etiler poyrazoğlu otomotiv

İNSANIN KENDİNİ DİNLEMESİ İTİKÂF

Mustafa Örki

05-06-2018

“Mescidlerde itikâfa girdiğiniz zaman...”Bakara/2,187

İhsan Süreyya Sırma; İnzivâ, tahannus itikâfı yalnızlık, korkunç tatlılık olarak târif eder.İnsanın kendini dinlemesi, kendisi ile baş başa kalması kalp atışlarını dinlemsidir der.Hz.Muhammed(s) risalet öncesi Hirâ mağarsında kaldığı günlere vahiy öncesi kâinatı yerleri göklerin dinlediğini söyler. Haksız da sayılmaz çünkü rabbimiz :”Göklerde ve yerde olanlar hep onu tesbih eder”Haşr/59,24

Bu konuyu “Yüce Rabbinin adını tesbih et” A’lâ/87,1 âyetinde geçen “Tesbih” kelimesi eşliğinde anlmaya çalışalım. Tesbih hareket etme, işini yapma, gayret gösterme anlamındadır. Bismillah demek Allah adına/adıyla başlarım demektir. Bu ayetteki Tesbihi yüceltme anlamına geldiğini söylemişler otoritelerimiz. Her şey O’nun adına hereket eder, adını yüceltir, ey insanoğlu evrensel koroya sende katıi. Çünkü sen bilinçli bir varlıksın demektir.

Peki insan bunu nasıl yapacak? “Namaz kıl, zekat ver,oruç tut, itikâfa gir vs” hayran ol, ona hayran ol” O’na yönel, O’nu tek bil”, “O’nu tenzih et”, “Onu mukaddes bil” gibi farklı yorumlar yapmışlar.

İlk vahye muhatap olanlar içnde Müslüman olanlar hayran olanlardır. Vahiy bu insanları etkilemiştir. Oruç ibadeti ile ilşkilendirelim. Kâinat ve insan Allahın yarattığı varlıklardır. Ve her biri iyni zamanda âyettirler. Okunması gerekir, mevsimlere göre kainata bakınca görüyoruz ki varlıklar oruç tutuyor, dinleniyorlar. Allah’u Teâlâ akıllı varlıklar olan insana oruç tutmayı yasa olarak koyuyor. Kâinat itiraz etmiyor itaat ediyor, insana Rabbimiz bilgilendiriyor ve tercih etmesini istiyor. Niye? İnsan ve cin dışındaki varlıklar mükellef değil, sonunda ceza veya mükâfaat yok.

Ramazan ayında az uyku, yemek-içmek ve konuşmak orucun genel tanıma iken itikâf esnasında özel bir şekle bürünüyor. Tüm bunlar şekil ve mühteviyat olarak buluşursa insan kainatın tesbih ettiğini, kalp atışları gibi şahit olur. Hayranlığı artar, bir olanı tanır inanır ve sever. Sonra itaati bilinçli olur, kainat bilerek yapmıyor harekatını ama insan her şeyin farkındadır.

Kırk yaşına kadar peygamberimiz Mekke’de yaşadı, Risalet ile beraber seven ve nefret edenler kekin bir çizgi ile ayrıldılar. Ne olmuştu? Vahiy gelmeye başlamıştı. Vahiy itici bir güçtür, insanı etkiler müsbet veya menfi tavır takınmaya sevk eder.

Ramazan ayı, itikaf hiç olmazsa cüzünü yaparak kendimizi kainatı dinleyelim, kalp atışlarımızı kontrol edelim. Sonra hayranlığımız atacak ve şuurlu kulluk yapacağız. Şeklen ramazan yaşamakta kazandırır, ama niye fazlası olmasın, aldığımız enerci onbir ay sürmesin.

Allah adına hareket etme onu yüceltmedir, aynı zamanda kendimizi onun katında değer kazandırmadır. Kul olmak aslında bir mevkidir, makamdır, cennette aday olmaktır. Mutlu olmak, dünyayı değerlendirmektir. Fırsat işte bu, Rabbimden niyazım; Mekke Müşrikleri gibi kör duyarsız olmaktan Allah’a sığınırım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İNSANIN KENDİNİ DİNLEMESİ İTİKÂF
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları