etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Kasım 2018 Pazartesi

İSLAM ORDULARI 

Ufuk GÖKMEN

18-06-2018

Sokrates, devletin tanımını yaparken; yöneticilerin, üreticilerin ve halkın yanında işi sadece korumak olan bir muhafız biriminin gerektiğini anlatıyordu.

Yani bağımsız devletlerin orduya duyduğu ihtiyacı binlerce yıl önce Sokrates dile getirmiştir.

Lakin ordu mensupları siyasi ve ekonomik faaliyetlerin içinde olmamalıdır.

Tarih, siyasete ve ranta bulaşan orduların sebebiyet verdiği hezimetlerle doludur.

İslam devletlerinde ordu sistemi nasıldı?

Sorunun cevabı için Türklerin İslamiyet ile tanışması sonrasında gerçek anlamda muhafız ordularının kurulduğunu söyleyebiliriz.

Hz Muhammed (SAV) döneminde ve sahabelerin yaşadığı büyük halifeler dönemlerinde eli silah tutan herkes İslamı savunuyordu.

Emeviler, doğuya ve batıya akınlar düzenleyip İslam topraklarını genişlettiler, lakin kurdukları ordu aşiretlerin silahlı unsurlarıydı ve ganimet toplayarak ilerliyorlardı. Nitekim ilerleme durdurulunca ganimet bitti Emeviler de yıkıldı.

Abbasiler, kurulduktan sonra haçlı seferlerine karşı İslam ülkelerini korumak zorundaydılar.

Türkmen Kürt unsurlardan müteşekkil Eyyubiler, Bağdattaki halifeyi ve kutsal toprakları koruyan muhafızlar olarak ortaya çıktılar.

Halife bu sistemi geliştirerek Türklerin yaşadığı bölgelerden savaşçılar getirtip muhafız orduları kurdu.

Memluk denilen bu türkmen askerler halifeye büyük yardımlarda bulundular. Abbasiler Moğolların Bağdat'ı işgal etmesiyle yıkılınca, Memlukler, Mısır'da kurdukları ordu devlet ile Abbasilerin yerini aldılar.

Memluklerin asli unsurları Asya'dan gelen Kıpçak Türkleridir.

Hatta Moğol istilası döneminde Memluk Sultanı Baybars, Selçukluların himayesini üstlenmişti.

Memluklere ilave olarak Halifenin muhafızları, doğuda Gazne devleti Anadolu'da önce Selçuklu arkasından Osmanlı Devleti olarak kendini gösterdi.

Memlukler yaklaşık üç yüz yıl Halifelik sancağını taşıdı.

Osmanlı Padişahları da aslında aynı dönemlerde Halife sıfatıyla seferler düzenliyordu.

İlber Ortaylı son kitabında halifelikten bahsederken; Yıldırım Beyazıt'ın dahi kendisinden halife olarak bahsettiğini yazdı.

Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı fethederek Halifeliği tek bir vücutta toplamış oldu.

Osmanlı Devleti, İslam ordusunu, devşirme yani ailelerinden alıp müslüman olarak yetiştirdiği yeniçerilerden teşkil edip geliştirdi.

Bu ordunun karşısında hiç bir güç duramıyordu. Çünkü onlar aile bağları olmayan, işi sadece güvenlik olan bir orduydu.

Modern ordulara dönüşemeyen ve her türlü gelişime engel çıkarmaya başlayan yeni çeri ocağı kaldırıldı, lakin modern orduya geçiş çok yavaş ilerledi.

Nitekim Birinci Dünya Savaşında islam orduları pek çok cephede zaferler kazanmış olsa da siyaset orduyu yenilgiye sürükledi.

Yahya Kemal'in dizelerinde belirttiği gibi "İslamın son ordusu" Türk Silahlı Kuvvetleridir.

Mustafa Kemal Atatürk, orduyu kurarken geçmişten ders almıştı. Çekirdekten yetişen ve aileleriyle birlikte askerlik yapan fedai sistemine uygun olarak yeni Türkiye Cumhuriyeti ordusunu kurdu.

İşte sözü geçen "İslamın Son Ordusu" bu günün Türk Silahlı Kuvvetleridir.

Ordumuz tarihi misyonunun bilinciyle yapısını korumalı ve siyasi etkilere maruz kalmamalıdır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İSLAM ORDULARI 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları