etiler poyrazoğlu otomotiv
26 Ağustos 2019 Pazartesi

KENT KÜLTÜRÜ

Asil Türk

10-05-2019

Denizli’mizde Asrın Projesi olarak hayatımıza giren su ve kanalizasyon şebekelerinin yenilenmesi, bu yenileme ile birlikte yağmur sularının toplanması ve değerlendirilmesi, elektrik kablolarının ve telefon hatlarının yer altına alınmasının uygulamada yapılan hatalar dışında doğruluğu tartışmasızdır. Denizli’nin modern bir kent olarak sağlıklı bir altyapıya kavuşması gereklilikten de öteye zorunluluktur.

Pek çok mühendisin de ifade ettiği gibi sıfırdan bir binayı yapmak eski bir binada tadilat yapmaktan daha kolaydır. Bu nedenle yüzyıllar önce plansız olarak kurulmuş olan Denizli Kasabası’nın Denizli Kentine dönüştürülmesi hiçte kolay değildir. Bugün, kazı çalışmaları devam eden Leodikeia ve Hierapolis (Pamukkale) antik kentlerinde hippodomik (ızgara) sistem olarak ifade edilen son derece modern bir şehircilik alt ve üst yapısının yüzyıllar önce kurulduğunu ayni coğrafya içinde görmekteyiz. İki yerleşim kültürü arasındaki temel farkın yerleşik hayata geçiş sürecinden kaynaklandığı aşikârdır. Yüzyıllar önce bu coğrafyada kurulan antik kentlerde yasayan insanların yerleşik hayata atalarımızdan çok daha önce geçtikleri ve ızgara sistemi ile anılan şehircilik anlayışını ve planlarını benimsedikleri, atalarımızın ise daha çok çadırlarda göçebe hayatı sürdükleri ve yerleşik hayata çok daha sonraki tarihlerde geçtikleri tarihsel bir gerçektir.

Atalarımızın yerleşik hayata geçerken de göçebe kültürünün etkisi ile tamamen planlamadan uzak yöntemlerle evlerini inşa ettikleri Denizli’mizde, yüzyıllar önce kentinin kuruluşunda yapılan bu hatalar ve plansızlıkların bedelini bugün tüm Denizli’de yaşayanlar olarak ödemekteyiz. Bu nedenle de aynı hataları yapmamak son derece önemlidir.

Denizli Belediyesi tarafından yapılan çalışma Denizli Kentinin geleceği bakımından olduğu kadarı ile yatırımın büyüklüğü ile de son derece önemlidir. Yüzyıllar önce yerleşik hayata geçen ve ızgara sistemini kullanan insanların yaşadığı bu coğrafyadaki yerleşim kültürünü devam ettiren Avrupa Ülkelerine gittiğimizde yolların son derece geniş bir şekilde açıldığını, kaldırımların yaya kullanımı için geniş bir şekilde tasarlandığını, bisiklet yollarının ayrıldığını görmekteyiz. Avrupa’nın daha da ötesini görmek için Japonya’yı örnek almak gerekmektedir.

Japonya’da özellikle engelli insanlar için empatik düşünce ile hareket edilmiştir. Gözleri görmeyen vatandaşlarının kaldırımlarda yönlerini rahatlıkla bulabilmeleri için bir sıra kaldırım taşı üzerinde düz kabartma çizgiler konulmuş, dönüş yerlerinde ise bu kaldırım taşı kabartmaları noktalar ile ifade edilmiştir. Böylece gözleri görmeyen bir kişi ayağının altındaki düz çizgiyi takip etmekte, noktalı alana gelince dönüş yeri olduğunu anlamakta, üst geçitlere geldiğinde ise trabzana elini dokundurduğu ilk yerde Braille (Körler) Alfabesi ile yazılmış bulunan yazıdan yararlanarak köprünün hangi yöne götürdüğünü öğrenebilmekte ve kimseye ihtiyaç duymadan gideceği yere rahatlıkla gidebilmektedir.

Yine, yollar ile kaldırımların kesiştiği yaya geçitlerinde tekerlekli sandalyesi ile ilerleyen engelli bir yurttaş hiçbir engele takılmadan ve zorlanmadan tekerlekli sandalyesini ilerletebilmektedir. Bana göre, insan olmanın en önemli erdemlerinden bir tanesi diğer insanlara olan saygımız ve verdiğimiz değerdir. Değer verdiğimiz kadar değerleniriz. Sevdiğimiz kadar seviliriz.

Kentimizde, önceki yıllarda yapılan pek çok alt ve üstyapıya ait çalışmanın çöpe gittiği hepimizin malumudur. Yapılan işlerin ve harcanan paraların boşa gitmemesi için en isabetli bir şekilde alt ve üst yapının tamamlanması gerekmektedir. Avrupa ve Japonya örnekleri ile ilimizde yapılan üst yapı çalışması karşılaştırıldığında eksikliklerimizin olduğu görülmektedir. Henüz üst yapının en azından ana caddelerde bitmemiş olması nedeni ile acil önerilerimden bir tanesi gerek bisiklet yollarının ve gerekse engelli vatandaşlarımız için yolların plana eklenmesidir. Yine, kaldırımlarda kullanılan traverten taşlarının üzerinde birikebilecek olan ince su tabakasının kışın havaların soğuması ile donması ve kaygan bir buzlu yüzey meydana getirmesi sonrasında olabilecek kazaların önüne geçecek önlemler almak hem hukuki ve hem de fiziksel bir zorunluluktur.

Kentli olma yolunda, kentimizin çok daha modern bir çizgiye gelmesi temennisi ile DOSTÇA KALIN.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KENT KÜLTÜRÜ
Asil Türk - Diğer Yazıları
Bütün Asil Türk Yazıları