etiler poyrazoğlu otomotiv
18 Temmuz 2018 Çarşamba

MİLLİ  UYANIŞ MUSTAFA KEMAL'DİR 

Ufuk GÖKMEN

31-08-2017


Son yüzyılda yapılan savaşlarda kullanılan silahların etkisi nedeniyle bir genelgeçer kural ortaya konulmuştur; Taarruz edenin savunan karşısında üç kat daha kuvvetli olması gerekmektedir.

Sakarya Destanının ardından tamamen kurtuluş isteyen Türk Milleti düşmana taarruz hazırlıklarını başlattı.

Haziran 1922'de Türk Ordusu 186 bin kişilik mevcuda ulaşmıştı, lakin Yunan Ordusu'nun 200 bin kişilik tam donanımlı birliklerine taarruz etmek o dönemde bilinen askeri kurallara göre imkănsızdı.

Mustafa Kemal, milletin kurtuluş arzusunu yerine getirmek için elde mevcut kuvvetleri en etkili şekilde kullanmayı sağlayacak planı cephe komutanı İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Savunma Bakanı Kazım Orbay'a anlattı.

Yunan ordusu savunma hattını Menderes Irmağı ile Marmara Denizi arasına kurmuştu.

Yapılması gereken düşmanın dış kanadına en zayıf olduğu yerden vurup cepheyi güneyden kuzeye yarmak ve İzmir ile bağlantısını kesmekti.

Afyon'un güneyinde Tınaztepe bölgesi düşmanın güney kanadında taarruz için en uygun bölgeydi. Birinci Ordu bütün gücünü o bölgeye toplayacaktı.

Bu planın işlemesi için gizlilik ve baskın etkisi çok önemliydi. Bu nedenle iki ay içinde bütün intikaller gece yapıldı. Kağnıların tekerleğine bezler bağlandı, ses çıkarmadan koca bir ordu yürütüldü.

Bir tabur ise yanıltma amacıyla gündüzleri tam tersi istikamette göstere göstere gidip gizlice geri geliyordu.

Mustafa Kemal, meclisteki muhalefetin "Taarruz edilemiyor, gerekli hazırlık yapılmıyor" eleştirilerini gizliliği daha iyi sağlıyor diye zayıf savunmalarla geçiştiriyordu.

Ordu Komutanları Mahmut Şevki, Sakallı Nurettin ve süvari kolordusu komutanı Fahrettin Altay Paşalar bir futbol maçı bahanesiyle çağrılıp taarruz planı anlatıldı. Her biri imkansız olduğu görüşünü söyledi. Mustafa Kemal; "Millete karşı bütün sorumluluğu üzerime alıyorum" dedi. Karar verilmişti.

Ankara’da hükümet yetkilileri dışında hiç kimseyle taarruz konuşulmadı.
Mustafa Kemal, Konya'ya esir general Thowsend ile görüşme bahanesiyle çıktı.

Büyük gün geldi 26 Ağustos sabah 04.30 topçular düşman mevzilerini döverken Mehmetçik, Büyük Taarruz emrini bekliyordu.

Kararlaştırılan saat geldi, Başkomutan çadırda elinde kitap vardı. Yaveri içeri girdi, "Hazırız" dedi.

Millet kurtuluşa hazırdı. Mustafa Kemal emrini beş dakika geç verdi. Bunun sebebini halen kimse bilmiyor.

Taarruz başladı ve en gelişmiş imkănlarla yapılmış savunma mevzileri birer birer ele geçirildi.

Süngüleşmiş Türk Milleti kurtuluşa yürüyordu.

Başkomutan, birinci gün Şuhut Kocatepe'de müteakiben Zafertepe'de barut kokuları içinde savaşı yönetti.

Millet, önderinin nefesini hissederek kurtuldu.

Zafer, sadece Anadolu Türklerinin değil, bütün mazlum milletlerin zaferiydi.

Afganistan Elçisi Ahmet Han, “Ey süngüleri nur saçan akıllı, yiğit İslam ordusu” diye başlayan mektubunda “Esirlik zincirlerini parçalayan” Büyük Zafer'in, “Yalnız Anadolu'ya değil, Asya'nın, Afrika'nın en uzak köşelerine, en ıssız yerlerindeki kulübelerine kadar... nurlu sevinçler, neşeler saçtığını” belirtiyordu..

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - MİLLİ  UYANIŞ MUSTAFA KEMAL'DİR 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları