etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

NAMAZ

Mustafa Örki

20-07-2017

(O,) Rahmândır, Rahîmdir” 1,3 Allah’u Teâlâ mutlak iyidir, iyiliklerin kaynağıdır

Hz. Muhammed (a,s) ise “ancak âlemlere rahmet/iyilik olarak gönderilmiştir” 21,107

Elbette gece-gündüz gibi dünyada iyiler ve kötüler olacak ve bunlar arasında mücadele kıyamete kadar sürecektir. Önemli olan kimin yanında durduğumuz ne olmak istediğimizdir. Bir mümin dünya ve ahiret iyi olmaya çalışmalıdır. O zaman neye ihtiyacımız var?

Bilgi-iman ve Salih amellere ihtiyacımız var. Bu üçlü bizi Allah’ın rızasını sevgisini götürecektir. Dünyada iken Allah’ın gönlünü almak işimiz olmalıdır “Bir gönüle girmek istiyorsanız önce seveceksiniz, seviyorum demekle işlerin hallolduğu nerede görülmüş?” Sevmek başka bir hâl, karşı tarafın gönlünde iz bırakmak bambaşka bir hâldir. Yine eskimez bir söz: “Aşığa Bağdat sorulmaz, ufukları aşar gider.” Bedelsiz, zahmetsiz bir sevgi yoktur. Bedel ödendikçe, zahmet çekildikçe karşı tarafın gönlünde iz bırakmak mümkündür. Her şeyden önce bütün bunların temelinde bulunması gereken harç ise ciddiyettir. Ciddiyetten yoksun olan sevmeler ve iddialar laf kalabalığından başka bir şey değildir.

Allah bizi seviyor mu? Sevmese halifelikle onurlandırırımıydı, bu şeref olarak yetmez mi? Evet. Peki, ne yapalım? Kulluk yapalım? Yol ve yöntem olarak Kurana ve ilk muhataplarını iyi tetkik etmeliyiz. İlk işimiz iman ve salât yani namazdır. Niye?

Namaz diğer ibadetlerin temelini oluşturur. Peygamberimiz davet vazifesini esnasında gördüğü direnç karşısında manevi enerciye güce ihtiyacı var idi. Namaz kesintisiz bir güç kaynağı olduğundan peygamber ve ashabı işte bu ihtiyacını namazdan alıyordu.

Bu ibadeti yerine getiren diğer ibadetleri daha rahat yerine getirir kötülüklerden kendini ve etrafını korur. Bu kural sadece peygambere ait değil tüm müminler içindir. Bir misal verelim

Hicretin 9.yılında Ta’ifli bir heyet Medine’ye geldi. Muğire b. Şube onlarla yakından ilgilendi. Mescidin bir köşesine çadır kuruldu. Olup biteni en iyi görebilecekleri yer olmasından dolayı. Hazırladıkları şartlara göre sadece peygamberi şahadet ediyorlar, siyası bir bağ kuruyorlardı.

Namaz-zekât yok, askerlik hizmetlerinden muaf tutulacaklar, Taif putu Menât dokunulmayacak, içki ve zina yasaklanmayacak, faiz işlemeye devam edecek gibi şarlara haizdi. Peygamberimiz namaz hariç diğer şartları kabul ettiğine dair rivayetler var ama kabul etmediği şartlarda var onlardan biri namaz idi ikna için şöyle dedi;

“Lâ hayra fî dînin lâ salâte fîhi= Kendisinde hiç namaz olmayan dinde, hiçbir hayır yoktur” buyurmuştur. "Namaz, Rabbimiz olan Allah'ın mevcudiyetini kabul ve ikrar eden kulun bir dış görüntüsüdür. Allah inancı taşıyan bir din, Allah'a ibadet etmek suretiyle onun mevcudiyetini tanımayı ifade eden bir hareketi içinde taşımıyorsa artık o din, bir din adını taşımaya layık değildir. Osman b. Ebi’l As (r.a)’ Ebu Davud no:3026

Sonra ne mi oldu? Namazı kabul ettiler ve döndüler, kısa bir sonra islamın tüm emirlerini yapar hâle geldiler. Ridde olaylarında Hz. Ebu Bekir (r,a) yanında yer aldılar. Onlar islamın ve emir ve nehiylerini sevdiler, ciddi davrandılar. Biz yeni bir dini kabul etmiyoruz, dinimizden şüphemiz yok.

Sakifliler en son Müslüman oldular, geç kaldılar ama girdikleri yolu sevdiler hayırlı insanlar kervanına katıldılar. Biz neden olmayalım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - NAMAZ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları