etiler poyrazoğlu otomotiv

Meme Kanseri & Farkındalık 

Gülnur PÜRDİK

19-10-2019

Kanser, eskiden nedeni bilinmeyen bir hastalık olarak kabul edilirdi. Yapılan araştırmalar kanserin genetik faktörün yanında havada, suda ve besinlerde bulunan zararlı kimyasallar ve bazı mikropların etkisiyle oluştuğunu ortaya çıkarmıştır. Kanseri oluşumunu destekleyen birçok risk faktörü olduğu gibi kanser hastalığının da birçok türü vardır.

Normal ve sağlıklı bir meme hücresinin değişime uğraması ve diğer vücut hücrelerine yayılması ile meme kanseri oluşur. Hem kadınlar hem erkekler meme kanseri olabilirler. Ancak kadınların en sık karşılaştığı kanser türüdür meme kanseri.

30 yaşını geçen her kadın her banyodan sonra kendi kendine yapacağı düzenli fiziksel muayene ile meme kanseri gelişimini takip edebilirler. Bu muayene de meme dokusunda bir farklılık olup olmadığı incelenmelidir. 40 yaşından sonra ise fiziksel muayeneye ek olarak her yıl düzenli olarak mamografi çektirmeli (meme filmi) ve düzenli olarak doktor kontrolünden geçmelidirler.

Kendi kendinize yaptığınız fiziksel muayenede

• Memede ağrı

• Memede veya memeye yakın olan kol altında şişlik

• Memenin büyüklüğünde veya şeklinde değişiklik

• Meme başında yumuşaklık ve akıntı

• Meme derisinde portakal kabuğu görünümü

• Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması

• Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle

gibi durumlarla karşılaşıyorsanız hemen doktorunuzla görüşmelisiniz.

Meme kanserinin oluşum nedenleri kalıtım ,hormonlar, beslenme olarak sıralanabilir. İçinde bulunduğumuz meme kanseri bilinçlendirme ayında, beslenmenin en önemli risk faktörleri arasında olduğunu gösteren birçok çalışma vardır.

Kansersiz bir yaşam için beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Besinleri pişirme ve saklama yöntemlerini gözden geçirin!

• Besinleri pişirmede uygulanan yüksek ateş yani doğrudan ateş teması ve yağda kızartma sırasında besinlerdeki protein ve yağın yıkımıyla zararlı kimyasallar oluşur. İyi kurutulmayan, uygun koşullara saklanmayan salça, fındık, tahıl ürünleri, kuru baklagiller, kurutulmuş meyvelerde çoğalan küfler kanser yapıcı zehirler üretirler.

Posa oranı yüksek besinleri artırın!

Vücudumuza aldığımız besinler sindirim sisteminde parçalanarak en son ince bağırsaktan kana geçer. Sindirim sırasında oluşan zararlı atıklar kalın bağırsaktan atılmazsa kanser yapıcı etki gösterirler. Yüksek lif içeren başta tam tahıllı ürünler olmak üzere meyve, sebze ve kuru baklagillere günlük beslenmenizde yer vererek gerekli posa ihtiyacınızı karşılamanızı ve kalın bağırsağınıza yardımcı olmanızı öneririm.

Fazla kilolarınızdan kurtulun!

Obezite, birçok hastalığa davetiye gönderdiği gibi kanseri hastalığının oluşumuna katkıda bulunur. Obezite kısaca vücuttaki yağ kütlesinin, yağsız kütleye oranla aşırı artması sonucu oluşur. Yapılan araştırmalar sonucunda besin öğeleri içinde kanserle en çok ilintisi bulunanın yağ olduğunu ortaya çıkmıştır. Yağ dokusunda kanser yapıcı zararlı kimyasallar biriktiğinden yağ alımı arttıkça kanser yapıcıların alımı da artmaktadır. Bu sebeple yaşınız ve cinsiyetinize göre normal yağ kütlesi yüzdeliklerinde olmanızı ve fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyerek kas kütlenize sahip çıkmanızı öneririm. Yumurta, az yağlı süt veya yoğurt, az yağlı peynir, lor ve çökelekte kanser riskini azaltıcı etki gösteren hayvansal besinlerdir.

Antioksidan besinleri bolca tüketin!

Antioksidan savunma sisteminin aktif olarak çalışması için başlıca koşul, yeterli ve dengeli beslenmedir. Çocukluk döneminden itibaren önerilen beslenme şeklinin uygulanması kanserden ve birçok hastalıktan korur. Ayrıca beslenmede çeşitlilik ilkesine uyulması antioksidan savunma sistemini güçlendirir. En iyi antioksidan vitaminler ise yeşil yapraklı sebzeler ve yenebilen otlar, domates, kara üzüm, kara dut, böğürtlen, narenciye grubu, sarımsak, soğan, lahana, pırasa,karnabahar, brokoli, kuşburnu, ceviz, fındık ve yağlı tohumlu besinlerin bulunduğu A vitamini, C vitamini ve E vitamini gruplarıdır.

Sigara içmeyin, pasif sigara içiciliğini önleyin!

Sigara dumanında yirmiden fazla kanser yapıcı kimyasal bulunduğunu biliyor muydunuz? Sigara içenler bunları vücutlarına aldıkları gibi sigara içilen ortamda yaşayanlar da bundan etkilenirler.

Fiziksel aktivite

Yapılan bir çok çalışmada orta düzeyde egzersiz yapan kadınların meme kanseri olma riskinin azaldığını vurgulamıştır. Aktif bir yaşam kansere karşı koruyucudur ve egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu sayesinde psikolojik olarak da mutlu olmayı sağlar.

Nefes aldığınız her dakika bedeninize gereken özeni göstereceğiniz günler dilerim…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Meme Kanseri & Farkındalık 
Gülnur PÜRDİK - Diğer Yazıları
Bütün Gülnur PÜRDİK Yazıları