etiler poyrazoğlu otomotiv
16 Temmuz 2018 Pazartesi

İRAN TÜRKİYE TAHTERAVALLİNİN İKİ UCUNDA OTURUYOR 

Ufuk GÖKMEN

06-01-2018



İran'da başlayan olayların sebebi; uyuyan kripto hücrelerin harekete geçirilmesi ve ileride meydana gelecek terör saldırılarının başlangıcıdır diye düşündüğümü belirtmiştim.

Meydana gelen olayları bastırmak ve düzeni yeniden tesis etmek için İran Devleti'nin yeterli gücü vardır. Nitekim daha önceki kalkışma teşebbüslerinde muhalefeti sert bir şekilde bastırdılar.

Benim bahsetmek istediğim konu; İran'da meydana gelmiş olan büyük siyasi dönüşümlerin Türkiye'yi nasıl etkilediği?

İran, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi tehdidi nedeniyle rızaen İngiltere ve Rusya tarafından işgal edildi. Müteakiben her iki ordu sahadan çekildi, fakat İngiliz desteğiyle Şah, Ruslardan kalan bölgeleri kontrol altına aldı.

İran petrolünün yüzde yetmişbeşi İngiliz petrol şirketlerine veriliyordu.

Ruslar, Akdeniz'e inebilmek için öncelikle Türkiye'ye yüklendiler. 1947 yılında resmen toprak talep ettiler. Batının bile beklemediği oranda sert bir cevap verildi;
"Gücün yetiyorsa gel al"

Savaşta yıpranmamış Mehmetçik'i görünce Ruslar güneye dümen kırıp İran'a yöneldiler.

Tudeh partisi ve yaşlı başbakan Musaddık üzerinden İran'da siyaseti ablukaya aldılar.

"Petrol sahalarının tamamını millileştirmek" söylemi toplumsal destek de görüyordu. Diğer tarafta da uluslararası anlaşmalara göre haklarını korumaya çalışan İngiliz Petrol şirketleri vardı. İran'da o tarihlerde büyük toplumsal olaylar yaşandı.

Olaylar CIA destekli darbeye kadar gitti. Sonuçta petrolün yüzde kırkı ABD şirketlerine verildi.

Komünist tehdidi yıkılma bölünme korkusu ve ABD'nin Bizim Çocuklarıyla CIA destekli askeri darbe. Tanıdık geliyor değil mi.

İran'da 1950'lerin başında Sovyet etkisi sürerken, Türkiye, NATO adına Kore savaşı veriyordu. Yoğun Sovyet tehdidine karşı Anadolu'da pek çok yere ABD üsleri kuruldu.

1953 İran darbesi 1956'dan sonra yerleşti. Bu tarihlerde Türkiye'de siyasi ortam gerilmeye başladı ve 1960'ta askeri darbe oldu.

Türkiye, 27 Mayıs sonrasında ABD ile en gerilimli 20 yılını yaşadı.

Aynı dönemde Şah Rıza Pehlevi ABD'nin bir dediğini iki etmiyordu.

1979'da Avrupa'dan gelen Humeyni Şah'ı devirdi ve ABD şirketlerini ülkeden kovdu.

1980 yılında Türkiye'de ordu yönetime el koyup ABD ile stratejik ortaklığı yaşamaya başladı.

Ortadoğu politikalarında Davutoğlu'nun stratejik derinlik kitabında belirttiği gibi iki artı bir formülü vardır;

Türkiye, İran ve Mısır birincil ülkeler, Suudi Arabistan, Irak ve Suriye ikincil ülkelerdir.

Birincil ülkelerden biri ile ortaklık kuran diğerlerinden ikisini yanına almazsa dengeyi sağlayamaz.

Doğal ve kültürel şartlar bizi İran'la tahreravallinin iki ucunda tutuyor.

Eğer İran'da büyük değişim yaşanırsa denge kurmak isteyenler var gücüyle bize sarılacaktır.

Benden söylemesi.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İRAN TÜRKİYE TAHTERAVALLİNİN İKİ UCUNDA OTURUYOR 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları