poyrazoğlu otomotiv etiler
19 Aralık 2018 Çarşamba

KEÇECİZADE MEHMET FUAD PAŞA

Tarık Barbaros Pilevne

02-08-2018

Mehmet Fuad Efendi, 1815 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Tıbbiye mezunu, yetenekli bir gençken hariciye teşkilatına atandı. Çöküntü halindeki İmparatorluğun umut bağladığı devlet adamlarından oldu.

Babası Keçecizade İzzet Molla, döneminin ünlü düşünür ve yazarlarındandı...

Londra ve Madrid büyükelçiliklerindeki görevlerinden sonra, Balkan ülkelerinde görev aldı. Daha sonra beş kez hariciye nazırı, iki kez sadrazam olan Keçecizade; zeki, nükteli ve kültürlü bir kişiydi.

Dışişleri görevlisi olarak bulunduğu tren yolculuklarının birisinde, bir Avrupalı aile ile aynı kompartımanı paylaşıyordu. Karşısındaki fesli setreli Müslüman’la eğlenmeyi düşünen adam, ona valizinden çıkardığı şarabı ikram etti. Fuat Efendi nazikâne teşekkür ederek almadı. Israr edilince inancı gereği şarap içemeyeceğini söyledi. Bir süre sonra yol arkadaşı bir salkım üzüm uzattı, bu ikramı aldı ve yedi. Karşısındaki manidar gülümseyince bunun nedenini sordu. Avrupalı soruyu soruyla karşıladı:

“Şarap üzümden olmuyor mu?

“Evet.”

“Ama siz şarabı reddettiniz ve üzümü yediniz, hiç mantıklı değil.”

“Affedersiniz, siz eşinizle yatar mısınız?

“Tabii ki, niçin sordunuz?”

“Peki, kızınızla da yatar mısınız?

“Ne münasebet böyle şey olur mu?”

“Sizin mantığınıza göre neden olmasın, kızınız eşinizden olmadı mı?”

Paşanın, bitmeyen Osmanlı – Rus savaşlarından birini görüşen Divanı Hümayuna başkanlık ettiği sıkıntılı saatlerden biridir. Köşedeki koltukta divan üyelerinden Haremağası, ayaklarını uzatmış sakin ve huzurlu uyumaktadır. Diğerleri ise harita masasının başındalar. Konuşmalar hararetlenince derin uykusundan uyanan Ağa, masaya yaklaşır. Sıkça yinelenen “Çar” sözcüğü dikkatini çeker ve sorar:

“Çar nerede oturur?”

“Moskova’da.”

“Gösterin bakayım Moskova neresi?”

Başparmağını ıslatarak haritada gösterilen yere kuvvetlice basar.

“Ezdim onu, rahat olun!”

Koltuğuna çekilerek şekerlemesine devam eder. Sessizliği Fuat Paşa’nın gergin yakarışı bozar: “Ey Allah’ım, şu zavallı Arabın aklını bana ver de, bir gece rahat uyuyayım!”

Büyük başın derdi büyük, alıcı kuşların ise ömrü az olur derler. Elli dört yaşında öldüğünde, geride Abdülaziz’e hitaben yazdığı bir siyasi vasiyetname bırakmıştı. Büyük devletlerin siyasetleri karşısında takınılması gereken tavrı içeren rapor, ölümünden sonra yayımlandı…

Yenilgi antlaşmalarından birinde, Batılılar, bugün Makedonya sınırlarında kalan Niş’i isterler, Fuat Paşa kızar: “Bu kadar da olmaz, bu gidişle siz İstanbul’u da istersiniz!”

Ülke ne kadar büyük, siyaset ne kadar küçükmüş! Çanakkale cephesinde gösterilen destansı direnişe rağmen, 60 yıl kadar sonra İtilaf Kuvvetleri elini kolunu sallayarak İstanbul’u işgal etti.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KEÇECİZADE MEHMET FUAD PAŞA
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları