poyrazoğlu otomotiv etiler

İMANIN YENİLENMESİ

Mustafa Örki

09-01-2020

“Ey İman edenler! Allah'a iman edin” Nisa/4,136. Yapılan araştırmalara göre dini yaşantımızın durumu ortada. Sayıda ve kalitede olması gereken yerde değiliz. Ne oldu neden oldu sorularını sormak ve cevap bulmak zorundayız. İslami bir hayat yaşamak insana külfet mi, zor mu? İslam’ı yaşamak gerçekten zor mudur? Severek isteyerek nasıl yapabiliriz? Dinin zorluğu var mıdır?

Risalet görevinin ilk döneminde inen âyet ve Sûrelerden öğrendiğimiz hususlardan biri “Rabbin hatırı için sabret” Müddessir/74,7. “ Rabbin seni ne terk etti ne de darıldı.Kaldı ki, sonrası senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de hoşnut ve memnun olacaksın” Duhâ/93,3.4.5

Bu iki ayetler bizi Hz. Muhammed sav risalet vazifesini başladığı ilk yıllardaki ruh hâlinin ne olduğunu anlamamıza sağlar. Demek ki O da Mekke Müşriklerinin tavırlarından dolayı üzülmüş. Bu ayetler onu teselli niteliğindedir. Halbuki insan dünyayı güzelleştirebilecek, sıkıntılara göğüs gerecek donanıma sahiptir. Hatırlayalım:“Sarp yokuşu aşmayı seçmedi” Beled/90,11 bu ayetten önce rabbimiz iki göz,bir dil iki dudak ve iki yolu gösterildiğini öğreniyoruz.

İnsana düşen nimetleri hak yolda kullanılması gerekir, yapmaması hâlinde nankör olur . İnsan neden zor olanı tercih etmez? Halbuki,”Biz, insanı sıkıntılara, zorluklara dayanıklı yarattık ’kebed’ sözcüğü zorluk, zahmet, şiddet , imtihan anlamındadır. Bu kelime dik durmak anlamına gelir. İnsanın iki ayak üzerinde durması demektir.

Farklı meşakkatlere dayanıklı, güçlü yaratılan insan iyi olmak için bedel ödemesi gerekiyor. İnsan bu sıkıntıyı göze alması gerekiyor. Zor geldiği için bu yokuşu tırmanmaya yanaşmayabiliyor. Sarp yokuş nedir? “Köle azat etmek, yetim ve yoksula yedirmemektir” 90,13,16

Peki, bu sarp yokuşu aşmak nedir, nasıl aşacağız? “iman, sabır ve merhametli” olmaktır. Bu özellikleri sahip olunca ne var? Beled suresinde ise “Sağın adamı” olmaktır buyruluyor “Ashabul meymeneh”. Kitabı sağ yanından verilenler yani cennetlik olanlar denilmektir. İkinci olarak vicdanlı dürüstlüğe ulaşmış olanlar demektir. Kısaca bizden istenen fedakarlıktır işte bu ancak imanla olacaktır. Kitabı sol tarafından verilenler, iman etmeyenler, köle azat etmeyi, yetimi doyurmayı iyi görmeyenler aslında Allah’ın müjdesi ve azabını ciddiye almayanlardır.

Bugünün Müslümanları olarak bizim de inancımızda zayıflama olabilir, o zaman İslami hayatımızda gevşeme olması mümkündür. İmanlarımızı tazeleme yapmak durumundayız. Nasıl mı bilgilerimizi yenileyerek.

İlim sahipleri der ki:Hazret-i Muhammed’in Allah resulü olduğunu ilân etmesiyle birlikte kendisine Îmân edenler Muhammedü’l-Emîn’e tam anlamıyla inanmış ve güvenmiş oluyordu. O’nun doğru ve dürüst bir kişi olarak Allah’dan vahiy aldığına ikna olmuşlardı. Aslında onlar, gaipten gelen bilgilerin doğru, ettiği vaat ve tehditlerin gerçek olduğuna inanıyorlardı.

İman edenler inanç ve kanaatlerinin gücüne göre zann,(şüphe tereddüt, kesinleşmemiş kanaat) yakīn (doğruluğunda şüphe bulunmayan bilgi) ve itminan sahibi olmak demektir. Şüphesi olanlar imanın getirdiği zorluk ve sıkıntılara katlanamaz. “Ey İman edenler! Allah'a iman edin” ne diyor bu ayet? Eksik inananlara tam inanın, inanıp ta güvenmeyenlere güvenin,taklidi inananlara imanlarınıza tahkike çıkarın, gevşek olanlara sağlamlaştırın ve imanlarınızda sebat gösterin diyor. Sıkıntı ve zorluklara dayanırsak, sevebilirsek Allah’ın vaadini kavuşabiliriz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İMANIN YENİLENMESİ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları