etiler poyrazoğlu otomotiv
23 Eylül 2018 Pazar

MİLLİ EGEMENLİK BÜYÜK ADAMLARA KARŞI 

Ufuk GÖKMEN

19-04-2018

Papua Yenigine, her ne kadar bir merkezi parlamentosu olsa da Vantog adı verilen topluluklardan müteşekkil bir ülkedir.

İngilizce "One talk" yani "Tek dille konuşma" anlamındaki kelimelerle terim haline getirilen bu ifade kabile anlamında kullanılmaktadır.

Papua Yenigine'de 900'den fazla dil konuşulduğu için kabileler doğal olarak konuştukları dille ayrışıyorlar ve benzer bir dili kullananlara o dilin Vantogu deniliyor.

Söz konusu kabileler bir büyük adam tarafından yönetiliyorlar.

Dünyadaki diğer toplumlara uzaklığı nedeniyle mutlakiyet, monarşi, cumhuriyet gibi yönetim şekillerine yabancı kalmışlar. Vantogların kendilerine özgü bir idare şekliyle yönetimi sağlanıyor.

Sözkonusu yöneticiler yani Büyükadamlar, babadan oğula devreden yetkiyle başa getirilmiyorlar.

Bir önceki Büyükadam'dan daha kaabiliyetli bir lider çıkınca, genel kabul sağlanırsa yer değiştiriliyor.

Söz konusu sistemde; tarım arazilerinin, meraların paylaşımında son sözü Büyükadam söyler, kimse itiraz etmez. Kaynakları kimin kullanacağı, kazanımların nasıl paylaşılacağı Büyükadam tarafından kararlaştırılır.

Büyükadam'ların akrabalarını kayırmaları doğal görülür. Öyle ya, Büyükadamı büyütüp yetişmesine katkı sağlamış olan akrabalarının avantajlı konumda olmaları normaldir.

Büyükadam yönetim

sistemini anlattıkça, kendi toplumumuz için komik ve kabul edilemez bulduğunuzu biliyorum.

Çünkü, biz bilyoruz ki; ortak akılla hareket etmeyen sistemler doğru yönde ilerleyemez. Özellikle akrabalarını kayıran yöneticiler haksızlık yapmış olur ve toplumsal huzurun bozulmasına sebebiyet verirler.

Papua Yenigine adalardan müteşekkil coğrafyası, ormanlık ve dağlık arazi yapısı nedeniyle kabile olarak yaşamaya mecbur kaldı. 1973'te kurulan bağımsız parlamento seçimleri ancak dört haftada tamamlanabiliyor ve meclisi büyük adamlar dolduruyor.

Aslında fazla şaşırmamak gerekir; zira bizim, medeni diye tanımladığımız toplumlarda iktidarı elinde tutanların, Papua Yenigine'nin Büyükadamları gibi yakınlarını kayırmalarına çok sık rastlanır.

Bu noktada size diyebilirim ki; Osmanlı İmparatorluğunu yozlaştıran ve karanlığa sürükleyen sebep bu kayırma düzenidir.

Osmanlı Devleti, yöneticilerin hesap verir olmasını tam olarak sağlayamamıştır.

Osmanlı Devletinin pek çok bölgesinde, yöneticilerin sistemi kendine yontması ve akrabalarını kayırması nedeniyle birlik ve beraberlik ortadan kalkmıştır.

Osmanlı Devletinin yıkılışını inceleyenler pek çok sebebi sıralarlar. Bu nedenler karşılaştırıldığında; ortak hedeften uzaklaşılmış olması ve milli birliğin zayıflamış olmasının en başta gelen yıkılma sebebi olduğu görülür.

Oysa 1513 yılında yazdığı kitapta Machivelli; Osmanlı Devleti'nin güçlü merkezi yapısını övüp uzun vadede bütün rakiplerine üstün geleceğini anlatıyordu.

Bu öngörünün üzerinden çok zaman geçmeden, 1579'dan sonra duraklama dönemine girildi ve adım adım geri gidilerek kurtuluş savaşına gelindi.

Biz, Kurtuluş Savaşında sadece düşmanları değil cehaleti de yendik. Büyük Önder Atatürk, milli birlik ve beraberliğin önemini biliyordu. Birliğin sağlanması için milli egemenliğin tesisi gerektiğine inanıyordu.

Bu düşüncesini daha zafere giden yolun ilk adımlarında Amasya Tamiminde dile getirdi.

Birlikte büyük bir askeri zaferi kucaklayan toplum, bunun yanında milli egemenlik ülküsüne inandı ve benimsedi.

Türk Toplumu bir millet olmanın bütün vasıflarını üzerinde taşımaktadır.

Milletin, milli egemenlikten ödün vereceğini ve iradesini Vantoglar gibi Büyükadamlara teslim edeceğini düşünmek, körlüktür.

Yazının hazırlanmasında, Francis Fukuyama'nın "Siyasi Düzenin Kökenleri" isimli kitabından alıntılar yapılmıştır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - MİLLİ EGEMENLİK BÜYÜK ADAMLARA KARŞI 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları