etiler poyrazoğlu otomotiv

KADINA ŞİDDET ÜZERİNE  NOTLAR

Atilla Sezener

08-03-2019

Hemen her konuda olduğu gibi, güncelliğini sürekli koruyan “Kadına Şiddet” tartışmalarında da duygusallık aklın önüne geçiyor. Bu şartlanmayı sanıyorum kolay aşamayacağız.

Şimdi dilerseniz bir yerlerden başlayalım. “Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin sembolü Venüs heykeli, magandalar tarafından müstehcen bulunarak, yakıldı. Gaziantep Üniversitesi’nin bahar şenliğinde sergilenen göğsü açık kadın heykeli, tahrip edildi. Muğla Milas’ta çıplak kadın heykelinin kafası kırıldı. İzmir Sevgi Parkı’ndaki kadın heykelinin kolları bacakları, beton kesme aletiyle parçalandı. Edirne’ye Türk Kadınlar Birliği tarafından yaptırılan özgür kadın isimli heykel, halatla çekilerek kaidesinden koparıldı. Ordu’daki kadın heykellerine, sprey boyayla “edep yahu” yazıldı. Bursa’daki uluslar arası heykel sempozyumu kapsamında yaptırılan Gerçek Aşk isimli kadın heykelinin, ayakları kırıldı. Ankara Yüksel Caddesi’nin simgesi oturan kadın heykeli, kayboldu. İstanbul’da İsrail’i protesto gösterileri sırasında, kadın figürü Akdeniz heykelinin kolu koparıldı, taşla vurula vurula gövdesi ezildi.”

Şimdilik yeter mi, yoksa devam edeyim mi?

Sayılamayacak kadar çok yaratığın bırakın kadınları, onların heykellerine bile tahammülleri yok. Biliniz ki bunlar sıradan olanların dışında güya tahsilli yaratıklar.

Ben ülkemizdeki hiçbir kurumun hiçbir istatistik bilgisine ve verilerine itibar etmem. Çoğu iş olsun, adet yerini bulsun diye uydurulmuş rakamlardır. Sadece şunu kaydetmek isterim. 2000’li yılların başında mesleğimi bırakmadan önce, ülke genelinde yılda öldürülen ve yaralanan kadınların sayısı 40.bin civarında anılıyordu. Şimdilerde nedense rakamlar çok indirildi.

Öldürme başta olmak üzere, kadına kimler şiddet uyguluyor? Görelim bakalım: KOCASI - ESKİ KOCASI - ERKEK ARKADAŞI - ESKİ ERKEK ARKADAŞI – ERKEK KARDEŞİ – BABASI – AKRABASI – TANIDIĞI BİR ERKEK – BİR SALDIRGAN – DİNİ NİKAHLI KOCASI.

Geriye ne kaldı söyler misiniz? Ailecek verilen kararları, daha az ceza alsın diye en küçük yaştakinin uyguladığını şimdilik pas geçiyorum..

Şiddet uygulanmasının nedenleri çok yönlüdür ve bir köşe yazısını kolayca aşar. Yalnız bana “kadınlara şiddet uygulayanlar hakkında bir neden söyleyin derseniz” cevabım “Onların babaları ve yakınları da aile kadınlarına şiddet uyguluyorlardı” olacaktır.

Çocukluktan itibaren afyonlanmış beyinlerin, kısa sürede düzlüğe çıkması düşünülemez Örneğin leblebi kafalıların çağdışı şartlanmış inançları olan “Dayak Cennetten çıkmadır- Kızını dövmeyen dizini döver” benzerleri saçmalıklarla yetiştirilenlerden ne beklersiniz?. Medeni Kanunun kabulünden önceki hukuk sistemindeki kadının mirastan yarı pay alması, iki kadın şahidin bir erkek şahit yerine geçmesi, kadının hiçbir koşulda kocasına karşı boşanma hakkı olmaması ve benzeri uygulamalar, yıllar yılı ve günümüzde bazılarının sevgili inançlarıdır. Hele kadına biçilen görevler olan :1-Kocasının metresidir, 2-Çocuk doğurucusu ve bakıcısıdır, 3-Evinin aşçısıdır üçgeni bağnazlığı ile eğitilmişse, çekilin yaratığın önünden.

Bunları görmezlikten gelemeyiz. Öte yandan kendi adıma çok zorlandığım birkaç gerçeği paylaşmak isterim. 81 ilimiz var ama tek kadın vali bulunuyor. Hiçbir bakanlıkta kadın müsteşar yok, neden?.Ülkenin en seçkin kurumlarından olan Türk Silahlı Kuvvetlerinde niçin hiç kadın general yok? Daha yazayım mı yoksa yeter mi?

Sorun çok önemli, son derece acil ve insan haklarını içeriyor. Ancak…..! Kadınlar , şimdi olduğu gibi, örgütlü olarak bir araya gelip birleşmezlerse ve çözümü yalnızca erkeklere bırakır ve onlardan umarlarsa, açıkça yazıyorum. Çok beklerler.

NOTUMUZ: Kadınlar gününü kutluyorum.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KADINA ŞİDDET ÜZERİNE  NOTLAR
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları