etiler poyrazoğlu otomotiv

KERBELA 

Ufuk GÖKMEN

07-10-2017



İslam tarihinde herkesin kalbinde derin yaralar açan bir anı olarak yaşıyor Kerbela.

Hz. Muhammed'in çok sevdiği torunlarından Hz. Hüseyin, 1337 yıl önce, yine Müslüman güçler tarafından katledildi.

İslam peygamberi torunlarına çok değer verirdi, sırtında oynuyorlar diye dakikalarca secdede beklerdi. Onları hediyesiz karşılamazdı. Bu güzelliklere şahit olanlar, ne yazık ki elli yıl içinde kanlı savaşlara ve Kerbela'da yaşanan acıya şahit oldular.

Kerbela olayı hakkında yanlış bilinen ve anlatılan çok ayrıntı var.

Sünni toplumu üzmemek için ya da Şii toplumu birbirine daha yakınlaştırmak için olanlar farklı anlatılıyor.

Konuyla ilgili objektif degerlendirmeyi yapmış bir hıristiyan araştırmacının; Lesley Hazleton'un "Peygamber'den Sonra" isimli kitabını tavsiye ederim.

Öncelikle bu güne kadar duyduğum ve yanlış olduğunu öğrendiğim söylentilerden ve asıl doğrulardan bahsedeyim.

Hz Hüseyin, genç, delidolu bir ergen değildi. Olay tarihinde yaklaşık 55 yaşında olgun, dini iyi bilen ve yöneticilik vasıflarını üzerinde taşıyan bir lider adayıydı.

Kufe'ye halifelik iddiasıyla gitmişti ancak yanında bir ordu yoktu sadece 72 koruması mevcuttu.

Ebu Sufyan'ın oğlu Muaviye, Hz. Ali şehit olunca, Hz Hasan'a "Öldükten sonra halifeliği devredeceğine" dair söz verip halife olabilmişti.

Muaviye öldüğünde, Hz Hasan hayatta değildi. Hz. Hüseyin haklı olarak halifeliği devralmak üzere Kufe'ye yola çıkmıştı.

Emeviler, Şam'da hüküm sürüyordu, Muaviye'nin oğlu Zeyd oradan halifeliğini ilan etti.

Irak halkı Kufe'den, Hz. Hüseyin'i başlarına geçmesi için davet eden binlerce mektup yazdı.

Lakin Muaviye'nin oğlu Zeyd tahttan vazgeçmiyordu. Üvey amcası zalim Ziyad'ın oğlu Ubeydullah'ın valiliğini yeniden onayladı.

Babası kadar zalim olan Kufe valisi, Hz. Hüseyin'e karşı ordu tertip edince Kufe halkı halifelik davasından vazgeçti. Hazır olduğunu bildiren 12 bin kişi kabuğuna çekilmişti.

Kervanı engellemekle görevli komutan Hurr, sadece kervana refakat ediyordu ve kimseyi öldürmeye niyeti yoktu.

İşte Kerbela'nın hazin hikayesi Hz. Hüseyin'in o anlarda verdiği karar üzerine başladı; "Zulme karşı tek başına dahi olsa yürüme" kararı aldı.

Hz. Hüseyin, Kufe şehrini ele geçirmek için yürümedi, Fırat Nehrinin yakınına doğru ilerlemeyi tercih etti.

Kufe valisi, Hz. Hüseyin'in üstüne gönderdiği komutanı değiştirdi ve Şimr adındaki zalimi kesin olarak kervanı durdurmak üzere talimatlandırdı.

Ne yaptığının farkına sonradan varacak olan saldırganlar, önce kervanı ablukaya alıp susuz bıraktılar.

Dayanamayıp su getirmeye gidenleri şehit ettiler.

Son olarak Hz. Hüseyin'i şehid edip tarihin 1680 yılının ekim ayını gösteren sayfalarını kana buladılar.

Kerbela, hafızalarda öyle yer etti ki; insanlara her zaman güçsüz de olsalar zulme karşı direnmenin doğruluğunu gösterdi.

Hz. Hüseyin ve evlatları Müslümanlar bölünsün diye şehit olmamışlardı. Aksine bu ortak acı herkesi birleştirmeli ve haksızlığa karşı dirençli olmayı sağlamalıdır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KERBELA 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları