etiler poyrazoğlu otomotiv

KADIN VE DÜNYA 

Ufuk GÖKMEN

08-03-2018

Fransızlar Mısır'da deniz feneri olsun diye bir heykel tasarladılar.

Paris'in simgesi kuleyi tasarlayan Gustave Eifel bu feneri tasarlayanlardan biriydi.

Heykel bir kadın figürü olacaktı, İtalya özgürlük tanrıçası Libertas'ın başlığından esinlendiler.

Evet, Newyork'taki dünyaca ünlü özgürlük heykelinden bahsediyorum.

Deniz feneri olarak uygun bulunmayınca ABD'ye hediye edildi.

Bana da gidip görmek kısmet oldu. Dikkatimi çekti; Heykelin başı dışında kalan bedeninin kıyafeti bir müslüman kadının kiyafetiydi.

Başlangıçta Akdeniz'e baksın diye Mısır'a dikilmek istendiğini sonra öğrendim.

Bir elinde meşale, diğer elinde 4 Temmuz 1776 tarihli bağımsızlık bildirgesini taşıyan bu yapı, dünyanın en bilinen heykellerindendir.

Bedeni müslüman kadın kıyafeti taşıyan tanrıça Libertas, şimdi okyanusa bakıyor.

Özgürlüğü elinde tutmak eski çağdan beri kadınlara yakıştırılıyordu. Tıpkı adalet terazisinin teslim edildiği gibi.

Gerçekte kadına yakışan özgürlüğü ve adaleti elinde tutmak olduğu halde dünya kadınları Birinci Dünya Savaşı sonrasında özgür oldular.

Topyekun savaşa giren erkekler, çocuklarını, dükkanlarını, fabrikalarını kadınlara emanet ettiler.

Savaş bittiğinde emanetleri sapasağlam duruyordu.

İkinci savaş kapıdaydı, şehirler yeniden kadınlara emanet edilecekti. Bu nedenle bütün Avrupa ülkelerinde kadınlara sosyal hakları verilmeye başlandı.

Evet modern dünya, kadına seçme ve seçilme hakkını dahi çok görüyordu. Çünkü o dönemin tarımsal üretimi ve ilkel sanayisi kas gücüne dayanıyordu. Kadının adı yoktu.

Bazen musibetler nasihatten daha hızlı doğruya yöneltiyor.

O büyük savaşlar kadınların değerini dünyaya öğretti.

Arkasından akıl çağı geldi. Yumuşak gücü kullananlar, kendisi zarar görmeden büyük kazanımlar elde ediyordu.

Akıl çağı kadınların sosyal zekasının daha üstün olduğunu keşfetti. Onlar daha sabırlıydı, daha uzaklara bakıyorlardı.

Son elli yılda hüküm süren akıl ve bilim çağında insan oğlu yüzyıllar boyunca ulaşamadığı gelişmeleri günlere sığdırmaktadır.

Bu çağda kadına gereken değeri verdiği için, yani bir yanı eksik olmadan yürüdüğü için insanlık gelişiyor.

Şimdi annelerimizin sözünü dinleyen, kardeşlerimizin üstüne titreyen, eşlerimizi baş üstünde taşıyan insanlar olarak doğru yoldayız.

Büyük üstat Neşet Ertaş'ın dediği gibi; "Kadın insandır. Erkek insanoğlu. "

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KADIN VE DÜNYA 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları