etiler poyrazoğlu otomotiv

Kış Sebzelerinden Gelen Afiyet

Gülnur PÜRDİK

23-11-2019

Mevsimlerin değişmesiyle birlikte soframızda yer alan sebzeler de değişiyor. Kış mevsimi, sebzeler yönünden çeşitliliğin fazla olduğu mevsimlerin başında gelir. Genele bakıldığında ise çok da tercih edilmeyen sebzelerin olduğu bir dönemdir. Menüde kapuska, zeytinyağlı brokoli, portakallı kereviz, pırasa, ıspanak yemeğini gördüklerinde burun kıvıran, bugün dışarıda mı yesek diyenlerinizi maalesef çok duydum. O yüzden kış sebzelerinin yararlarından kısaca bahsedip, bu kış ile birlikte daha fazla sebze tüketmenizi sağlayabilirsem, ne mutlu bana.

Sebzeler antioksidan maddeler bakımından zengin kaynaklardır. Bu yönde yapılan çalışmalar, sebzelerin kalp sağlığının korunmasında, diyabetin önüne geçilmesinde, kansere ve yaşlanmaya bağlı oluşan çeşitli hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu göstermektedir.

Kış sebzeleri arasında yer alan lahana grubu sebzeler; beyaz ve kırmızı baş lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası gibi baş ve taç kısımları tüketilen sebzelerin yanında, kökleri tüketilen turp ve alabaş, yaprakları tüketilen yaprak lahana, tere, roka gibi türleri içermektedir.

Bu sebze türlerinin tüketiminin, vitamin içerikleri ve kükürtlü bileşikler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı koruduğunu bildirmektedir. Bu tür sebzelere özgü keskin, acımsı tat ve aromayı sağlayan yine kükürtlü bileşiklerdir. Vurgulamak istediğim nokta, kış sebzeleri hazırlık ve pişirme evrelerinde yaydıkları koku sebebiyle tercih edilmez ancak hoşlanmadığınız o kokuların kaynağı, bedeninizde parayla satın alınamayacak etkilere sahiptir.

Kışlık sebzeler arasında yer alan soğan, sarımsak ve pırasa kükürtlü bileşiklerce zengin diğer önemli türlerdir. Soğan ve sarımsak, taze veya kurutulmuş olarak yemeklerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu gruptaki sebzeler, diğer sebze türleri gibi karbonhidrat, protein, lif, potasyum, fosfor, kalsiyum, demir ve C vitamini gibi besin maddeleri ve vitaminler içermektedir. Ancak, türler arasında besin maddesi içeriği yönünden farklar bulunmaktadır. Örneğin sarımsağın protein, karbonhidrat, fosfor ve C vitamini içeriği soğana ve pırasaya göre daha yüksek, pırasanın demir ve folat içeriği ise soğana ve sarımsağa göre daha fazladır.

Çiğ sarımsağın kokusunu azaltmak ve yemeğe lezzet vermesi için uygulanan pişirme sırasında yüksek ısı, pH, pişirme süresi gibi etmenler biyolojik yararlılığını etkileyebilmektedir. Yani sarımsağın kokusunun yanı sıra anti-kanserojenik ve anti-mikrobiyal özelliğinin azaldığı bildirilmektedir.

Havuç, A vitamininin öncü maddesini içerir. Mor havuçlarda ise antosiyaninler bulunmaktadır. Antosiyaninler, bitkilere çarpıcı kırmızı, mavi, mor renkleri veren ve çok yaygın olarak bulunan yapılardır. Bu özellikleriyle mor havuçlar, vitamin, mineral ve antioksidan içeriği bakımından önemli potansiyele sahiptir. Salatalarınıza bol bol mor havuç ilave etmenizi tavsiye ediyorum.

Kereviz, kökleri ve yaprak sapları sebze olarak tüketilen bir türdür. Diğer sebze türlerinde olduğu gibi temel besin içeriği yanında, vitamin, mineral içeriği yüksek lifli sebzelerdir. Yüksek lif ve düşük kalori içeriğiyle diyet listelerinin favori sebzelerindendir. Araştırmalar, kereviz içerisindeki apigenin adlı bileşenin antioksidan niteliği taşıdığını ve genetik yapının değişmesini engelleyerek kanser hücresi oluşumunu engellediğini ortaya koymaktadır.

Ispanak ve pazı, aynı familya içerisinde yer alan sebzelerdir. Yeşil yapraklı sebzelerden olan ıspanak magneyzum, potasyum, demir mineralleri bakımından zengindir. 100 gr. ıspanak günlük magnezyum ihtiyacının %20’sini, potasyum ihtiyacının %16’sını, demir ihtiyacının %15’ini karşılamaktadır. Vitamin içeriği de yüksek olan ıspanakta, K vitamini, A vitamini, folat ve C vitamini bulunmaktadır. Ispanakta bulunan Lutein özellikle göz sağlığı bakımından yararlı bir bileşiktir. Luteinin göz içerisinde birikerek oksidatif stresi azalttığı ve katarakt oluşumuna karşı gözü koruduğu belirtilmektedir.

Özellikle 40 yaş ve sonrası kadınlar için önerdiğim pazı ise potasyum ve magnezyum mineralleri bakımından zengin, demir içeriği bakımından ıspanak ve pırasadan sonra gelen bir sebzedir.

Her sebze farklı bir özelliği ile öne çıkarak sağlık açısından yararlar sağlamaktadır. Yetiştiricilik sırasındaki ve sonrasındaki koşullar (hasat sonrası muhafaza, işleme, pişirme), tüketen bireylerin yararlanma düzeylerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle her sebze grubundan ürünlerin, yeterli düzeylerde beslenme programlarına alınmasının en doğru yaklaşım olacağını düşünüyorum.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Kış Sebzelerinden Gelen Afiyet
Gülnur PÜRDİK - Diğer Yazıları
Bütün Gülnur PÜRDİK Yazıları