poyrazoğlu otomotiv etiler
19 Aralık 2018 Çarşamba

İNTERNET VEYA ZAMANIN RUHU - 2

Tarık Barbaros Pilevne

27-09-2018

Benimle telefonda görüşmek için komşuya çıkarken bağlantı kesilince, annemin merdivenlere oturup uzun uzun ağladığını öğrenmiştim daha sonra. Oysa geçtiğimiz yıllarda ABD’deki torunumla her gün ve her saat; Face’den ve Messenger’den görüntülü ve bedelsiz görüşebiliyordum. Son yıllarda iletişim teknolojisindeki bu baş döndürücü gelişme, gerçekten dünyayı “ortak evimiz” haline getirdi. Yaşamın diğer alanlarını da etkileyen bu olgu, insanların her boyutta; ülke içi ve sınırlarötesi iletişimini, bağlantısını sağladı. Yaşamımızda yaklaşık on yıllık bir geçmişi olan bu süreç bizleri nasıl etkiledi; bir düşünelim şöylece, neler yaptık sosyal medyada bu güne dek:

Eşimizden dostumuzdan, akrabamızdan haberdar olduk. Onlarla acı ve tatlı günleri, anları, anıları paylaştık. Nerede olduklarını, ne yaptıklarını öğrendik, izledik.

Okul ve mahalle arkadaşlarımızla buluştuk yıllar sonra; zamana teslim ettiğimiz selvi gibi kızların yaşlı ve dolgun anneanneler ve babaanneler; sırım gibi oğlanların aksaçlı dedeler olduğunu gördük. Burulduk ama şükrettik halimize, yitirdiğimiz arkadaşlardan haberdar olduk, üzüldük, anıları önünde eğildik.

Yakınlarımızın önemli günlerini; yaş günlerini, evlilik yıldönümlerini kutladık. Ölenlere rahmet, yeni doğanlara hayırlı uğurlu ömürler; hastalara, yaralılarla acil şifalar diledik.

Yeni arkadaşlar edindik, dostluklar geliştirdik; müthiş ve etkili bir tanıtım ve paylaşım gücü elde ettik.

Bazı meslek gruplarının kutlamalarını yaptık. (Tıp Bayramı, Avukatlık Günü, Öğretmenler Günü…)

Evrensel günleri anımsadık, kutladık. (Dünya Ormancılık Günü, Çevre Günü, Dünya Günü, Su Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü…)

Ulusal ve dini bayramlarımızda unutmadık birbirimizi; ulus olmamızı sağlayan önemli tarihi günlerimizi hatırladık, paylaştık. Şehitlerimizin, kayıplarımızın, doğal felaketlerimizin hüznünü birlikte yaşadık.

Günaydınlar, iyi akşamlar, iyi geceler diledik birbirimize, ulusça çoğaldık.

Siyaset yaptık, siyaset! Hakaretsiz, iftirasız, montajsız; gerçek bildiğimizi söyledik, sansürlenemedik.

Gönül dünyamızı süsledik, zenginleştirdik; öykümüzü, türkümüzü, şiirimizi paylaştık, ne güzel! Meslek ve ilgi alanlarımıza göre gruplar kurduk, kendimizi geliştirdik, arşivimizi zenginleştirdik.

Dünyada ve ülkede olup bitenleri öğrendik, bilgilendik. Haritada yerini bilmediğimiz ülkelerin insanlarıyla tanıştık, hatta söyleştik. Dilini bilmesek de emojiler attık, sevgiyi ve insanlığı hatırlattık.

Doğayı ve içinde yaşayanları; kuşları, balıkları, hayvanları, ağaçları, çiçekleri öğrendik. Renkli ve canlı ansiklopediler, bilgi kaynakları elde ettik. Videolar paylaştık; bazı güldük bazı ağladık.

Liste çoğaltılabilir, ilk aklıma gelenler bunlar...

Yerel bir gazetede köşe yazıyor, kitap yayımlıyorum yirmi yıldır. Gazete, dergi ve kitap okumanın hazzını tartışmak mümkün değil. Fakat sosyal medyanın iletişim gücü insanı hayrete düşürüyor; bir ünlünün milyonlarca takipçisi olduğunu, bir şöhret fotoğrafının milyonlarca görüntülendiğini ve beğenildiğini görüyoruz. İnsanların artık acelesi var, kendilerine daha çok zaman ayırmak istiyor; komprime, tablet ve kolay özümsenecek verileri kabul ediyorlar…

Çağın ve koşulların gereği neyse o olacak elbet; Zeitgest gibi, “zamanın ruhu” gibi, her şeyin olması gerektiği yer ve zamanda gerçekleştiğini bilmek gibi…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İNTERNET VEYA ZAMANIN RUHU - 2
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları