etiler poyrazoğlu otomotiv

İSPANYA 

Ufuk GÖKMEN

05-10-2017



Sıcak kanlı, sevecen bir o kadar da talihsiz insanların ülkesidir İspanya. Pek çok açıdan bize benzer. Türkiye'ye en çok benzeyen tarafı, bir kez olsun kendi başına bırakılmamış olmalarıdır.

İspanya'da ne zaman istikrar ve geleceğe güvenle bakma dönemi başlarsa, uzaktan hassas noktalara dokunurlar ve İspanya en başa dönmek zorunda kalır.

Aslen Akdeniz'in kilit noktasında, okyanusa açılan büyük boğazın kıyısında, geniş verimli topraklarıyla kendine yetebilecek bir ülkedir.

Sanayi yatırımları ve bilimsel altyapıları geliştirildiğinde pek çok lider ülkenin önüne geçebilecek potansiyele sahiptir İspanya.

Gemi ticaretinin dünyada önem kazanmaya başladığı 16'ncı yüzyılda büyük bir imparatorluk olmaya başlamıştı. Büyük kıtaları Ispanyol kaşifler buldu. Keşfedilen toprakların zenginlikleri ülkeye akıyordu.

Ortaçağın bitiminde dünya liderliğine oynayan bir Akdeniz Ülkesi tanıdık geliyor değil mi?

O tarihlerde İngiltere, küçük korsan gemileriyle, yeni kıtadan zenginlikleri taşıyan İspanyol gemilerinden soygunlar yaparak varlık gösterebiliyordu.

Ingilizler sadece Amerikanın kuzeyine yerleşebiliyorlardı. Biri Katolik diğeri Protestan olan iki devletin çatışması kaçınılmaz oldu.

Sekizinci Henry'nin ihtiraslı kızı, kraliçe birinci Elizabeth savaştan kaçınmadı.

İkinci Philip'in güçlü donanması 1588'de Mansh Denizinde küçük ateş gemilerine mağlup oldu.

Mutaassıp olduğu kadar cahilII.Philip'in yenilgisi ve elde edilen zenginliklerin çarçur edilmesi bir kırılmaya neden oldu; İspanya ikinci sınıf Avrupa Ülkesi konumuna gelmişti.

Kader işte...

İspanya açısından bir başka kırılma noktası, 1920'de krala karşı demokrasiyi ve bağımsızlığı savunan başbakan Primo de Rivera döneminde oldu.

Ülkeyi komünistlerden temizleyip prestij kazandı. Tam bağımsızlık yolunda ilerlerlerken petrol şirketleriyle mücadelesinde mağlup oldu.

Petrol şirketlerinin isteklerini yerine getirmiyordu. Onlar da sadece İspanya'ya petrolü yüzde yirmi daha pahalıya sattılar.

Başbakan Rusya'dan petrol aldı. Petrolcüler
meyve sebze gemilerini pazar konumundaki ülkelere aldırtmadılar.

Denizlerin ortasında çürüyen meyvelerin yanında, tam bağımsızlık diyen Rivera'yla birlikte bütün İspanya dibe vurdu.

Faşist general Franko'nun komünist avı diyerek başlattığı iç savaş ülkeyi antidemokratik ve güdümlü bir ülke haline getirdi.

Yaklaşık kırk yıl diktatörlükle yönetilen ülkede insanlar kendi kendini yönetmenin tadına varamadılar.

İşte bu nedenle Barcelona'da aidiyet duygusu zayıf ve belediyenin itfaiye ekipleriyle polis karşı karşıya.

İşte bu nedenle Türkiye'yi seviyoruz, Kurtuluş Savaşı vermiş Çanakkale ruhuna sahip bir toplum olmayı önemsiyoruz.

Bu nedenle Atatürk'ün hatırasını baş tacı ediyoruz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İSPANYA 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları