etiler poyrazoğlu otomotiv

İSLAMLAR- FARKETMEK- HAKETMEK 

Atilla Sezener

29-11-2019

Önce dünyadaki İslam ülkelerini tanıyalım: Afganistan- Arnavutluk- Azerbaycan- Bahreyn- Bengaldeş- Batı Sahra- Birleşik Arap Emirlikleri- Bosna Hersek- Brunei- Burkina Faso- Cezayir- Cibuti- Çad- Eritre- Endonezya- Fas- Filistin- Gambiya- Gine- Gine Bissau- Irak- İran- Katar- Kazakistan- Kırgızistan- Kosova- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti- Komorlar- Kuveyt- Lübnan- Libya- Maldivler- Malezya- Mali- Mısır- Moritanya- Nijer- Nijerya- Özbekistan- Pakistan- Senegal- Sierra Leone- Somali Sudan- Surinam- Suriye- Suudi Arabistan- Tacikistan- Tunus- Türkiye- Türkmenistan- Umman- Ürdün- Yemen.

İslam ülkeleri, nüfusunun yarıdan fazlasının Müslüman olduğu ülkeler, İslam’ın resmi din olduğu ülkeler ya da en yaygın dinin İslam olduğu ülkeleri tanımlar.

Bugün İslam ülkelerinin tek çatı altında toplandığı tek uluslar arası kurum İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜDÜR.

*

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu halen 196 üyeden ibarettir. Bu kurulun tepesinde 15 kişilik “Güvenlik Konseyi” bulunur. Bunun 10 üyesi geçicidir. Beş üye daimidir. Bu beş üye ABD-Rusya- Çin Halk Cumhuriyeti- İngiltere ve Fransa’dır. Bizi yöneten bazı arkadaşlar “Dünya beşten büyüktür” diye fiyakalı laflar etseler de, bu söylemleri sadece seçmene selam olan lafın çalımından başka bir şey değildir. Bu beşli gurubun veto hakkı vardır.” Hayır” dediler mi 193 üyenin kararı uygulanmaz. Bunlardan ABD- İngiltere- Fransa Hristiyandır. Rusya ve Çin ise Ateisttir. Dünyadaki Müslüman ülkeler toplamı 1,6 milyar çıvarındadır ve tüm nüfusun ¼ üne yakındır. Güvenlik Konseyinde bir üye İslam olana dek, ağırlıkları olmayacaktır.

*

İlk resmi olimpiyatlar 1896 da Atina’da yapıldı. Savaş halleri dışında her dört yılda bir yapılıyor. Şimdiye tek yaz ve kış olimpiyatlarından hiçbiri İslam ülkelerinde yapılmamıştır. Türkiye’nin birkaç teşebbüsü de hüsranla sonuçlanmıştır. Şimdiye dek bu oyunları yapan ülke ve şehirleri moraliniz bozulmasın diye yazmıyorum.

*

Dünyanın en prestijli ödülleri Nobel ödülleridir. Tıp, kimya, fizik, ekonomi, edebiyat ve barış alanlarında verilir. Diğer ülkelerin yüzlerce ödülüne karşı Müslüman ülkelerin aldıkları ödüllerin tümü iki elin parmak sayısının altındadır. Örneğin sadece Almanya şimdiye dek 80 (seksen) adet Nobel ödülünü aşmıştır.

*

Almanya’nın bir yılda yaptığı ihracat, tüm İslam ülkelerinin yaptığı (petrol dahil) yaptıkları toplam ihracatın 2,5 mislinden fazladır. Meraklısına yazayım yıllık ihracatları, bir trilyon beş yüz milyar dolar seviyesindedir.

*

Yukarıda yazılı ülkeler, dinden değil, akıl ve bilime uzaklıktan gelen nedenlerle birçok gelişmenin dışında kalmışlardır. Örneğin eczanelerde satılan onbir.bin çeşidi aşan ilaçlarda imzaları yoktur. 8.bin üzerindeki icatlarda da yoktur. Telefondan uçağa kadar. Dünya çapında banka ve şirketleri yoktur. Bunun yanı sıra, yine dünya genelinde kabul görmüş kimya, otomotiv, bilgisayar, gıda, elektronik gibi markaları bulunmamaktadır.

*

Dünyanın en büyük 100 şirketini Forbes Dergisinden izleyin. 37 Amerikan, 15 Çin, 7 Japon, 7 Alman v.s gidiyor ama tek İslam ülkesinden şirket yok. Bakın Güney Kore ve Japonya, tek tek tüm İslam ülkelerinden zenginler. Hiçbiri saray, şato, köşklerle zengin değil. Bunları yapmak için eziklikleri yok. En büyük petrol rezervlerine sahip Ortadoğu’nun bir petrol şirketi yok. Suudi’nin Aramco’sunun bile ipleri ABD’nin elinde. Bunları sıralamaktan yoruldum inanın. Daha yüzlerce yazabilirim.

*

Sorun asla din de değil. Sorun dindarda. Bu ülkelerin hiçbirinde gerçek demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları yok. Atatürk de Müslüman’dı. Neler yaptığı ortada. Ruhsal bunalım geçirenler, zeka ve akıl sorunu olanlar Atatürk’ü anlamakta zorlanıyorlar ve hatta karşı çıkıyorlar, yok sayıyorlar.

Aklı, deneyimleri, rasyonel düşünceyi, organizasyon becerisini, girişimciliği ve bilimi reddederek hiçbir yere varamazsınız. Böylece hem kendinizi hem de çevrenizi kandırır durursunuz. Bir gün işin farkına varacak gelecek nesiller, kuşku duymuyorum şimdikilerin tümünü lanetle anacaklardır.

Tüm bu gerçekleri fark edenler, çıkış yolunun ancak laikliğe yükselmekle elde edilebileceğini de kavrayacaklardır. O zaman aynı zamanda kutsal din, laik olduğu yere yerleşecek ve mevcutların istismarından soyutlanacaktır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İSLAMLAR- FARKETMEK- HAKETMEK 
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları