poyrazoğlu otomotiv etiler

İSTEMEK, ARZU ETMEK

Mustafa Örki

16-01-2020

“Nefsini arındıran kişi kurtuluşa ermiştir” Şems/91,9

Dünya ve ahiret hayatının hoş güzel olmasını istemeliyiz, bunun adını saadet/felah denilmiş.Ragıp el-Isfahânî felahın dünya da refah ve rahatta devam, bâki olma zenginlik ve izzettir der. Ahiret için ise:yok olmayan beka,fakirliği olmayan zenginlik, zilleti hakirliği olmayan izzet ve cahilliği olmayan ilim diye tarif etmiş. Aslında insan fıtratı buna müsaittir, bir mümin olarak hem kendimizin, hem de başkalarının kurtuluşuna sebep olabiliriz.

Tüm mesele “kaynağı Allah’u Teâla,getireni Cebrail as,tebliğcisi Hz. Muhammed sav, muhatabı bütün insanlık, misyonu insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak olan son kitabı Kuran’ı Kerim iyi tanımak ve yaşamaktır. Bu anlayış ve yaşayış insanı dünya ve ahiret saadetini ulaştıracaktır.

Allah c,c kendini “Vadinden dönmez” olarak tanıtır. Mümin olarak bizler işimizi yapar sonucunu Allah’a bırakırız, yapılan her işin neticesi muhakkak vardır ama bunun vaktini Allah bilir.

Tarihten bir misal verelim:bu toprakların Müslümanlaşmasında kadınların, erkeklerin ve dervişlerin etkisinin büyük olduğunu tarihçilerimiz kaydetmişler. Ayrıca bu durum Osmanlı devletinin pek kısa zamanda devlet olmasına vesile olmuştur. Bu kervana bir de çocuk da katılmıştır.

Kuruluşun ilk yıllarında bir günTosunismindeki on-on iki yaşlarında bir çocuk, akşamüzeri kırdan evine dönerken, yamaçta tek başına meleyen bir kuzu görür. Kucaklayıp eve getirir; lâkin Tosun'un annesi kendisine ait olmayan bir malı alan oğlunu şiddetle azarlar ve sabah olur olmaz kuzuyu hemen götürüp sahibine teslim etmesini ister. Çocuk her ne kadar;

-Anneciğim; ben bunu çalmadım, kırda başıboş dolaşırken gördüm. Sahibini nereden bulayım?Derse de, dinletemez. Faziletli anne;

-Kuzuyu kucaklar, çevresindeki bütün mandıraları dolaşırsın. Annesi olan koyun, yavrusundan uzak kaldığı için mutlaka acı acı melemektedir. Nerede bir meleme sesi duyarsan, yavruyu götürüp koyuna gösterirsin. Eğer hayvan hakikaten bu kuzunun annesi ise derhal onu yalamaya, bu da ona sokulmaya başlar. O zaman bırakır gelirsin."

Küçük Tosun, ertesi sabah erkenden kuzuyu kucaklayıp kırlara açılır. Öğleye kadar kan ter içinde dolaşıp anne koyunu arar. Ancak öğle sonuna doğru, o dolaylardaki birRum tekfurununMalikâ-nesinden duyduğu acı meleme sesleri ile kuzunun annesini bulur. Birbirine kavuşan ana ile yavrunun mesut koklaşmalarını bir müddet sevinçle seyrettikten sonra oradan ayrılır.

Tam çitleri aşıp yola inerken; bir Müslüman çocuğunun kendi çiftliğinden çıktığını gören ve o sırada bir gezintiden dönen Tekfur, Tosun'u karşılar, burada ne aradığını sorar. Çocuk olan biteni ve annesinin kendisine söylediklerini, nihayet araya taraya kuzuyu annesine teslim ettiğini anlatınca adam;

-Bu millette, kadını ile çocuğu ile bu kadar fazilet, mertlik ve dürüstlük varken elbette eninde sonunda bütün bu topraklara sahip olmak haklarıdır" diye düşünür. Birkaç gün sonra bu ideal ışığın etkisinde kalarak, Müslüman olarak gidipOsman beylekucaklaşır ve onun hizmetine girer.İşte ilk fetih yıllarının "Gazi Mihail bey"'ini Türk tarihine, küçük Tosun'un bu fazileti böylece hediye etmiştir. (Kaynak Şemsettin Kutlu)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İSTEMEK, ARZU ETMEK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları