poyrazoğlu otomotiv etiler

İDRAK ETMEK, AKLETMEK

Mustafa Örki

04-04-2020

“Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. Bakara/2, 13

Kuran’ı Kerim insanın var olan uyuşan aklını uyandırır. Akleden uyanan insan bu sayede kendisini, çevresini ve olup biteni tanır, algılar, kavrar ve fark eder. İdrak edenler, basiretli olanlar kazanacaktır. Akıl erdirme, anlama yeteneği, anlayış, kavrayış. (bir olguya) erişme, kavuşma, ulaşmadır ki bu duygu fıtridir. Din de insana fıtratına çağırır. Rum/30,30

Rasim Özdenören der ki: Kimse algıladığından daha fazlasını anlayamaz. Anlayabilmesi için zihninin açık olması gerekir.”Bugün maalesef zihinler kirlendi, bugün dünyayı öne aldık, ahireti önemsemiyor, yok sayıyoruz.

Rasim Bey devamında zihnin açık olması, anlamanın olabilmesi lazım olan“Dünyaya açık olmak çarşıya inebilmektir. Çarşıya inmek çevreyle, insanla ilişki kurma demek… Dışa, dışarıya açık olma demek… Sait Faik, bir öyküsünde “Çarşıya İnemem” diyordu. Üstelik bunun sebebini açıklamayı da başaramıyordu. Önüne koyduğu nedenlerin hiç biri, kahramanımızın çarşıya niçin inemediğini açıklamaya yetmiyordu. Çünkü onun çarşıya inememesi, ne esnafa borcundan kaynaklanıyor, ne buna benzer başka bir sebebe dayanıyordu. O yalnızca çarşıya inemediğini biliyordu, o kadar.”

Bugün müslümanı İslami bir hayat yaşamadığının farkında mı? “Sait Faik çarşıya niçin inemediğinin bunun altında yatan temel sebep belki de, kahramanımızın artık dünyaya ilgisizliğiydi: dünyaya ilgi duyma hevesini, keyfini, şevkini ve daha önemlisi ihtiyacını yitirmiş olmasıydı.”

Dini bir hayat için de aynı şeyler gereklidir. İlgi duyma, heves etme, şevk şiddetli istek ve en önemli saik ihtiyaç duyma, bu listenin içine bir de sevmeyi katabiliriz katmalıyız. Dünya ve ahiret saadetimiz için İslami bir hayatı yaşamak durumundayız. Ama gel gör ki durum pek de parlak değil.

“Kalplerinde hastalık” olanlar, yani kâfirler, münafıklar, kalbi kararanlar ve şüphe içinde olanlar manen ölüme doğru gidenlerdir. Görmeyen, duymayan hissetmeyen kalbin doktora ihtiyacı vardır. ‘Üsve’ örnek olmak yanında ‘ase’ doktor demektir. Vahiy ve Resul eşliğinde tedavi mümkündür, bilgi ve örneklik, seçim insana aittir.

Kuran kendini “Şifa” olarak tanıtır “Râzî, Kuran’ın doğru inancı ortaya koyup bâtıl inançları çürüterek itikadî hastalıklara, kötü ahlâktan menedip güzel ahlâka ve erdemli davranışlara yönelterek ahlâkî hastalıklara ve Allah’ın yüceltilip azgın şeytanların lânetlendiği söyler”

Kuran nasıl şifa olacak? Güzel bir dinleme, zihnen açık olursak şüphe ve tereddüt gidecektir. Vahyin kendisi bir nimettir, yeter ki nankörlük, münâfıklık gibi manevi hastalık olmasın. Sonra İslami yaşama isteği hevesi oluşacaktır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İDRAK ETMEK, AKLETMEK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları