etiler poyrazoğlu otomotiv
11 Aralık 2019 Çarşamba

KÂİNAT VE İNSAN

Mustafa Örki

04-10-2019

“Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim” Mâide/5,3

Kâinatı ve insanı yaratan Allah’u Teâlâ’dır. Hz. Ali (r.a ) insana Küçük kâinat dediği rivayet edilir. Günler-geceler mevsimler gibidir insan. Şimdi güz mevsimi yaşıyoruz, hazan mevsimi hüzündür. İnsanlar da böyle yaşlanmış insanlar da sanki “Dağ başına çökmüş dumana benzer” eh o zaman kış ölüm yakındır.

İnsan kâinata bakarak “Gücü yettiği kadar kulluk” görevini yaptıysa keder, eleme üzüntü içinde olmaması gerekir. Ben bu mevsimde tabiat adına seviniyorum, kendim için acele et! Terhis vakti yaklaştı diye ikaz ediyorum.

Kâinat mevsimleri yaşamakla kendini dinlendiriyor, yenileniyor. İnsan vücudu-hücrelerimiz kendini yenilediğini tıp otoriteleri söylüyor. Kirpiklerimiz beş günde yenileniyormuş. Kâinat ve insanın aynı zamanda sabiteleri var, din içinde aynı şeyi söylemek mümkün. Bedenimiz otomatik yenilenirken ruhen yenilenmek mümkün mü? Evet! Seviniyoruz, üzülüyoruz bazen de monoton bir hayatımız oluyor.

İbadet hayatımız zaman zaman aşk ve şevkimizi yitirebiliyoruz, o zaman sıradanlaşıyor ve sırtımızda bir yük gibi olmaya başlıyor. Çare var mı? Evet! Nasıl olacak? Kulluk hayatımızın enerci kaynağı olan ibadetler içinde devamlı olanı namaz. Diğerleri yılda bir kez gelen oruç, zekât iken hac ise ömürde bir kez geliyor. Yol azığımız olan bu ibadetler sabit iken içindekilerde-teferruatta farklılıklar var. Nasıl ve neye yarar sorusuna şöyle cevap vereyim.

Namaz ibadetinin farzları içinde kıyam, kırâat, rükû ve secde gibi sabiteleri var. Normal bir namazın kırâatın da Fatiha sûresini bir nefeste veya dura dura okuyabiliriz. Zammı sûre olarak üç kısa âyet veya daha uzun okuyabiliriz. Farz olan okuma bittikten sonra okumadan da bekleyebiliriz. Rükû’a vardık tesbihatta “ Sübhanerabbiye’l-azîm” söylüyoruz. Sayı itibari ile üç, beş ve yedi daha fazlasını söyleyebiliriz, söylemeden de durabiliriz. Aynı şey secde hâlinde “Sübhanerabbiye'l-âlâ” der iken yine mümkündür.

Tüm mesele bilerek yapmaktan geçiyor, alıştığımız şekilde sürdürürsek farkına varmıyoruz, bu imkânı kullanmıyoruz, hâlbuki kullanmalıyız. Kendimizi yenilediğimiz gibi ibadetlerle ruhumuzu mevsimleri yaşatmalıyız.

Her gün yemek yiyoruz ama aynı yemekleri yemiyoruz, niye vücudumuzun ihtiyacı var. Peki, ruhumuzun yok mu? Var. Rabbimiz dini nimet olarak belirtmiş bu ni’metten istifade etmek lazım. Bu bir imkân ve biz bu imkânlardan istifade etmeliyiz. 3 Ekim 2019.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - KÂİNAT VE İNSAN
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları