmanın yollarını denedi, müteakiben avukatları aracılığıyla irtibat kurduğu terör örgütüne, varlığınızı devam ettirin hedefini gösterdi.

Kandil'de yuvalanan örgüt yönetimi Öcalan'ın sözde liderliğini kabul edip, toplu kararlar alarak hareket etmeye başladı.

Elemanlarını yurt dışına çıkarıp ikinci körfez savaşından bol mayın ve uzaktan kumandalı patlatma eğitimiyle çıktı.

Bu eğitimleri Irak'a girmiş olan yabancılardan aldı.

Az kuvvetle çok can yakma şeklindeki eylemleri tamamen yabancıların isteğine göre yapılmaktaydı.

Bir dönem PJAK olarak İran'a saldırdı. Türkiye'de şehirlerde hendek kazarak tutunmayı denedi. Nihayet Suriye'deki boşluktan, Türkiye sınırının altında bir solucan devlet çıkarmak amacında ilerliyor.

Burada kesin olan; PKK, iyice semirmiş üst yönetiminin aklıyla, her türlü dış desteği kabul edip, kandırılan gençlerin kanından nemalanmak hedefiyle hareket etmektedir.

Bu gün Türkiye için sorun olmaya devam eden terörün bir toplumsal ayrımcılık sorunu olmadığını, terör örgütünün yok edilmesi sorunu olduğunu yeniden söylüyorum.

Bundan yirmi yıl önce kısıtlı imkanlarla terörü sindirenlere minnetlerimi, terör örgütü elebaşını alıp getirecek iradeyi ortaya koyan devlet adamlarına da saygılarımı dile getiriyorum.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ÖCALAN YAKALANDIKTAN SONRA 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları