etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2019 Perşembe

KİŞİLİK OLUŞUMU

Mustafa Örki

11-07-2019

“Allah’a iman edip salih amel yapanları, ebedi kalmak üzere içinde ırmaklar akan cennetler yerleştireceğiz. Bu, Allahın gerçek vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir” Nisa/2, 122

Bir mümin için elbette doğru bilgi düşüncesini ve imanını alt yapısını oluşturacaktır. Dengeli bir hayat ibadet ve salih amalleri onun kişiliğini oluşturacaktır. Kur’an ve Hz. Muhammed sav hayatı bizim için örnektir.

Ahlak: Lügatte; seciye, tabiat huy gibi anlamlara gelen "hulk" veya "huluk" kelimesinin çoğuludur.

Istılahta; insanın iyi veya kötü olarak vasıflandırılmasına yol açan manen nitelikleri, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlar bütünü ve bu konularla ilgili ilim dalıdır. (T.D.V.)

Hz. Muhammed As için el-Emin olarak bilinmesidir. Mekke Müşriklerinin ve kendisinin neden ben resul-elçi olarak görevlendirildiğinin cevabı emin oluşundadır.

Emîn sözlükte “kendisine güvenilen, hıyanet etmeyen, sözünde duran, vefalı; başkalarından korkmayan kimse” anlamına gelir. Kaynaklarda belirtildiğine göre Hz. Muhammed, Allah’u Teâlâ’nın himayesiyle risalet öncesi devrinin yaygın kötülüklerinden hiçbirine bulaşmadan tertemiz büyüdü. Çevresinde en mert, en iyi huylu, en asil, komşuluk haklarını en iyi gözeten, en uysal, en doğru sözlü ve en güvenilir kimse olarak tanındı. Allah Teâlâ bütün bu iyi sıfatları onda bir arada topladığı için “Muhammedü’l-emîn” lakabı ile meşhur oldu.

Hz. Muhammed’in gençlik yıllarına rastlayan Kâbe’nin tamiri ve Hacerülesved’in yerine konulması olayındaki rolü ve gördüğü kabuldür. Her kabilenin bu şerefli işte pay sahibi olmayı istemesi üzerine ihtilâf çıkmış, problemin çözümü ertesi gün Kâbe’nin önünde görülecek ilk şahsa bırakılmıştı. Yolu beklenen bu zatın Hz. Muhammed olduğu görülünce herkes, “el-Emîn geliyor” diye memnuniyetini belirtmişti (Müsned, 3, 425). Yine İslâmiyet’ten önce, haksızlığa uğrayanların hakkını korumak üzere Mekke’de kurutan hilfü’l-fudûl cemiyetine aktif bir üye sıfatıyla katılmıştır. İslâm’dan önce Kureyş’ten bazı kişilerin kıymetli eşyalarını Hz. Muhammed’e emanet ettikleri de bilinmektedir.

“Birine emniyet edip güvenen” anlamındaki emîn kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de Resûl-i Ekrem hakkında, “O Allah’a inanır, müminlere güvenir” (et-Tevbe 9/61) ifadesi içinde geçmektedir. Yemen’den gelen bir malın taksimi sırasında, “Allah’tan kork yâ Muhammed!” diyen birine Hz. Peygamber, “Yoksa siz bana güvenmiyor musunuz? Ben göktekilerin bile eminiyim” demiş (Buhârî, “Meġāzî”, 61); diğer bir rivayete göre ise. “Bana siz güvenmezseniz yeryüzündeki insanlar hakkında hiç Allah güvenir mi?” karşılığını vermiştir Buhârî, “Enbiyâ”, 6, “Tevḥîd” Gönlü İslâm’a tam manasıyla ısınmamış bazı kimselerin itirazları bir yana bütün sahabeler Resûl-i Ekrem’i emîn olarak tanımış ve ona bağlanmışlardır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KİŞİLİK OLUŞUMU
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları