etiler poyrazoğlu otomotiv

NAZIM HİKMET VE PABLO NERUDA

Tarık Barbaros Pilevne

16-03-2017


Dev bir ozan, bütün dünya için yazdı / Dev bir insan, yığınlar için yüreği attı

Dev bir vatansever, acıyı vatanında tattı /Nazım, yüzyılımızın şirinde en usta ozan

Nazım, mertlik ve acının özdeşleştiği insan /Pablo Neruda / Santiago, Haziran 1973

Nazım Hikmet gibi evrensel bir değeri, Pablo Neruda’yı analım istedim bu gün.

Bu iki yurtsever şair, yaşamları boyunca insani değerlerin en yücesi olan emeğin savunucusu olmayı yeğlediler. Aralarındaki coğrafi uzaklıklar, kültür farklılığı, aşkın ve yaşamın şiirini yazan bu iki dev yürekli insanın dostluklarını engelleyemedi. Latin Amerika’nın özgürlük çığlığı, Şili’nin şiirsel sesi Neruda, 1904’de makinist bir babanın ve öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Allende’ye karşı düzenlenen CIA darbesinden birkaç gün sonra, 23 Eylül 1973’de Santiago’da öldü. 1971 Nobel Edebiyat Ödülü ile de onurlandırılan Neruda’nın anıları, “Yaşadığımı İtiraf Ediyorum” adıyla daha sonra yayınlandı.

“Ve halk / Toprağa gömülü / Tohuma durur bir yerde / Biz halkız / Yeniden doğarız ölümlerde” adlı ünlü dizeleriyle “Buğdayın Türküsünü” dile getiren ozan, Nazım’ın ardından ölüme şöyle sitem etmişti:

NAZIM’A BİR GÖZ ÇELENGİ

Neden öldün Nâzım?

Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız şimdi?

Senin bizi karşılarken ki gülümseyişin gibi pınar bulabilecek miyiz bir daha?

Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun ne yapacağız?

Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı, ateşle suyun birleştiği

Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?

Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler kazandırdın bana

Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları

Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar düşerlerdi orada, uzakta.

Yaşarken kendine seçtiğin

Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.

Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet sunuyorum

Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan

Halkların kavgasını ve kavgamı benim

Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...

Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da yalnızım sensiz.

Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle

Kuyu gibi kapkara zindanlardan

Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları

Ellerinde izi vardı eziyetlerin

Hınç oklarını aradım gözlerinde

Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin

Yaralar ve ışıklar içinde.

Şimdi ben ne yapayım?

Nasıl tanımlanır?

Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya

Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,

Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?

Teşekkürler, böyle olduğun için!

Teşekkürler o ateş için

Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca... (Türkçeleştiren: Ataol Behramoğlu)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - NAZIM HİKMET VE PABLO NERUDA
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları