poyrazoğlu otomotiv etiler
19 Aralık 2018 Çarşamba

KISACASI

Tarık Barbaros Pilevne

08-11-2018

TÜRK KİMLİĞİ ÜZERİNE: Şevket Süreyya genç bir öğretmenken, Birinci Dünya Savaşına Doğu Cephesi’nde katılır. Bir gün takımındaki erleri toplayarak şu soruyu yöneltir: Siz kimsiniz, kimlersiniz? Osmanlı coğrafyasının değişik bölgelerinden gelen gençler kendilerini ifade ederler: Sünni’yim, Aleviyim, Çerkez’im, Abaza’yım, Türkmen’im, Yörük’üm, Gürcü’yüm, Pomak’ım, Arabım, Lazım, Kürdüm... Şevket Süreyya sorar: "Peki, Biz Türk değil miyiz?" Takım bu kez hep bir ağızdan yanıt verir: "Estağfurullah!.."Yazar, ulus bilincinden yoksun bir topluluğun, millet olma yolundaki macerasını “Suyu Arayan Adam” adlı eserinde anlatır. “Türk Kimliği” üzerine derin araştırmaları olan Bozkurt Güvenç şöyle diyor: "Kimsin, sorusuna verilecek yanıtlar bir'den çok olabiliyorsa, kimliklerin öncelik sırası bile sorun olabilir. Bu nedenle çeşitli köklerden gelen insanların kimlikleri, 'Anayasal Vatandaşlık' çerçevesinde yer almalıdır." Burada tanımlanan Türklük, bir kökeni, etnisiteyi değil, bir ulusun üst kimliğini belirler. Ata’mızın “Ne Mutlu Türküm Diyene!” sözünde ifadesini bulan anlayış da budur. Hâsılı fazla deşerseniz, kaşırsanız altından Çapanoğlu çıkar. Dirliğimizi, birliğimizi ve düzenimizi bozarsınız...

***

"GEOMETRİ" Atatürk tarafından Türkçe geometri terimleri kullanılarak 1936 yılının sonunda yazılmıştır. 1936 yılının sonbaharında Atatürk, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ve Agop Dilaçar'ı Beyoğlu'ndaki Haşet Kitabevine gönderir ve Fransızca geometri kitapları aldırır. Kitaplar gelince uzmanlarla beraber gözden geçirir ve geometri kitabının ilk çalışmalarına başlar. Kış ayları boyunca Dolmabahçe Sarayında çalışan Atatürk'ün hazırladığı kitap, Kültür Bakanlığı tarafından 1937 yılında yayınlanır. Kitabın yazarının Atatürk olduğu kitapta belirtilmez, sadece kapağında “Geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca neşredilmiştir” şeklinde bir not düşülür. Atatürk'ün bulduğu bu terimler bugün de kullanılan; boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi sözcüklerdir...

***

ŞİİR: Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olamaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Yoksa cinayetler alır yürür, insan insanın yüzüne bakamaz olur. Savaşlar şiirsizlikten çıkar, cinayetler şiirin okunmadığı yerlerde işlenir. Bir delikanlı Orhan’ın şiirlerini okumuşsa, içi titremeden, gözü yaşarmadan, insana , ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya İstanbul’a bakamaz. Kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez. Orhan’ın şiirini okuyan kız-erkek kimseyi öldüremez, kimseyi dövemez, kimseye sövemez...” (Sait Faik Absıyanık)

***

KRAL KÂHYA: Savoie’lı bir köylü demiş ki: “Şu akılsız Fransa kralı biraz işini bilse pekâlâ bizim beyin kâhyası olabilir.” Adamın hayal gücü efendisinin üstünde bir büyüklük tasarlayamıyor. Ancak evrenin değişen sınırsızlığını görebilen, kendini onun içinde ufacık bir nokta olarak düşünebilen insan, her şeyin gerçek değerini bilebilir...(Denemeler / Montaigne)

***

DEĞER BİLMEK: Ünlü bir ressamın sergisine giden çocuk, çok değerli bir tabloyu gösterir: "Şu resmi çok beğendim, onun fiyatı nedir?”“Ne kadar paran var?” Çocuk cüzdanından çıkardığı tüm bozuk paraları masanın üstüne koyar.“İşte bütün param bu” Ressam parayı alır: “Tamam ufaklık, senindir!” resmi paketletip çocuğa verir. Olayı baştan itibaren izleyen ressamın bir arkadaşı; "Sen deli misin, ne yaptın? O resmi çok daha pahalıya satabilirdin!" der.“Haklısın ama tüm varlığını verecek kadar, bu resmi kim isteyebilir ki?”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KISACASI
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları