etiler poyrazoğlu otomotiv
21 Temmuz 2018 Cumartesi

KAHVE VE KAHVEHANE KÜLTÜRÜ 

Gülistan ÇÖVÜT

04-11-2017

Osmanlı tarihçesine göre kahve Yemen’den uzunca bir yol kat ederek 1555 te girer ülkemize. Kahve ağaçlarımız yok ama yüzyıllara dayanan bir kahve kültürümüz var. Hatta Türk kahvesinin bir içilme adabı bile var.

Kahve, insanların arasındaki sohbet atmosferini güçlendiren, içerken dinlendiren bir içecektir. Hele ki dışarıda kar ya da yağmur yağarken elimizdeki kitabı okurken yudumladığımız kahvenin tadı paha biçilmez.

İyi de bu kahvehaneler neyin nesi? … Kahve yokken kahvehaneler yok muydu? Kim getirdi bu kahvehaneyi ülkemize kültürümüze?

‘’Halepli Hakem ve Şamlı Şems ‘’ adında iki kişi…

Kahvenin memlekete girmesiyle birlikte İstanbul’a gelip Tahtakale’de büyük bir dükkân kiralayıp kahvehane olarak işletmeye başlarlar. Ve kahvehaneye büyük ilgi vardır. Kahvehaneye sadece kahve içmek için değil, müzikli meddahlı gösterileri izlemek için gidenler de çoktu.

Onların bu açılışı yapmalarının ardından memleketin her yerinde müdavimlerinin özelliklerine göre çok sayıda kahvehaneler açıldı. Hamal kahvehaneleri, esnaf kahvehaneleri, yeniçeri kahvehaneleri, tulumbacı kahvehaneleri gibi farklı türde dükkânlar doldurdu şehirleri. Evliya Çelebi’nin söylediğine göre, onun zamanında yalnızca İstanbul’daki kahveci ve kahvehane sayısı toplamda 800 kadardır. Ayrıca kahvehanelere daha çok okuryazar insanlar gitmekte ve buralarda gerek siyasi gerek sosyal yaşamla ilgili konularda sohbetler etmektedir. Böylece çok kısa sürede kahvehaneler, halktan erkeklerin buluşma ve sohbet etme mekânları haline gelir. Lâkin bir süre sonra Osmanlı Devleti, halkın bu kahvehanelerde toplanıp siyasi sohbetler yapmasını tehlikeli bulmaya başlamıştır. Devletin bu sosyalleşme mekânlarını kontrol edebilmesi çok zordur, bu yüzden zaman zaman alınan kararlarla kahvehaneler kapatılır. Bir müddet sonra yeniden açılır, sonra tekrar kapatılır. Bu, bu şekilde yüzyıllarca sürer. Fakat bu kapatmalar da insanların kahve zevkini ve sohbetlerini engelleyemez, seyyar kahvehaneler ortaya çıkar. Ne zaman mekânlar kapatılsa, insanlar seyyar kahvehanelerde buluşmaya başlar.

O günden bugüne halen daha kahvehaneler yoğun ilgi görmekte. Ama önceki kadar öğretici değiller maalesef günümüz kahvehaneleri. Genelde okey, batak vb. oynamak için gidildiği acı bir gerçek.

Günümüzde sadece kahvehanelerde değil, evlerimizde de kahve pişirmek için artık özel araç gereçler bulunmakta. Çiğ olarak alınan kahveyi kavurmak için özel bakır kulaklılar, kavrulmuş kahveyi çekmek için değirmenler, pişirmek için özel cezveler ve porselen kahve takımları, konakların mutfaklarını süslemekte. Yanına çiçek suları konularak ikram edilir ki daha gösterişli ve güzel görünsün.

‘’ Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül bir dost ister kahve bahane ‘’…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KAHVE VE KAHVEHANE KÜLTÜRÜ 
Gülistan ÇÖVÜT - Diğer Yazıları
Bütün Gülistan ÇÖVÜT Yazıları