etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

KUTLU ORMAN, ULU AĞAÇLAR, HAYAT AĞACI

Tarık Barbaros Pilevne

21-09-2017

KUTLU ORMAN, KUTLU AĞAÇLAR: Eski Türklerde orman kutlu bir mekân olarak bilinirdi. Yurt sevgisinin ve ülke birliğinin simgesi olan Ötügen Yış (Ötügen Ormanı), Göktürkler için Yer Tanrısının makamıydı. Orası Dünyanın merkeziydi ve Hakan da oradaydı. Türk mitolojisine göre Umay Ana, kutlu ağacın sahibiydi ve yeryüzüne inerken bu ağacı kullanırdı. Kübey Hatun bu ağacın içinde yaşar, ağacın köklerinden “Yaşam Suyu, Bengisu” akardı. Arzın ortasından göğe doğru uzanan Bay Terek’indallarından biri Güneşe, biri de Aya ulaşır. Üzerinde Tanrı Ülgen oturur; insanların koruyucusudur. Sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayından geceyi, gündüzü, güneşi yönetir. Ağacın tepesinde Türklerde önemli bir mitolojik öğe olan çift başlı kartal Öksökö yuvalanır. Bu kuş bakır tırnaklıdır, altın (renkli) kanatları vardır; pençeleriyle ay’ı ve güneş’i tutar; gökten yıldırımlar indirir, göğün kapısını bekler. Gece ve gündüzü, ak ve karayı, aydınlık ve karanlığı (yaruk ve karuk), evrendeki çiftliği, zıtlığı simgeler. Efsaneye göre, iki kartal, yer ve göğün tam ortasında evrenin dönüşüne uyarak birbirlerinin etrafında dönmeye başlar ve kaynaşıp tek varlık olurlar. Çift başlı kartal figürü geçmişte; Hitit, Akad, Asur, Bizans ve Selçuklu’da kullanılmıştır. Orta Asya Şamanizm’ine göre Kartal, insanlara gökyüzü yolculuklarında refakat eder, kuşlar arasında ululuk ve yükseklik timsalidir. Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Bay Terek kulesi, Orta Asya mitine uygun olarak düzenlenmiştir ve üzerindeki küresel form kutsal kuş Samruk (Simurg) yumurtasını simgeler... (Türkiye Ormancılar Derneği'nce Kasım 2017'de Antalya'da düzenlenecek olan 4. Ulusal Ormancılık Kongresi'ne sunduğum "Kadim Kültürlerde Hayat Ağacı" adlı bildiri notlarımdan.)

ESKİ TÜRKLERDE ULU AĞAÇLAR: Ulu ağaçların kutsanması, aynı zamanda Tengri’ye gösterilen hürmetin de bir işaretiydi. Kadim kültürlerde kutlu ağaçlar genelde mitolojik atalarla ilişkilendirilirdi. Hunlar arasında bazı boylar ağaçtan türediklerine inanırlardı ve söylencelerinde bu yolda anlatımlar vardı: “Selenge yöresinde bir ağaçta bir budak oluşmuş, bundan beş erkek çocuk çıkmış…” Türk boylarından olan “Kıpçak” ağaç kovuğu anlamına gelir; Oğuz Destanında ağaçtan yaratılma / türeyiş efsanelerine rastlanır. Oğuz kahramanı Basat, hasmı olan Tepegöz’e şöyle haykırır: “Atam adın sorar olsan Kabaağaç, anam adın sorar olsan Kağan Aslan!” Dede Korkut'un hayır duaları arasında “Kabaağacun kesilmesün!” sözleri geçer. Osmanlı’da da “Devletlu” ağaçlar vardı: Sultan Murat Gelibolu’ya çıkmış, Malkara'ya doğru birçok yeri fethetmiştir. Aşıkpaşazade bu sefer için şöyle der: “Vardılar, ol yere kondular. Murat Han dahi bir kabaağaca arkasın verdi, okurdu. Bir lahza geçtikten sonra adamlar geldi. Biri biri ardınca kim; Hanum, Hakteala kudretiyle ol hisar yıkıldu! deyu muştu verdiler. Ol ağaca kim Han arkasın vermiş idi, Han eğitti: Bu ağaç, Devletlû Kabaağaçtur...” Kâtip Çelebi'nin anlatımına göre ise; Polonyalılara ait bir kalenin alındığı haberine çok sevinen Sultan, altında gölgelendiği ağaca “Devletlû Kavak” adını verdi. Selçuklu ve Osmanlılarda; cenneti temsil etmesi ve uzun ömrün göstergesi olarak; çinilerde, taş süslemelerinde, halı ve kilimlerde, hurma ve servi motifli beş, yedi ve dokuz dallı ağaç motifleri kullanılmıştır... (Türkiye Ormancılar Derneği'nce Kasım 2017'de Antalya'da düzenlenecek olan 4. Ulusal Ormancılık Kongresi'ne sunduğum "Kadim Kültürlerde Hayat Ağacı" adlı bildiri notlarımdan.)

HAYAT AĞACI: Ulu ağaçlar diğer kadim kültürler içinde de önemli yer tutar. Onlar, zamanla ve doğayla barışık olan ve hayranlık duyulan varlıklardır; dayanıklılık, güç ve gururun temsilcisidirler. Etnografya, din ve mitoloji unsurları ile beslenen tüm kavimlerde karşılaştığımız, etnik hudutları aşan, evrensel bir inanış olgusu da Hayat Ağacı’dır. Evrenin direği, barışın, bereketin, bilimin, hikmetin, kudretin ve sonsuzluğun sembolü olan bu kült, dünyanın birçok yerinde yaygınve benzer çizgiler üzerine kurulmuştur. Çeşitli kültürlerde ritüel, masal, destan ve söylencelerin konusu olmuş, benzer tanımlamalarla fakat değişik adlarla anılmıştır. Sözgelimi Hint metinlerinde “Boddhi”, Çin’de ise “Kiyen Mu” olup, dokuz dallı, dokuz köklü, dokuz göğe ve dokuz kaynağa dokunan bir külttür. Eski İran’da ölümsüzlük meyvesinin yetiştiği Haoma (Huma) ağacı, ortaçağ Saksonlarınca “İrminsul” olarak adlandırılır ve üzerinde gökyüzünü taşıdığına inanılırdı. İslamî gelenekte ise “Tuba Ağacı” huzur ve mutluluk çağrıştırırdı. Görüldüğü gibi söz konusu olan bizatihi ağaca tapınma değildir, ağaçlar kutsalın bir yansımasıdır. Aşağıda faklı kültürlerde Hayat Ağacı figürleri yer almaktadır... (Türkiye Ormancılar Derneği'nce Kasım 2017'de Antalya'da düzenlenecek olan 4. Ulusal Ormancılık Kongresi'ne sunduğum "Kadim Kültürlerde Hayat Ağacı" adlı bildiri notlarımdan.)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KUTLU ORMAN, ULU AĞAÇLAR, HAYAT AĞACI
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları