etiler poyrazoğlu otomotiv
12 Kasım 2018 Pazartesi

İSTEK UYANDIRMA

Mustafa Örki

07-09-2017

“Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah'ın va'di haktır. Artık Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın ve sakın o gurura kapılıp aldanan (şeytan) da sizi Allah'a (O'nun geniş rahmetine amelsiz, ibâdetsiz güvendirerek) aldatmasın” 35,5

Va’d ve Vaîd’i nasıl anlayacağız? Va'd lügatte "söz verme veya söz verilen şey" demektir. Istılahta ise; bir kimsenin bir işi yapacağına veya yapmayacağına dair söz verdiği husustur. Buna göre bir şeyi yapmak üzere söz ve güvence vermek va'd'dır. Va'd ve aynı kökten gelen kelimeler; Allah'ın mükâfat va'di ve ceza va'di manasına olmak üzere toplam Kur'ân'ın 100 ayrı yerinde geçmektedir.

“Kaldı ki, sonrası senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın.” 93.4.5

Duhâ suresinin bu ayetinden net anladığımız şudur:Sabahın berrak aydınlığı, karanlığı çöken gece üzerine yemin edilerek Rabbimiz peygamberimize risalet öncesi nasıl yardım ettiyse bu süreçte yalnız bırakmayacak ve yardım edeceğini haber veriyor.

Ve öyle oldu Allah’u Teâlâ kulunu yardım etti. Bu yardım nasıl olmuş?

Bir işin nasıl yapılacağı yanında sonucunu nasıl olacağını da Rabbimiz haber veriyor.

Peygamberimizin İslam davet ettiği insana okuduğu âyet veya âyetlerden sonra Kelimei-i tevhidi söylemesini söylüyor ve ancak felaha böyle erebileceğini bildiriyordu.

Felah kelime olarak kurtuluş, nimet saadet ve rahata daim olmak demekti. Yani ahrete gerçek kurtuluşun olacağını bildiriyordu. Kabul etmediği takdirde bu güzelliklerden mahrum kalacağını muhatabı biliyordu.

Bugün derdimiz büyük hem de ciddi manada, nasıl mı? Bilgiye olan merakımız ve onu elde etme isteği, biz Müslümanlara yakışmayacak seviyede bulunmaktadır. Biz Müslümanlara yeterlilik hissi var, fazlasını gerek yok gibi görüyorlar. Bu anlayış sadece bilgide değil, ibadet için de bir farkı yok daha ileri ben imkân sahibi olayım insanlar istifade etsin diye çalışma arzusu noktasın da gene aynı durum.

Peki, ne yapabiliriz? Çalışma arzusunu nasıl uyandıracağız? İtikadı açıdan sıkıntı var ise genelde gevşekliğin sebebidir. Düzeltmeyi oradan başlamak lazım,

“Bu Kitapta İsmail hakkında anlattıklarımızı da hatırla. O sözünün eri idi ve tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi 19,54

Mekke Müşrikleri Allah’ın varlığını inanıyorlardı. Onların dertleri etkisiz bir Allah tasavvurları idi. Allah ceza ve mükâfat verme gücüne sahip değildir diyorlardı. Bugün ondan farklı bir durum yok. Zalimin zumlunu var olsa durdururdu anlayışı var. Buradan hareketle deizm ve benzeri akımlar yayılıyor. Adaleti yeryüzünde insan sağlayacak ama Müslümanlar zayıf ve etkisiz. Ahiret gerçeği bizi hareke geçirmeli çünkü Allah kullarına zulmetmez.

Müslümanlar artık kurtarıcı beklemekten vazgeçmeleri gerekiyor. İbadet ve kulluk yapmaları zamanıdır. Yalancı Mesih mehdi adı ne olursa olsun aldatıcı kahramanları beklemesinler. Alın teri akıtma zamanıdır bu dünya, birileri bizi kandırıyor bizimde işimize gelse bile yanlış Bağdat’tan dönmelidir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İSTEK UYANDIRMA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları